Kabre aydınlatma
Hayrullah Demiray
13 Mayıs 2012 tarihli yazısı
Gazetecilik bazen stresli bir iş olmakla beraber bazen de zevkli anları
da olmuyor değil. Bugün sizlerle paylaşacağım şey gerçekten yaşanmış birinin anlattıkları
gerçekten yaşadığı bir olayı paylaştı. Güler misin? Ağlar mısın? Bilmem ama eski
Türk filmlerinde Kemal Sunal ile Şener Şen’in baş rollerini paylaştıkları bir
filmi akıllara getiriyor.
İzleyenlerin aklında kalmıştır. Hava alması
için mezara konan hortumun hikâyesini hani ( Hortum Kıbleye) ama bu sefer
hortum değil. Konu Kabre ışık çekildiğini belki de ilk defa duyacaksınız ben
gerçekten şaşırdım.
Ölüm hak elbette. Her nefis mutlaka ölümü tadacak. Vadesi dolan elbette
bir gün mutlaka sırayla gidecek. Bazen ölen bir yakınınız ya da çok sevdiğiniz
bir arkadaşınız olabilir. Onunla konuşurken çeşitli şekilde birbirlerine
latifeler yaparlar benden önce gidersen diye çeşitli şeyler söylerler.
Bunlar bazen maksadını belki aşar ama
insanların birbirlerine verdiği değerler olduğu için masumane şeyler olarak
algılanabilir belki doğru olmaz ama gerçekten bizleri bazen ağlatır bazen
güldürür bazen de düşündürür.
Dün de tam öyle bir anda birkaç kişi oturmuş sohbet ediyorduk. O anda
bir ağabeyimiz de geldi. Konu nerden açıldıysa açıldı. Konuyu anlatmaya başladı.
Çok sevdiği bir arkadaşı bundan yaklaşık bir yıl önce vefat ediyor. Vefat
etmeden önce diyor ki eğer sen benden önce ölürsen kabrine ışık yerleştireceğim.
Sonra aynen arkadaşı ölüyor kabri kazıyorlar sonrada oda gidip oraya elektrik
çekiyor.
Bir tane lamba takıyor ve sonra tam kabre cenazeyi
indirecekleri zaman birden atılıyor. Ortaya dikkat edin sene adamı doğru dürüst
defnedin gibi laflar söyleyince hoca efendi ya delirdin mi? be adam neden bahsediyorsun diyor. Tabi olur
olmaz bir türlü engel olamıyorlar o şekilde defnediliyor ve vatandaş bununla da
kalmıyor resmini çekiyor.
İşte bu mesleğinde bazen bir güzel tarafı var kimisi bilmeden kimisi
bilerek bazı konuları sizlerle gelip paylaşıyor. Bizlerde bu paylaşılan anıları
sizlerle paylaşıyoruz. Dünya gerçekten garipliklerle dolu ama bir kez daha bu
vesileyle ölümü hatırlamış olduk.
Ölümün çok uzak olmadığını ve ölümün ne zaman
nerde geleceğini kimin önce kimin sonra öleceğini hiç bilemeyiz ondan dolayıdır
ki bence kabrimizi aydınlık hale getirmekte aslında zindan haline getirmekte
bizlerin elinde. Dünya’nın her şeyi Dünya da kalacak öbür tarafa giden sadece
iyi amellerin olduğunu unutmamak gerekir.
İşte Dünyada yaşadığımız anlarda insanların kalbini kırmadan insanlara
faydalı işler yaparak geçirdiğimizde görevlerimizi yerine getirdiğimizde
Dünyamızın aydınlık olduğu gibi Umarım Kabrimizde aydınlık olur.
Bu vesileyle Tüm Ölülerimizi Bir kez daha
Rahmet ve Minnetle yad ediyorum Allah(C.C) Rahmet eylesin.
Amin Diyerek satırlarıma son veriyorum…
Umut tacirliğini bırakın!
Tahir başkan gönüllere girmeyi başardı
Beyler kendinize gelin
Siyaseti nasıl bir gelecek bekliyor
Makamlar kalıcı, insanlar geçici unutmamak lazım!
Didem hanıma yapılan saldırı kabul edilemez
Tahir hocamın etrafını açın!
Yediğiniz haltları böyle saklayamazsınız!
AK Parti’de dava değil koltuk devri
Tahir Başkan Büyükşehir’e heyecan katacak
Tüm Yazılarını Listele