13 Aralık 2017 Çarşamba
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ağzımdaki yara...

Yücel Alpay Demir

01 Eylül 2016 tarihli yazısı

Yıl 1993 yaşım 17 , Balıkesir üniversitesi öğrencisi olmuştum . ilkokula 5 yaşında başladığım için sınıf arkadaşlarımdan ortalama 2 yaş daha küçük olmama rağmen bulunduğum ortamın şartlarına çabuk adapte olmuş ailemden gelen harçlık  ile geçinmeyi daha ilk aydan başarmıştım.

Geçinebilmek , tasarruflu olmak en ekonomik yol ile günü kurtarabilmek dar ve orta gelirli ailelerin çocukları için pek de zor değildi.

Öğrenci tabiri ile az çorba , az pilav ve bol ekmek ….

Okul atmosferi , derslere ve kaldığım kyk yurduna alışma süreci tamda sorunsuz bitti derken hastalanmıştım , ağzımda tarifsiz acılar ve  3,4 tane kocaman yara çıkmıştı.

Hastalığın vermiş olduğu çaresizlik ve yaraların neden çıkabileceğini bilmemenin verdiği korku ile üniversitenin revirine vardım , yutkunmakta güçlük çekiyordum , orta yaşlı doktor  çok kısa süren muayeneyi bitirdikten sonra öğrencilerin sorunlarını bilen ve kendinden emin bir eda ile vitamin eksikliğinden çıkmış bu yaralar , tipik öğrenci hastalığı dedi.

- Bende neden olurki dedim , çünkü kendimce iyi besleniyordum !

Ne yiyorsun dedi

- Yani ne desem bilemedim , patates , makarna , tavuk vb şeyler dedim

Başka dedi

- Yani yine aynı öğrenci bütçesine bunlar uygun patates yemekleri , makarna çeşitleri ve tavuk dedim.

Güldü , sebze , et , balık tüketiyormusun dedi

- Okul başladığından beri geçen 2 aylık sürede pahalı oldukları için yemediğimi söyledim

Doktor gülümseyerek istersen ilaç yazayım 10 günde geçer , veya evin yakınsa evine git 1 hafta iyi beslen bişeyin kalmaz , dönüncede bana kontrole gelirsin dedi.

 

Akçaydaki teyzem geldi aklıma , öğrencilik hayatımda hep can simidim kurtarıcım olmuştu , doğru akçaya gittim , Ayten teyzem ve rahmetli eşi Ekrem eniştem  balığın , sebzenin , etin her çeşidiyle beni 3 günde kendime getirmiş , ağzımdaki yaralardan eser kalmamıştı.

Tekrar balıkesire dönünce tembihlediği için kontrole aynı doktora geldim , gülümsedi bak gördünmü  düzenli beslenince tüm yaralardan kurtuldun , erken teşhis ettiğimiz için yaralar çoğalmadan müdahale ettik ,  insan vücudu işte böyledir , ihtiyaç duyduğu şeyleri temin etmezsen vücut tepki verir ,  tekyönlü beslenirsen ağzında , tek yönlü okursan beyninde hasar oluşur ağızdaki vitamin eksikliği yaraları , beyine bilgi eksikliği yaraları olarak yansır demişti .

Doktorun son sözleri çok düşündürmüştü beni , tek yönlü okumakta beyne zarar verir demişti .

Haklıydı, hep aynı fikrin, hep aynı edebi çizginin , hep aynı akımın okuyucu ve takipçileri , diğer fikirlerden diğer bakış açılarından haberdar olmayacakları için sosyal yaşamdada bu bilgilere sahip bu fikirlere sahip insanlarla anlaşamayacaktı.

Tanımak, bilmek ve okumak gerekiyordu ….

Okumuş, tahsilli  terör örgütü yandaşı  nasıl olur , nasıl olurda okumuş biri ölmeye öldürmeye şartlanır şimdi anlamıştım “tek yönlü okumaktan nefret ve öfke paragrafları arasında savrulmaktan beyinlerinde yara çıkmış olmalıydı”

Oysaki; savundamadığımız görüşlere dair bilgimiz  , inanmadığımız dinlere dair fikrimiz olsa hoşgörü ve tahammülümüz insana saygımız dahada artardı.

Bizden olmayanı yok etmeyi istemek , adaletten mahrum etmek  , farklı fikirlerin yeşermesini engellemeye çalışmak , konuşanı susturmak , yürüyeni durdurmak , gücümüz yetiyorsa öldürmek cehaletimizin bir yansıması olsa gerek.

Oysaki yüce Allah’ın yaratmaya ve yaşatmaya değer bulduğu her insana tahammül etmeli dinlemeye değer bulmalı saygı duymalıydık .

Ancak; bunca din alimine , bunca fikir insanına , bunca mütefekkire , bunca okuyana yazana ve kanaat önderine rağmen birbirimizi dinlemiyorsak , dinlesekte duymuyorsak , duysakta anlamıyorsak , anlasakta tahammül etmiyorsak , adalet göstermiyorsak  “yaradılanı yaradandan ötürü sevemiyorsak ” beyinlerimizdeki yara yüzündendir diye düşünüyorum.

Yaşadığımız tüm üzücü hadiselerin , ölümlerin zulümlerin adaletsizliklerin beyinlerimizdeki yaralar yüzünden olduğunu düşünüyor ve yaşadığım döneme kuşbakışı bakınca “ sanki lut kavmini görüyorum ” eminimki lut kavmide kendilerini haklı buluyor her yaptıklarını izah edecek bir ayet bir bakış açısı veya izah yöntemi ile avunuyorlardı.

Allah adaleti , iyiliği , hoşgörüyü , tahammülü , birliği , sevgiyi emrediyor zorlaştırmayın kolaylaştırın diyor , ama sonuç maalesef ortada ….

Küçük bir hikaye ile yazdıklarımı özetleyecek olursam ….

Çocuğun biri dünya haritasıyla ilgili çokça sorular sorarak babasını çileden çıkarmış , babasıda dünya haritasını parçalara ayırarak atmış oğlunun önüne , haritayı birleştirebilirsen yeniden soru sormana müsaade ederim demiş.

Beş dakika sonra çocuk baba haritayı birleştirdim demiş !

Baba şaşırmış bir ses tonuyla aferim oğlum nasıl başardın demiş !

Oğluda haritanın arkasında insan resmi vardı , insanı düzelttim dünya düzeldi demiş.

Eve muhterem okuyucular biz düzelirsek dünya düzelecek inşallah.

Selam ve dua ile...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr