16 Aralık 2017 Cumartesi
Serhat Duyar

Serhat Duyar

serhatduyar@mynet.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Dünya’nın tanımadığı Kıbrıs’ı gezip tanıyalım

Serhat Duyar

08 Eylül 2016 tarihli yazısı

Haziran ayının ilk hafta sonu Mimar Tekin Orhan, Turizmci Yakup Üstün ve kardeşim Tekstilci Samet Duyar ile keyifli bir seyahat yaparak Safranbolu- Amasra’yı gezmiştik.

Gezimizin dönüşünde Tekin kardeş mutlaka Kıbrıs’a gitmemiz gerektiğini söyledi. Takip eden günlerde uçak biletlerimizi aldı ve o günlerde Kıbrıs gezi programını hazırlamaya başladı.

 

Tekin Orhan hiçbir şeyi bize bırakmadı. Otel rezervasyonunu yapmış, araç kiralama yapılmış ve check-in ler hazırlanmış halde Kıbrıs seyahatimiz başladı.

Bunlar yetmiyormuş gibi Kıbrıs’ta üç gün bize şoförlükte yaptı. Malumunuz Kıbrıs’ta trafik sol taraftan akıyor, Araçlar da direksiyon sağ tarafta. Özellikle döner kavşaklarda ve bölünmemiş yollarda ciddi sıkıntı oluşabilecekken bu yükten Tekin sayesinde kurtulduk.

Askerliğini Yedek Subay olarak Kıbrıs’ta yapan Tekin kardeşimizin bilgi birikimi ve tecrübesinden ziyadesiyle istifade ettik.

 

İmajı bozuk olan Yavru Vatan’ın casinolar ile tanınması her birimizi rahatsız etmişti.
Her köşesinde şehitlerimizin olduğu, Osmanlı eserlerinin olduğu KKTC’de deniz, dinlenme, kültür ve tarih bilgimizi arttırdığımız faydalı bir seyahat oldu.

Aynı dili konuştuğumuz, soydaşlarımızın olduğu, tarihi ve politik anlamda iç içe olduğumuz Kıbrıs ağzıyla “Kıprısımız”; hem bize benziyor hem Avrupa’ya benziyor.

Doğası ve manzarası mükemmel olan Yavru Vatan’da Türkçe konuşuyorsunuz ve çok rahat anlaşıyorsunuz. Yurt dışındasınız ama yurt dışında değilsiniz.

 

İlk önce Gazi Mağosa’da Lala Mustafa Paşa Camisi’ni gezdik. 17 Ağustos 1571 Cuma günü ibadete açılan camii, Küçük Ayasofya adıyla da bilinmektedir.
Mağosa çarşısı gezildikten sonra, kesme dondurmanın tadına birlikte baktık.

Kapalı Maraş’ı gezemedik. 1974 öncesi ünlü turizm bölgesi olan bölge, şu an ziyarete kapalı. Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs arasında tampon bölge olarak günümüzde konumlandırılmış.

Gazi Mağosa’da denize girmek çok güzeldi. Çarşaf gibi deniz berrak mı berrak, ayrıca suyun sıcaklığı da çok yüksekti. Yol yorgunluğunu denizde attık diyebilirim.

Girne Kalesi, Girne Limanı, Kordon boyu özellikle akşamları çok güzel görünüyor. Gündüze göre serinlemiş olan havada keyifli bir yürüyüş yaptık.

 

Mavi Köşk’ü gezerken Rehber askerin anlattıkları da bizleri şaşırttı.
Mavi Köşk, Sahibi Pablo Paulides Kıbrıs doğumlu, İtalyan asıllı bir Rum.
Mesleği avukat olmasına karşın bunu silah kaçakçılığını gizlemek için yaptığı iddia ediliyor. Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısı, köşkü 1957 yılında mimar arkadaşına yaptırmış. Köşk yapıldıktan sonra gizli bölümleri bildiği için arkadaşı olan mimarı öldürmüş.
O köşkte sefa sürerken Rumlar’a sattığı silahlar Türkleri öldürdü. Şu an köşk Türk Silahlı Kuvvetleri’nin himayesinde. Bir asker eşliğinde geziliyor.
Beş Parmak dağlarının zirvesinde “Bu tank Türk’e has atılganlık ve cüretkarlığın kanıtlanmış bir örneği ve simgesidir” yazılı tank Kıbrıs harekatının mucizelerinden diyebiliriz.
Kıbrıs’a gidenler tarafından muhakkak görülmesi gerekiyor.

 

Hilaryon Kalesi’ni fazla sıcağa kalmadan büyük bir keyifle gezdik. Doğa ve manzaranın keyfini çıkardık.

Her köşesinde şehitlerimizin olduğu Kıbrıs’ta şehitlikleri gezdik. Oradaki kitabeleri okuyarak Kıbrıs’ı daha iyi anlamaya çalıştık. Bizim için Çanakkale ile Kıbrıs’ın arasında fark olmadığını bir kez daha anladık.

Lefkoşa gezimize Merhum Cumhurbaşkanı R.R. Denktaş’ın mezarını ve anıtını ziyaret ederek başladık.

Lefkoşa Selimiye Camii (Ayasofya Katedrali), Ayasofya adı ile Osmanlı döneminde İbadete açık olan Cami, 1954 yılında Kıbrıs Müftüsü talimatı ile Selimiye Camii olarak değiştirilmiş.

Kuzey Kıbrıs ve Güney Kıbrıs arasındaki sınırda Türk askeri, Birlemiş Milletler askeri, Yunan askeri şeklinde üç katman var. Kıbrıslı Türkler Rum Kesimine geçebiliyor. Güney Kıbrıs’ta yaşayanlar K.K.T.C.’ye geçebiliyor. Ancak Türkiye de yaşayan Türkler Güney Kıbrıs a gidemiyor. Güney Kıbrıs’a gitmemiz için önce Yunanistan’a oradan Güney Kıbrıs’a geçebiliyoruz.

 

Adanın yüzde 37 si 74 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Türklerin kontrolünde. KKTC 1983 yılında kurulmasına karşın sadece Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınıyor. KKTC uluslar arası arenada kağıt üzerinde yok, gerçekte var sayılıyor.Güney Kıbrıs 2004’ten itibaren tüm adayı temsilen AB üyesi.

Önümüzdeki günlerde tekrar Kıbrıs’ın geleceği konuşulacak, masaya yatırılacak gibi görünüyor. Kıbrıs’ın imajından dolayı Anavatan’da yavru vatana karşı bir soğukluk seziyorum.

Kıbrıs halkından da Anavatana sahipsiz kaldığını düşünülerek bir soğukluk var. Dolayısıyla Kıbrıs politikamızı gözden geçirerek yeni yol haritası ortaya koymalıyız.

Bugün yapamazsak yarın geç olabilir. Devletimizin ve hükümetimizin atacağı adımların yanında biz de vatandaşlar olarak Kıbrıs’ı gezmeliyiz, Yavru vatanı tanımalıyız.

 

Bayramımız, Bayram Olsun

Mübarek Kurban Bayramının yaklaştığı bu günlerde sevdiklerimizle, büyüklerimizle keyifli bir bayram geçirmenizi diliyorum.

Çocuklarımızı, büyüklerimizi, hastalarımızı ve ihtiyaç sahiplerini unutmadığımız bir bayram olmasını diliyorum.

Ülkemize tehlike oluşturan içerdeki ve dışarıdaki tehlikelere karşı can siperane mücadele eden askerlerimize, polislerimize Rabbim kolaylık versin. Bu güzel günlerin yüzü suyu hürmetine içerde ve dışarıda bulunan düşmanlarımızı da Allah Kahrı perişan eylesin.

Hayırlı Bayramlar.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr