24 Ekim 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ceyhan 8. vekil gibi

Ozan Özgenç

24 Haziran 2016 tarihli yazısı

AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan’ın bir kaç aydır risk alan, topa giren,taşın altına elini sokan tarzı eminim dikkatinizi çekiyordur.

Mesela, minibüs esnafının ücretsiz taşıma krizini hatırlıyorsunuzdur.

Minibüsçüler Odası eylem kararı almış, taşımayacağız demişti.

O dönemde hiç kimsenin beklemediği bir anda topa Ceyhan girmiş ve paraların Nisan ayı içerisinde ödeneceğini taahhüt etmişti.

O zamanlar, tarafı olmadığı bir konuya hem taraf olması, hem de kimin adına ve hangi kanunun verdiği  yetkiye dayanarak bu topa girdiğini sorgulayarak, Ceyhan’ın bu tavrını eleştirmiştim.

Ceyhan yine arada tramvay konusu olsun, katı atık yakma tesisi olsun çeşitli zamanlarda görüşlerini açıklamaktan geri durmadı.

Aslında bir siyasi parti il başkanı olarak, kent içindeki bu dinamik yapısını ben olumlu buluyorum.

Siyasi parti il yönetimlerinin, her hafta kendi aralarında toplanıp goy, goy yapma yeri değil, kent için çözüm üreten mecralar olması gerektğini defalarca dile getirmişimdir.

Nitekim beğenmediğiniz tarafları olabilir lakin Ceyhan bir il başkanı olarak benim gördüğüm en hareketli isimlerden biri.

Kent için söyleyecek sözü olması, çözüme yönelik hamleler yapması önemli.

Fakat kanımca ince bir çizgi olmalı bu yaklaşımda.

İktidarda olan bir siyasi parti il başkanı olarak kentin sorunlarını dile getirmek, bunları Başkent Ankara dahil  ilgili kademelere iletmek, çözüm aramak doğru bir davranış.

İktidar partisinin bir il başkanının, bir sorunun çözümü için bizzat iradesini kullanması da, o işin hallolmasını mutlaka hızlandırır.

Ancak bir hukuk devletinde de, herkesin sınırları, yetkileri belirlenmiştir.

Minibüsçüler olayında olduğu gibi, kendi yetki alanı dışına çıkıp, başkaları adına sözler vermek takdir edersiniz ki çok şık durmuyor.

Sonra bu durumlar, hem asıl sorumlu kurumlarla bir çatışma havası yaşanıyormuş gibi izlenim bırakıyor, hem de sizi gereksiz bir siyasi sorumluluk altına taşıyor.

Ancak Şemsettin Ceyhan daha sonraki davranış ve cümleleriyle de eleştirilere kulaklarını tıkayarak, bu tarzını devam ettirmekte kararlı olduğunu gösterdi.

Örneğin bir gazeteye verdiği röportajda, geçtiğimiz günlerde FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınan kişilerin kendisi için bittiğini söyleyecek kadar net tepkiler vermiştir.

Üstelik Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın, KOTO Başkan Murat Özdağ’a kelepçe takılmasını eleştirmesinin üzerine.

Ceyhan yine etkili ve sert sözlerle bir taraf belirlemiş oldu.

Ceyhan’ın yaklaşımının ardından tüccar ve esnafın bağlı olduğu KOTO, iftarına AK Partililer ve kent bürokrasisinin katılmadığı, belli bir kesim tarafından dışlanmış, ikiye bölünmüş bir ticaret odası haline geldi.

Burada da risk alan Ceyhan, bir esnaf örgütlenmesinin ikiye bölünmesi pahasına net konuştu.

Yani, kentin gündemi ne ise, Ceyhan’ın söyleyecek bir sözü oldu.

İlk zamanlarında tırnak içinde söylemek gerekirse, “koltuğu doldurabilecek mi?” sorularının sorulduğu, 7 Haziran’da oyları ilk kez gerilemiş bir partinin il başkanı olarak sıkıntılar yaşayan Şemsettin Ceyhan, bugün artık koltuğuna iyice oturmuş, hareketli ve dinamik bir başkan portresi çiziyor.

Yalnız, FETÖ’den gözaltına alınıp salınan zanlılara yönelik “Ortada suçsuzuz diye gezmesinler” sözlerinde olduğu gibi, bazı aceleci ve nereye gideceği belli olmayan açıklamalardan da artık uzak durması gerekiyor.

Hukuk’un en temel prensiplerinden biri olan masumiyet karinesini, bugün kime sorsanız sanıyorum cevaplayabilir.

Evrensel nitelikteki masumiyet karinesi, “Suçluluğu kanıtlanıncaya kadar herkes masumdur.” der.

Bugün Ceyhan’ın, gözaltına alınıp salınan isimler için, “Benim için bitmiştirler, suçsuzuz diye dolaşmasınlar” demesi için ya hukuka değer vermiyor olması ya da suçlu olduklarına dair hepimizin dışında bazı belgelere haiz olması gerekir.

Bir il başkanı da, hukuka değer vermemezlik yapmayacağına göre, demek ki burada bildiği pek çok başka bilgi var ki, bunları da dava sürecinde elbet öğreneceğiz.

Bir dahaki seçimlerde 12’ye çıkacak olan vekil sayısını, bu son derece gündeme hakim görüntüsüyle Ceyhan’ın, partisinden 8. vekil olarak çoktan çıkardığını söylemek , yanlış bir tespit olmayacak gibi görünüyor.

 

AKŞENER’İN İŞİ ARTIK ZOR

Olacak mı olmayacak mı sorularının ardından gerçekleşen MHP Tüzü Tadil Kongresi gerçekleşti.

Bu arada iyice kızışan MHP koridorlarında istifalar da peş peşe gelirken, en son partinin en ağır isimelerinden Oktay Vural’ın istifası, gerçekten de orada dönen siyasetin başka akıllar tarafından yönetilebiliyor olabileceğini akıllara getirmiyor değil.

Kongrede en dikkat çekici sonuç, erkek adayların genel kurulun ikinci turunda birleşme kararı alması bence.

Akşener şimdi sadece Devlet Bahçeli’ye karşı değil, ikinci bir cepheye karşı da yarışmış olacak.

Bir de sosyal medyada Meral Akşener’in cemaat tarafından desteklendiği politikası, doğruluğu bir tarafa, az ya da çok kafaları karıştırdı.

Üstüne şimdi de Meral Hanım’ın ülkücülüğünün tartışma konusu edilmesi, cabası oldu.

Duyduğum kadarıyla partide Meral Akşener’in hem eski solcu eşi, hem de kendi DYP’li geçmişi ile ilgili sesler yükseliyormuş.

Yani, bir taraftan cemaatçi yapılan Akşener, diğer taraftan da ülkücüden önce DYP’li bir aday olarak bazı partililerce istenmiyor.

Son düzlüğe girilirken, genel başkan olarak seçime girmesi zor görünüyor dediğim Akşener’in, genel başkan seçilmesi de artık zor görünüyor.

Tabi siyasette 24 saat çok  uzun zamandır derler.

Bunu da bir kenara yazalım.

 

CHP’Lİ GENÇLERE SEVİNDİM

Geçtiğimiz haftalarda haklarında disiplin süreci başlatılan CHP’li iki genç isim için sevindirici haber geldi. Bunun üzerine sosyal paylaşım sitesi üzerinden açıklama yapan Caner Arduç ve Neslihan Merve Aktaş, zor süreçte yanlarında olan destek veren herkese teşekkür etti.

Mayıs ayında yapılan Deniz Gezmiş anmasında konuşan CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Murat Erinç’in sözleri, CHP’li  bazı gençler arasında tepki çekmiş, o tepkileri verenlerden Caner Arduç ve Neslihan Merve Aktaş hakkında Erinç, disiplin soruşturması yapılmasını istemişti.

Yaklaşık bir aylık sürenin ardından iki CHP’li genç hakkında her hangi bir cezai işlem yapılmasına gerek olmadığı kararı verildi.

Varılan son karara sevindiğimi söylemekle birlikte, CHP’de şu yaşananları gördükçe, CHP’nin gençlerinin de büyüklerinden aşağıya kalmadığını düşündüm.

Büyüklerin küçükleri ezmesinin adeta standart bir prosedür olduğu CHP’de, artık gençler de gençleri ezmeye gayret ediyor.

Gençler de birbirleri arasında tartışamayacak, her şeyi disiplin soruşturması haline sokacaksa, bu partiyi kimler ileriye taşıyacak?

Gerçekten CHP’li olmak çok zor görünüyor.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ