18 Ekim 2017 Çarşamba
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Yalnız ve ‘olağanüstü halde’ güzel ülkeme

Ozan Özgenç

22 Temmuz 2016 tarihli yazısı

İleride, tarih sayfalarında genişçe yer alacak, olağan dışı günler yaşadığımız bu sıcak temmuz günlerinde, Olağanüstü Hal (OHAL) ilanını Cumhurbaşkanı’nın ağzından duyar duymaz, aklıma Nuri Bilge Ceyhan’ın o insanı derinden etkileyen sözleri geldi.
Bundan yaklaşık 8 sene evvel 2008 Cannes Film Festivali’nde 3 Maymun filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazanan Nuri Bilge Ceylan, kürsüye çıktığında ödülü, “Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme adıyorum.” demişti.
15 Temmuz FETÖ’cü kanlı darbe girişimi ise bu ülkenin yalnız olmakla birlikte sadece güzel değil, olağan üstü güzel bir ülke olduğunu göstermişti bize.
Darbe girişiminin duyulması ve anlaşılmasıyla birlikte bu milletin sokaklara taşan öfkesi, benim de yer yer müdahale ettiğim bazı taşkınlıklar dışında son derece demokratik ve kontrollüydü.
Bu millet, kendisine ateş eden, tankla üzerinden geçen, uçaktan bomba atan canilere karşı hala ellerini açmış; “durun” diyordu.
Üstelik bu halk hiç bir partinin değil, Türk ortak kimliği altında buluşmuş tüm vatandaşlardan oluşuyordu.
O günlerde de sosyal medyadan seslendiğim, uyardığım, üzerinde ciddiyetle durduğum en önemli konu, askerin içinde yuvalanmış canilerin kalkıştığı bu terörist faaliyette, tüm TSK’yı bağlayacak açıklamalardan kaçınılmasıydı.
Hatta en sonunda sosyal medya hesabımdan bir uyarı yaparak, bir daha Türk milletini, Türk askeriyle ve Türk askerini, Türk polisiyle karşı karşıya getirmeye yönelik, bilerek ya da bilmeden yapılacak her türlü paylaşımın sahibini silerim demiştim.
Sildim de.
Çünkü, ahmakça, kaş yapayım derken göz çıkaran, kraldan çok kralcı geçinen o kadar insan türemişti ki bir anda, herkes kazanan tarafın en gözü kara askeri olduğunu ispat yarışına girmiş, bunun için ağzından çıkanı kulağı bile duymaz olmuştu.
Meydanlardan idam sesleri yükselmeye başladı.
Milletin üzerine kurşun sıkıp, bomba atan bu alçaklar idam edilmeliydi ama evrensel hukuk ilkeleri gereği kanunlar geriye yürütülemeyeceği için, idam kararı çıksa bile bu darbeci FETÖ’cülerin asılamayacağına bile bakmıyordu kimse.
Herkes, o gecenin acısıyla kontrolünü kaybetmiş, “asmak lazım, kesmek lazım”dan başka bir şey düşünmüyordu.
Derken, OHAL kararı çıktı.
5 gün içinde önce darbe, sonra idam ve ardından OHAL gündemi yaşadı bu ülke.
Bu üç kelimenin yan yana geldiği halde, içinde türlü çeşitli düşünceleri, alt kültürleri, mezhepleri, etnik grupları barındıran ülkemizde, ne mutlu ki o geceden beri birbirine çevrilmiş tek bir namlu bile duyulmadı.
Bu darbe için tiyatro diyenlere, bizzat milletin yazıp, yönettiği ve sokaklara çıkıp oynadığı bir ülke sevdası belgeseli sunuldu.
Dublajın olmadığı, dublörün kullanılmadığı bu belgeselde, alkışı bu kez milletin kendisi haketti.
Bu gururu, 5 gün içinde yaşadığı darbe girişimine, idam çığlıklarına, olağanüstü hal ilanına rağmen dimdik ayakta duran, “tutkuyla sevdiğim yalnız ve olağanüstü halde güzel ülkeme” adıyorum...


MEŞRU DEĞİL, DOĞRU SORULAR SORMAK LAZIM
Önce darbe kalkışması, ardından idam gündemi ve ardından OHAL günleri yaşıyoruz.
Ondan önce de operasyonlar, şehitler, düşürülen uçaklar, patlayan canlı bombalarla sanki çok olağan günler yaşıyormuşuz gibi, bazıları, “Meclisin yetkileri elinden alınıyor. Gazi Meclis bir kenara itiliyor..” gibi yaygaraya başladı.
Tamam OHAL dönemi, ben başta olmak üzere temel insan hak ve özgürlüklerini savunan hiç kimsenin savunacağı bir dönem değil.
Ama halkının üzerine bomba atılmış, yaylım ateşi açılmış, araçlarını tanklar ezmiş, 250 şehit verilmiş, ordusuyla milleti düşman edilmeye çalışılmış bir durumda bile OHAL ilan edilmeyecekse, Allah aşkına ne zaman olağanüstü hal ilan edilecek?
Bu dönemde, ne kışkırtıcı, ne de meşruiyetini şu anki zeminden alınan sorular yerine, genel geçer karşılığı olan, önümüzdeki seçim dönemini değil, önümüzdeki nesilleri düşünen sorular sorulup, ona göre cevaplar alınmalı.
Mesela;
BİR; OHAL kararı tüm siyasi parti liderlerinin ortak kararı mıdır?
İKİ; OHAL döneminde FETÖ dışında, PKK kadrolarına da operasyonlar yapılacak mıdır?
ÜÇ; Olayların bizzat tanığı olan millet, olağanüstü hal davalarına müdahil olabilecek ya da takip edebilecek midir?
DÖRT; Hala her sakallıya hacı, her Atatürkçü’ye darbeci demeye devam mı edeceğiz?
Devamını da siz getirebilirsiniz...

Meşru sorular meşru cevaplara, doğru sorular gerçeklere götürür...
NEREDELER?
Gezi Parkı dönemini hatırlıyorsunuz.
O zaman da demokratik bir mücadeleyken doğru, terörize edildikten sonra yanlış bulduğum bu dönemde, halkın arasına karışmış yüzlerce provokatör vardı.
Kamu binaları, kamu araçları, özel mülk ve araçlar yakılıp yıkıldı.
Toplumun büyük kısmı gibi ben de merak ediyorum:
O dönemde sokaklarda özgürlük için yürüyen ünlüler, sanatçılar darbeye karşı demokrasi için neredeydi?
Gezi dönemi protestoculara pizza söyleyen büyük oteller, demokrasi nöbetlerinde sabaha kadar bekleyen halka poğaça gönderdi mi?
Gezi’yi öve öve bitiremeyen, x,y kuşağı güzellemeleri yapan yazarlar ve entellektüeller, kuşağın hasına bir isim bulabildi mi?
Çünkü hala ortaya çıkmadılar ve fena halde merak ediliyorlar.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ