14 Aralık 2017 Perşembe
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“İktidar, operasyonlarda samimi değil”

Ozan Özgenç

17 Ağustos 2016 tarihli yazısı

15 Temmuz kalkışmasının üzerinden tam bir ay geçmiş.
Bu süreçte FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle binlerce kişi görevlerinden alındı, binlercesi gözaltına alındı ve tutuklandı.
Hep birlikte bu operasyonların en kısa zamanda sonuca ulaşmasını, şehitlerimizin ve gazilerimizin kanlarının yerde kalmamasını istiyoruz.
Herkes işin bir ucundan tutmuş, elinden hiç bir şey gelmeyenimiz bile ettiği dualarla bu operasyona destek veriyor.
Lakin, bu tip kitlesel, büyük yankı yaratan olaylarda zamanın iyi değerlendirilmesi çok önemli.
Hem operasyonun başarıya ulaşması, hem de toplumun operasyonlara olan güveninin sürmesi açısından en kısa zamanda suçlulara ulaşmak gerek.
Tamam, karşımızdaki örgüt ete kemiği bürünmüş, sicil numarası olan resmi bir kurum değil.
Tamam üyelerinin üzerlerinde bulunan 1 dolarlar dışında, üyelik kayıtları da yok.
Tamam kimin, bu işin neresinde olduğunu da bilemiyor ve en yakınımıza bile şüpheyle bakmak zorunda kalıyoruz.
Binlerce insanın sorgusu, yapılan itiraflar, toplanan delillerin tasnifi ile en doğru sonuca ulaşmak da zaman alır.
Fakat ne olursa olsun hukuk devleti gereği adaletin, en kısa zamanda sağlanması bekleniyor.
Zira, bir ayını dolduran FETÖ’cü kalkışmaya karşı sürdürülen operasyonlar için, yavaş yavaş farklı sesler de çıkmaya başladı.
En sık duymaya başladığım eleştirilerden birinde, “İktidar operasyonlarda samimi davranmıyor.” deniyor.
Yani açıkça, paralel yapıyla mücadelede başta iktidar partisi olmak üzere, partilerin kendi içinde bu yapıya karşı yeterli mücadeleyi vermediği düşünülüyor.
Her nekadar AK Parti, bu işlerle ilgili parti içi araştırma komisyonu kuruldu dese de...
MHP, Akşener ve Çağrı Heyeti’ni disipline verip, bu iş il ve ilçelere kadar uzanacak dese de...
CHP kendi temizliğimizi yapıyoruz dese de...
Geçen bir ay içinde Türkiye’de paralelci çıkmayan tek kurum, siyaset kurumu kaldı.
Aslında kimse 40 yıllık bu kirli yapılanmanın, 40 günde çözülmesini beklemiyor.
Kimse, bu işin ‘yakalamacılık’, ‘saklanbaç’ gibi bir oyun olduğunu da düşünmüyor.
Ama insanlar Cumhurbaşkanı’nın kategorileştirdiği düzlemden bakarsak;
Bir: Yalnızca bu yapıda yer alan alttaki ibadetçilerin değil, üstteki ihanetçilerin de,
İki: Sadece başkalarının değil, kendi cemaatçilerinin de,
Üç: Bir tek 17-25 Aralık sonrasının değil, öncesinin de sorgulanmasını istiyor.
Cumhurbaşkanımızın, ‘dere geçerken at değiştirilmez’ özdeyişini, bazılarının koruma kalkanı olarak kullandığını düşünüyor.
Tabi ki hem iktidar, hem muhalefet, hem de devletin bütün organları, bu terörist yapılanmanın bulunması için işine dört elle sarılmış, samimiyete çalışıyor.
Ama hepimiz biliyoruz ki, temizlik yapmak için, önce ellerin yıkanması gerekiyor.

 


 


PARALEL SENDİKALAR YENİ Mİ KURULDU?
FETÖ/PDY operasyonları kapsamında her geçen gün gözaltına alınanların sayıları, alınan ve derlenen bilgiler ışığında doğal olarak artıyor.
Bunda garipsenecek bir şey yok.
Ancak, kamu kurumlarında yapılan görevden almalar hususunda toplumda bazı kuşkular oluşmaya başladı.
Bildiğimiz ve öğrendiğimiz kadarıyla görevden almaların çoğu, ya Bank Asya ile 1 Ocak 2014 sonrası devam eden hesap ilişkisi ya da bazı paralelci sendikalara üyelikler nedeniyle yapılıyor.
Bank Asya konusunun da sorgulanabilecek bazı yanları olmakla birlikte, paralel sendikalar hususunda bazı şikayetler alıyorum.
Örnek vermek gerekirse, paralelcilerin sağlık sektöründeki sendikalarının Ufuk-Sen olduğunu, geçtiğimiz günlerde SEKA Devlet Hastanesi’nde bu sendikaya üye 12 kişinin görevden alınmasıyla öğrendim.
Hastanenin 12 çalışanı, paralel yapıya bağlı olduğu söylenen bu sendikaya üye olmaktan, açığa alınmış.
Bu sendikanın üye sayısını görünce, kendime şu 3 soruyu sordum:
1-Bu paralelciler koskoca hastanede, hepi topu 12 kişi miymiş?
2-“Arayıp bulamadığımız bu FETÖ’cüler, neden kendi sendikalarını kurup üye olarak, kabak gibi ‘biz buradayız’ demiş?”
3-Bu sendikalar acaba ne zaman faaliyete geçmiş?
Küçük bir araştırmayla Ufuk-Sen’in 2014 sonrası kurulduğunu öğrenince, bu sefer yeni bir soru sorma ihtiyacı duydum:
Bu sendikalar 1 Ocak 2014’ten sonra yasal olarak kurulabiliyorsa, 17-25 Aralık’ın ardından acaba kim, kiminle mücadele etmiş?



3’ncü köprü bitti, o üst geçit bitmedi
Marmaray çalışmaları başlarken Kocaeli’de o çılgın proje başladı.
O zamanlar hızlı tren bile yoktu.
Hızlı tren hattı bitti.
Marmaray bitti.
Osmangazi Köprüsü bitti.
Tren Garı’ndaki o meşhur üst geçit geçit bitmedi.
Hızlı tren açıldığından beri gelip giderken bakıyorum, hala da bitecek gibi görünmüyor.
O üst geçit bitmediği için hala yaşlılar ve engelliler karga tulumba kucakta taşınıyor.
Hala insanlar, karşı perona geçmek için dünyanın en saçma sapan alt geçitini kullanıyor.
Kendisinden 2 yıl sonra başlanan Tramvay güzergahı yapımı da yolu yarıladı.
Korkuyorum ki bırakın tramvayı, 3’üncü köprü bitecek.
Ama bu çılgın üst geçit projesi sonsuza kadar bitmeyecek.

 

kop

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr