20 Ekim 2017 Cuma
Mustafa Kalabalık

Mustafa Kalabalık

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Uyumsuzlar

Mustafa Kalabalık

11 Temmuz 2016 tarihli yazısı

Sinema sektörü, yumuşak gücün en etkin silahlarının başında geliyor.

 

Film ve dizi senaryolarında, ne derece toplumsal olayların önceden zihinlere kazınmaya çalışıldığını yakın zamanda ülkemizde de gördük!

 

Geçen hafta, “uyumsuz” isimli yabancı bir film izledim. Şimdiye kadar izlediğim, keyifle, hayretle, karşılaştırma imkânı bol olan filmlerden biriydi. 

 

Uzak bir gelecekte geçen distopik hikâyede (wikipedia’da distopik bir toplum; otoriter – totaliter bir devlet modeli ya da benzer bir başka baskıcı sistem altında karakterize ediliyor.) insanlık, her biri farklı bir erdemi temsil eden beş farklı parçaya bölünmüş bir düzende yaşamaktadır.

 

İnsanlar 16 yaşına geldiklerinde kendi insani özelliklerine göre bu beş bölümden birine dahil olup ömür boyu bu bölümde yaşamlarını sürdürmektedirler. Tris isimli genç kız için de, bu kuralı uygulama zamanı geldiğinde kendiyle ilgili büyük bir sırrı keşfeder: Tris, 'uyumsuz'dur ve herhangi bir gruba ait olması mümkün değildir.

 

Asıl sorun ise uyumsuzların bir lider tarafından yok edildiği ve bu yüzden hayatını kurtarabilmek için kaçması gerektiği gerçeğiyle yüzleştiği an ortaya çıkar.

 

Bugünün dünya düzeninin ilginç bir benzetmesi adeta..

 

Yerli yapımcılarımız ve senaristlerimiz alınmasınlar ama elin adamları ne kadar enteresan konular belirliyor, izleyicileri gerçek ile hayal arasında gezdiriyorlar!

 

***

 

Film, barışı koruma adına toplumun beş parçaya, guruba bölünmesini hikâye ediyor.

 

Birinci grup; Zeki olanlar. Mantık ve bilgiye değer verenler. Onlar bilgelerdir. Her şeyi bilirler. Bilgeler, grupların tamamını yönetmeleri gerektiğine inanırlar.

 

Tıpkı bizdeki “en” iyi bilenler ve güç sahipleri gibi…

 

İkinci grup; Barışçıllar. Toprağı ekerler. Bu onlar için iyilik ve ahenk demektir. Her zaman mutludurlar.

 

Tıpkı bizim köylümüz, çiftçimiz, orta direk vatandaşlarımız, az ile yetinenlerimiz gibi…

 

Üçüncü grup; Adiller. Dürüstlüğe ve disipline değer verirler. Doğruları söylerler. Bazen söylemelerini istemeseler bile!

 

Tıpkı bizdeki güç sahipleri ve yandaşlar(!) tarafından aşağılanan, döneklikle, fırıldaklıkla, hainlikle suçlananlardan bazıları gibi… 

 

Dördüncü grup; Korkusuzlar. Onlar askerler, polislerdir. Cesur, korkusuz ve özgürdürler.

 

Tıpkı bizdeki gibi.. Bir de güçten zehirlenen, zenginlikleriyle korkusuz, mal varlıklarıyla özgür olanlar gibi…  

 

Beşinci grup ise; Fedakarlar. Diğerleri bunlara tutucu diyorlar. Basit hayat yaşarlar. Kendilerini başkalarına adamışlardır. Hiçbir şeye uyum sağlayamayan grupsuzlara bile ilgi gösterir, yardım ederler. Gösterişi reddederler.

 

Eh işte! Bu grupta da samimi Müslümanlarımızı, demokratlarımızı, halkçılarımızı, aydınlarımızı, liberallerimizi sayabiliriz sanırım…  

 

Gruplara paylaştırılanların, sadece bir kez grup değiştirebilmesine izin verilir.

 

Tıpkı bizde; “seçimini baştan yapmışlar zaten” denilerek, mevki, konum, makam değişimlerinde ötekileştirilenler gibi…

 

Aslında grup olarak sayılmayan, asla kabul görmeyenler de vardır. “Fedakar, Dürüst ve Korkusuz”. Nadir görülen özellikte kişilerdir. Bunlara da “uyumsuzlar” diyorlar.

 

İnsanlar uyumsuzları hep tehdit olarak algılarlar. Uyumsuzlar boyun eğmezler, akılları farklı çalışır. Bilgeler bu nedenle uyumsuzlardan korkuyorlar ve her yerde onları arıyorlar.

 

Tıpkı bizdeki; kendilerinden olmayanların dışlandığı, güvenilmez sayıldığı, her an satar diyerek özleştirilmeyen, sahiplenilmeyen ve ötekileştirilenler gibi… 

 

Bilgeler, kuralların çiğnenmesine izin vermezler. Devlet idaresindeki tüm yetki onlarda olmalıdır! Kesinlikle fedakârlık da…

 

Fedakârlar kontrolden çıkarsa, grup sistemi çöker…

 

Onun içindir ki bizde de “biat kültürü”, liyakatin önüne geçer…

 

***

 

Dünyayı bırakalım, sadece kendi ülkemizi bu gruplarla karşılaştıralım. Zeki olanları, barışçılları, adilleri, korkusuzları, fedakârları kimler temsil ediyor. Ve tabi ki uyumsuzları da…

 

“Üst akıl” kim ya da kimler, bunları bulmaya çalışalım..

 

Hep var edilen bir “korku imparatorluğu”, hep var edilen bir “tehlike unsuru” ile yaşamak zorunda bırakılan toplumumuzu, bizim adımıza “en iyiyi” bilenleri, bildiklerini zannettiklerimizin de yanıldıklarını..

 

Görelim, öğrenelim ve geleceğimizin emanetçilerini iyi bilelim…! 

 

Çünkü “gelecek, nereye ait olduğunu iyi bilenlerindir”

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ