23 Ekim 2017 Pazartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Benim dinimin, zorbaların korumasına ihtiyacı yok

Ozan Özgenç

20 Haziran 2016 tarihli yazısı

Tahmin ediyorum duymayan kalmamıştır.

Geçtiğimiz gün bir kaç zorba, İstanbul Firuzağa’da bir Koreli’nin işlettiği plakçıya saldırıyor.

İçeride, internetten canlı olarak yayınlanacak bir konseri izlemek için bir araya gelmiş insanlar var.

Bu çakallar meğer, içeride içki içiliyor bahanesiyle mekana girerek, önüne gelene saldırıyor.

Tokat atıyor, yumruk atıyorlar.

Bağırıyorlar...

Kulaklarımda en çok; “Ramazan ayında nasıl içki içersiniz ulan?” sesleri asılı.

Görüntüleri izlediğimde, şok olmadım ama sosyal medyadan yapılan bazı eleştirileri, verilen desteği görünce bir kez daha bazı kimliklerin, aslında kimlere ait olduğunu görebildim.

O akşam yapılan bu saldırıyla ne oldu biliyor musunuz?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Ramazan’da nasıl içki içersiniz diye Firuzağa’da o mekana saldıran çakallar, benim dinimi temsil edemez.

Ama bütün haber ajanslarından yansıyan görüntülerle, tüm dünyaya benim dinimi böyle yansıtmış oldular.

Bir plakçıda, sokağa sıkıntı vermeden, kapalı olarak kendi dünya görüşlerine göre suç işlemeden eğlenen insanlar, Ramazan diye kendisine saldıran insanlardan daha günahsızdır.

Tüm dünyanın gördüğü şey, bağırıp çağırarak önüne geleni içki içiyor diye tartaklayan zorbalarla, oradan ağlayarak giden bir Koreli’nin fotoğrafıdır.

Benim dinimde zorlama yoktur oysa, benim dinim hoşgörü dinidir.

Zaten İslam dininin en büyük imtihanı, müslüman doğanların kendisidir diye düşünürüm.

Çünkü sonradan müslüman olan, bu dini araştırır, Kur’an-ı okur, Peygamberimizi öğrenir, iman eder ve müslüman olur.

Yani İslam’ı bilerek yaşar.

Müslümanlığa doğanlar ise, kendini bu dinin doğal sahibi zanneder.

Kur-an’ı okumaya, peygamberimizi araştırmaya, tarihini anlamaya gerek bile duymaz.

Cennetin doğal üyesidir.

Üç Kulhüvallah bir Elham’a, kendini islamın hamisi görür.

Oku diyen bir dinin, cehalet güruhudur çoğu müslüman.

Bu yüzden İslam acilen, içine doğan bu cahillerden acilen kurtarılmalı.

Benim dinimi ağzına dolayarak, benim inandığım Kur-an’ı alçaltarak, dünyaya benim dinimi İŞİD’li kafasıyla aktaran bu zorbalardan şikayetçiyim.

Hem bu dünyada, hem  deahirette şikayetçiyim üstelik.

Hele sosyal medyadan, bunu yapanları şirin gösterip, destekleyenler yok mu...

Gravatların altına saklanan IŞİD kafasını, böyle olaylar sayesinde görebiliyoruz.

Devletin kendini ispat etme zamanı, bu zamandır.

Bu pislikleri yakalayıp, insanların özgürlük alanını İŞİD kafasıyla yok edip, onlara hunharca saldırmalarının bir karşılığı olmalı.

İslam dinini, yobazların dini diye dünyaya göstermelerinin bir karşılğı olmalı.

Ama ben bu yazıyı yazarken bu saldırganlardan 3’ü gözaltına alınmasına rağmen, 1’i emniyetten diğer 2’si adliyeden serbest bırakıldı.

Haneye tecavüz var, özgürlükten alıkoyma var, darp var, bir buçuk milyar insanın mensubu olduğu İslam dinini alenen küçük düşürme var ama tutuklanan yok...

Bu olayın gösterdiği bir şey daha var tabi:

Demek ki; hayvanın namaz kılanı, kılmayanı olmazmış.

Benim dinimin, zorbaların korumasına ihtiyacı yok.

 

ERKEKLERİN HEPSİ, AKŞENER TEK

MHP’de dün Tüzük Tadil Kurultayı toplandı.

Toplantı için yeterli çoğunluk sağlanacak mı, sağlanamayacak mı diye bekliyordu herkes.

Kurultay ile ilgili bir kaç detay dikkatimi çekti.

Benim dikkatimi en çok çeken şey, Divan Başkanlığı seçimi için iki liste çıkması üzerine, geri adım atmayan Meral Akşener’in kendi listesini de kabul ettirerek ortak bir Divan oluşmasını sağlaması oldu.

Akşener hiç bir şekilde geri adımatmadı, atmayacağını burada da gösterdi.

Bütün muhalif erkek adaylar, 10 Temmuz’daki kurultayin ikinci turunda, birleşme kararı aldı.

Yani genel başkanlık seçiminde Akşener sadece Devlet Bahçeli’ye karşı değil, Koray Aydın, Sinan Ogan, Ümit Özdağ’ın birleşik cephesine karşı da tek başına yarışacak.

 Akşener kadın olarak, tüm erkeklere karşı yalnız başına bırakılarak aslında daha da sempatik bir hale getirilmiş oluyor.

Meral Hanım her geçen gün biraz daha mesafeyi açıyor görünüyor.

Arkasında da önemli bir kitlenin desteği var.

Yani Sayın Meral Akşener koşar adım MHP Genel Başkanlığı’na gidiyor.

Akşener’in bu kadar rahat yol alması, bana biraz ilginç geliyor açıkçası.

Çünkü siyasette herkesin bir hesabı var.

Kimse rolünü kaptırmak istemez.

Bunu sadece MHP’nin kendi içindeki yarış hakkında söylemiyorum.

Nihai kavga belli.

Nedense içimden bir ses bana asıl meselenin Meral Akşener’in genel başkan seçilmesinin değil, genel başkan olarak seçime girebilmesi olduğunu söylüyor.

Eylül 2016 itibariyle, basında çok acayip şeyler görmeye başlayabiliriz.

Bu ülke bunları daha önce, defalarca yaşadı.

Hazır olun derim.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ