23 Ekim 2017 Pazartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İstiklal mücadelesinin tadını aldık

Ozan Özgenç

31 Ağustos 2016 tarihli yazısı

Dün tarihimizin en önemli günlerinden biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken, bir kez daha başta meclisteki siyasi partiler olmak üzere, kent bürokrasisi ve sivil toplum örgütleri bu büyük zaferin yıl dönümü nedeniyle bir araya geldi.
30 Ağustos’un ülkemiz ve milletimiz için taşıdığı anlamı, en yalın haliyle “bağımsızlık”tır.
O tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti, 15 Temmuz 2016’ya kadar hükümeti, meclisi ve milletiyle böylesine bir savaş vermedi.
Tabi üzerinden 94 yıl geçen bu zaferi içimizde hatırlayan pek kimse kalmadı.
Tarihi olayların kitleler üzerindeki etkisinin zamanla tesirini kaybetmesi anormal bir durum değil.
Hepimiz eğitim gördüğümüz okullarda kurtuluş savaşı yıllarını, milli mücadele dönemini, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını, Çanakkele’de yaşamını yitiren şehitlerimizi ve nice unutulmaz olay ve kişiyi okuduysak da, tam olarak yaşamadık.
Zaman kavramını geriye döndüremeyeceğimize göre zaten bugün yaşayan nesillerini bunu yaşamasını da bekleyemeyiz.
Ancak bir şeyi atladık.
Milletleri var eden olaylar ve tarihler sonraki nesiller tarafından yaşanılmamış olsa da, o bilinçle yaşatılabilirlerdi.
Buradan yıllardır mücadele verilen “darbeci 12 Eylül’cü eğitim sisitemi” anlayışına atıf yapıyor değilim.
Burada kastettiğim, motomot, ezberci, tek tip insan modeli yetiştiren bir eğitim sistemi değil.
Kastettiğim, vatanımızın ve milletimizin tarihi çizgisinde yaşanan kilometre taşlarının önemini her bir Türk vatandaşının özümseyerek ve aklen kabul ederek hayatını sürdürdüğü bir anlayış.
Çanakkele şehitliğinde yatan, ölü bedenleriyle övündüğümüz tüm etnik topluklularla, yaşarlarken de övünebilmeli, onların da kendilerini mezar dışında ait hissedeceği ortak anı ve acıları hatırlamalıyız.
Türkiye Cumhuriyeti, içindeki bütün etnik ve dini gruplarıyla bir bütündür demek, bir ülke yaratmıyor.
Biz zaten bir olup, bir öldüğümüz için bu ülke var.
Ama bir olup, bir öldüğümüzü hiç kimse bize yaşatmadı.
30 Ağustos bugün bir olup, bir ölenlerin, bir arada yaşamamız için yazdığı bir destandır.
Tıpkı yıllar sonra 15 Temmuz’da Boğaz Köpürsü, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Ankara Kazan, İstanbul Beşiktaş ve nice cephelerde bir olup, vatanı için bir ölen insanların yazdığı gibi.
Biz şanslı bir nesiliz.
Ortak tarihimizi, acılarımızı, anılarımızı bizlere doğru düzgün yaşatmayan bir eğitim sisteminden çıksak da, tam karşılığı olmasa bile benzeri bir mücadeleyi bizzat yaşama imkanı bulduk.
Başı açık ya da kapalı kadınların, mezhebini bilmediğimiz delikanlıların, traşlı ya da sakallıların yahut kulağında küpe, burnunda hızmalı insanların yan yana saf tuttuğu, tanklara kafa tuttuğu bir bağımsızlık mücadelesi verdik.
Şimdi bize 30 Ağustos nedir diye sorsalar, çok şükür her şeyi daha kolay anlayabilecek ve aktarabilecek bir hatıramız da var.
Milli mücadelenin, bağımsızlık savaşının tadını almış bir nesil olarak hem bugünün, hem de 30 Ağustos ve daha eski tarihin yükü artık bizim omuzlarımızda.
Belki bize tarihimizi, kahramanlarımızı, kimliğimizi doğru düzgün yaşatmadılar.
Ama bundan sonraki nesillere bu milletin tarihini yaşatmak, yüreğinde hissettirmek bizim borcumuz.
Bu bilinçle herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı yürekten kutluyorum.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ