17 Ekim 2017 Salı
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Davamızın ulu çınarı…

Yücel Alpay Demir

23 Haziran 2016 tarihli yazısı

Büyürken kulağıma çalınan bazı cümlelelerin anlamlarını büyüdüğümü düşündükten sonra detaylarıyla düşünmeyi alışkanlık haline getirdim.

Nasip olurda yazılarım devam ederse kayda değer olanları sırayla paylaşacağım.

Bu yazımda sizlere siyaset  ve sivil toplum kuruluşlarında görev yapanların çokça duyduğu bir sıfattan , benimde hafızamda yer yer etmiş beni düşünmeye sevk eden bir tanımdan ve bu tanımın bana anımsattıklarından bahsedeceğim….

Tanım şu: Davamızın ulu çınarı...

Bir fikrin , bir derneğin veya siyasi partinin eskileri takdim edilirken  övgü mahiyetinde kullanılır bu sıfat.

Ben şahsım adına , yaş alıp  iyice olgunlaşıp  böyle bir ünvana layık görülürsem  çınara benzetilmeyi hiç istemem , inşallah benim hakkımda böyle bir tabir kullanılmaz .

Çünkü…

Boyu gereğinden çok yüksektir çınar ağacının, erişemezsiniz ve meyvesi yoktur.

Heybetlidir , sadece gölgesi vardır ve meyvesi yoktur.

Kökleri kuvvetlidir yerinden sökemezsiniz  ve meyvesi yoktur.

Uzun ömürlüdür kolay kolay ölmez  ve meyvesi yoktur.

Meyvesi kozalaktır aslında  ama sadece yakacak olur , ne yazık ki yiyince karın doyuracak, içindekiler ile size fayda sağlayacak bir meyvesi yoktur.

Allah nasip ederse , iyice yaş aldığımda herhangi bir ortamda adımın başında veya sonunda bir sıfat  kullanılacaksa meyve ağacı olarak nitelendirilmek isterim , tüm gayretim bu hayalimi hak etmek üzere desem yeri var.

Çünkü...

Meyve veren ağaçların hem meyveleri hem gölgeleri vardır.

Meyve veren ağaçlar çok derinlere kök salmaz, usulünce sökersen, usulünce dikersen nerede ihtiyacın varsa orada meyve vermeye devam eder.

Meyve veren ağaçların ömrü bittiğinde çınar ağacı gibi yakacak olarakta kullanılır hatta çınar ağacından kalorisi dahada yüksektir.

Meyve veren ağaçların ömrü çok uzun değildir, görevini tamamlayınca varlığı ile fuzuli yer işgal etmez , yerine yeni meyve ağaçları dikebilirsin, hatta köklerinden dökülenler bir sonra ekilecek ağacı zehirlemez, kurumuş kökleriyle engel teşkil etmez, gübre bile sayılacak tohumlar bırakır.

Bu ağaçlar her şey bir yana meyveleriyle karın doyurur!

Düşünsenize siz hangi ağacın olduğu bir alanda yaşamak veya gününüzü geçirmek istersiniz, çeşit çeşit lezzetleri olan faydalı meyve ağaçlarının olduğu bir alandamı, yoksa heybetli, çoğunlukla dallarını baykuşların tercih ettiği kasvetli çınar ağaçlarının olduğu bir alanda mı?

En çok hangi ağacın tercih edildiği veya yüzdelik oranı değil benim anlatmak istediğim, eğer bir fikir  bir dernek  bir siyasal hareket  başarılı değilse ve o harekette gereğinden fazla ulu çınar varsa , çözüm ancak meyve ağaçlarıyla mümkün olur.

Ve o meyve ağaçları da , çınarların dalları arasına sıkışmamış nefes alabilen gencecik fidalardır….

Küçük bir yorum yaparak yazdıklarımı haddimi aşmadan , tamamlamak istiyorum, tanıdığım pek çok insan çocukluğunu ve gençliğini anlatırken meyve ağaçlarına tırmandığını , dalından kopardığı meyvelerin tadını unutamadığını ve o  günler aklına geldikçe duygulandığını anlatır...

Ama hiç kimse o heybetli çınar ağacına çıkabildiğini veya çıksa bile unutamadığı güzel anıları olduğunu anlatmaz...

Çünkü çınar ağacına çıkabilenlerin anlatacağı tek şey dizlerindeki yaralardır.

Selam ve dua ile...

 

 

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ