17 Ekim 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Sadece Büyükşehir’in çabasıyla, turizm kenti olamayız

Ozan Özgenç

11 Temmuz 2016 tarihli yazısı

Bayramın ikinci günü, hem oradaki eş, dost ve akrabaları ziyaret etmek hem de fırsat olursa iki saat sahilleri gezmek için Kandıra’ya gittim.
Benim anne tarafım Kandıra’nın köylerindendir.
Dolayısıyla çocukluğumdan beri onlarca kez gelip gitmişliğim vardır Kandıra’ya.
Yani bayramları nasıl olur, neresi ne kadar kalabalıktır, köylerde bayramlar nasıl yaşanır bilirim.
Dolayısıyla denize girmek için çocukluğum boyunca Kerpe, Kefken, Kumcağız, Cebeci’den tutun da, Bağırganlı, Sarısu’ya kadar gitmediğim plajı kalmamıştır Kandıra’nın.
Bazı yerler benim en eski hatırladığım 80’li yıllardan beri, hep bir kalkınma beklentisi içinde kalmıştır.
Bunlardan biri Bağırganlı.
Bir türlü o arz ve talep dengesini tutturup, patlama yapmayı başaramamıştır.
Ama Kerpe, Kefken, Cebeci gibi bölgeleri bilirsiniz.
İstanbul’dan tutun, Sakarya, Yalova ve çevre illerleden bile çok deniz turisti çeker.
Her sene daha kalabalıklaşır.
Kandıra’ya bu gidişimde de o tarafa doğru gitmek istedim.
Ama Kerpe’ye giriş mümkün değildi.
İşin garibi dönüş yolu da muazzam kalabalıktı.
Sorup soruşturduğumda, aşırı yoğunluk nedeniyle Kerpe’ye araç girişine izin verilmediğini öğrendim.
Bu gerçekten yaşadığım bir ilk oldu.
Bir kasabaya, otopark muamemelesi yapar gibi; “Yer kalmadı, alamıyoruz.” denmesi, bayramda Kerpe’nin ne halde olduğuna dair çarpıcı bir örnek olmuştur sanırım.
Ben Kumcağız’a geçtim.
Bilirsiniz uzun bir plajdır Kumcağız.
İnanın iğne atsanız yere düşecek halde değildi.
Aynı şekilde, yapılan yatırımlarla mavi bayrak alan Cebeci Plajı’da öyle.
Bir iki esnafla sohbet ettim.
Yiyecek, içecek talebini karşılamakta zorluk çektiklerini söylediler.
Az sayıda olan motel ve pansiyonlar dolu.
Tam, Akdeniz’de bir tatil köyü havasındaydı Kandıra sahilleri.
Bırakın kalmak için yer bulmayı, arabayla girebilmenin bile mümkün olmadığı tatil beldelerimiz var.
Ancak, bu kadar yoğun talebe rağmen, özel sektörün burada gerekli adımları atmadığı kanaatindeyim.
Eğer Büyükşehir Belediyesi olmasa, binlerce insanın bölgemizin dört bir yanından akın akın gittiği o sahillerde yüzebilmek bir yana, yürüyebilmek bile imkansız olurdu.
Ne yatırım varsa, tamamı büyükşehirin yatırımı olarak orada duruyor.
Cebeci yapılan çevre düzenlemeleri ile çok güzel olmuş.
Kerpe ha keza öyle.
Yeni yapılan yolları, alt yapı yatırımlarıyla büyük bir çalışma var Kandıra sahillerinde.
Yani Büyükşehir bir anlamda sadece Kocaelililere değil, İstanbullu, Sakaryalı, Düzceli, Yalovalılara da hizmet götürmüş oluyor.
Ama artık özel sektörün, turizm sektörünün de oraya yatırım yapmasının zamanı geldi de geçiyor.
Yaz aylarında Kandıra plajlarında muazzam bir talep var.
Turizm kenti iddiasındaki Kocaeli’nin, bu konuda da artık biraz kıpırdaması gerekiyor kanaatindeyim.
Bir iki özel plaj, bir kaç otel yatırımı ile Kandıra sahilleri, hiç değilse Akçay, Ayvalık gibi Balıkesir sahillerini geride bırakabilecek potansiyeli içinde barındırıyor.
Ama ‘turizm kenti Kocaeli’de, bir turizmciler birliği falan var mı...
Onu da çok merak ediyorum.
ONLAR OLMASA, BAYRAMLAR OLMAZ
Uzun bir bayram tatili sonunda herkes gibi biz de yeniden işimizin başına döndük.
Tabi biz 9 gün tatil yapanlardan olamadık malesef.
Ama yine de 5 günlük tatil “ilaç gibi” derler yani hani, aynen öyle geldi.
İş hayatının yoğun temposunda, kendimize vakit ayırmayı unutuyoruz.
Vücudumuzun da ruhumuzun da zaman zaman dinlenmesi gerektiğini aklımıza getirmiyoruz.
Oysa, çalışmak kadar dinlenmek de sağlık açısından gerekli.
Yaklaşık 1 yıldır peş peşe iki gün tatil yapmadan bugünlere gelmiş olmanın yorgunluğuyla girdim bayram tatiline.
Çok şükür kazasız belasız, küçüklerimizi ve büyüklerimizi mutlu ederek, biraz da dinlenerek güzel bir bayram tatili geçirdik.
Zaten bayramlar küçükler ve büyükler içinmiş gibi gelir hep bana.
İnsan ömrünün evresel hesabıyla biz ortancalar ise, bu iki grubu mutlu etmeye çalışırız.
Gider büyüklerimizin elini öper, ziyaret ederek gönüllerini hoş tutar, küçüklere hediyeler, bayram harçlıkları vererek mutlu ederiz.
Tabi yaşça benim gibi ortancalar da bir zamanlar ilk gruptaydık.
Bayram harçlığı bekler, bayramlıklarımızı giyerek ailece gezmelere gitmek için sabırsızlanırdık.
Şimdi ikinci evredeyiz işte.
Geçen şu kısa ömrümüzde edindiğimiz tecrübelerle bu kez biz büyükleri ve küçükleri sevindirmekle meşguldük.
Yine kısa bir süre sonra bizler yaşlanıp, biri gelsin diye bekleyeceğiz Allah ömür verirse.
Bir dedenin, ninenin titreyen ellerini öpüp, hatırını sormanın keyfi ile bir evladın, yeğenin gözlerindeki beklentiye verilen cevabın mutluluğu hiçbir şeyde yok.
Bayramlar, onlarla birlikte bayram.
Onlar olmasa, bayramların da anlamı olmazdı.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ