24 Ekim 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İyi ile kötünün bulanıklaşmasını yaşıyoruz

Ozan Özgenç

22 Ağustos 2016 tarihli yazısı

Ülkemizin içinden geçtiği terör türbülansına baktığımda, içimdeki sıkıntı geleceğe dönük olarak daha da artıyor.

Ölümün pervasızlığının sınırı yok.

Aslında ölümden yana bir derdim olduğundan değil, ki ölüm yaşam kadar gerçek ve kesin.

Asıl dert masumiyetin katli.

Pek çoğumuz Musul’da, Halep’te, Yemen’de, Kahire’de yaşananların bir gün Anadolu’da yaşanabileceğine bu kadar ihtimal vermiyordu.

Türkiye’de 40 yıldır yaşanan PKK terörü başkaydı zihinlerde.

Güneydoğu’da bir yerlerde terör vardı ve asker, polis yıllardır uğraşıyordu işte.

Bir türlü bitmese de, iyi ile kötü net ve ortadaydı.

Biraz da bu yüzden kanıksamıştık Yozgat’ta, Burdur’da, Zonguldak’ta, Erzurum’da sırayla defnedilen üniformalı şehitleri.

İşte o kanıksadığımız ölümler daha sonra Ş.Urfa’da, Diyarbakır’da, Hatay’da, Ankara’da üniformasız şehitler olarak toprağa verilmeye başlandı.

Ardından 15 Temmuz kanlı kalkışmasında, pencerelerin dibinden uçan savaş uçaklarıyla sarsıldı evlerimiz.

Her gün geçtiğimiz yollarda, köprülerde ölmeye başladık.

Tekbirlerle defnettiğimiz şehitlerle aynı üniformaları giymiş FETÖ’cü teröristler kendi silahlarımızla vurdu bizi.

İyi ile kötü arasındaki netlik kaybolmaya başladı.

Sonra Elazığ’da, G.Antep’de vuruldu halkımız.

Artık tetiği kimin, pimi kimin çektiği belirsizleşmeye, terörün ateşi elle çizilmiş haritaların sınırlarını da silmeye başladı.

Yıllardır görmek istemediğimiz parmak, gözümüze gözümüze girmeye, uzaklardan gelen çığlıklar kulaklarımızda yankılanmaya başladı.

Artık, kalabalıklar halinde ölmeye başladık.

İşin açıkçası, konuşmakta bile çok zorlandığımız bu zamanlarda, yazmak daha da güç oluyor.

Ancak kanın ve kavganın eksik olmadığı bu coğrafyada, uzun zaman önce unutmuş olduğumuz bazı gerçekleri hatırlamamız gerekiyor.

Halep’teki cenazenin Antep’teki düğünden farkının olmadığını çok acı bir şekilde gördük.

Anadolu’nun Mezopotamya’dan ayrı olmadığını anlamak için, Fırat Suyu’nun kan akması mı gerekiyor?

Şimdi sahte sınırlar ortadan kalkmaya başlarken, ne yazık ki yenileri için her yerde kan akıtılıyor.

İyi ile kötü arasındaki ayrım kaybolmaya başladıkça, masumiyetin dokunulmazlığı da yok oluyor.

Katiller bulanıklaştıkça, vicdanlar körleşiyor.

Şimdi, iyi ile kötünün bulanıklaştırıldığı günleri yaşıyoruz.

Bu yüzden tedirginiz, bu yüzden gergin.

O yüzden; inadına birlik, inadına beraberlik günü bugün.

Suyu bulanıklaştıran eli, çekip çıkartalım.

Ölümleri öldürüp, masumiyeti inadına yaşatalım.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ