14 Aralık 2017 Perşembe
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

O 23 Nisan’ı hiç unutmadım

Ozan Özgenç

22 Nisan 2016 tarihli yazısı

Hayır, hepimizin unutmadığı 23 Nisan’lardan bir farkı olduğu için söylemiyorum.

 

Hatta o günü benimle birlikte unutmayan yüzlerce çocukla ortak anımız olduğuna eminim.

 

Çünkü 1988’in o 23 Nisan günü, benim gibi bir sürü erkek çocuk yine keten kıyafetlerini, bir sürü kız çocuk bonbonlu eteklerini giyinmiş, İsmet Paşa Stadı’nın yeşil zemininde, her zamanki gibi yağan 23 Nisan yağmuru altında, bizi heyecanla izleyen bir stadyum dolusu anne-babaya gösteriler yapmıştık.

 

Yine o kalabalık içinde annemizin, babamızın bizi nasıl göreceği merakıyla ara ara tribünlere kaçak bakışlar atarak, gerçekten bir çocuk olarak mutlu hissederdik.

 

İşte 23 Nisan’ın benim için unutulmaz oluşunun, sizler için de unutulmaz olmasının sebebi bu yüzden aynıdır.

 

Çünkü 23 Nisan Çocuk Bayramı; ailelerimize, arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize kendimizi bir şeyi başarırken gösterdiğimiz, çocukluğumuzun en nadide anılarından biridir.

 

Anne ve babalar için de çocuklarını heyecanla izleyip, gururlandığı, hatta tören öncesi ve sonrasında ailenin bir arada olarak eğlendiği, nadide günlerden biri olarak hatırlandığı özel bir gündür.

 

Ve tabi ki bizim kuşağın hala biriktirdiği anılarının konulduğu, aile albümlerindeki yeri de ayrıdır.

 

Bu yüzden, son günlerde gündeme getirilen 23 Nisan, 19 Mayıs gibi milli bayramlarımızın politik sebeplere alet edilmesine de çok içerliyorum.

 

Değerlerimizin, şu veya bu düşünceyle iğdiş edilmesine, dünya çocuklarının içindeki en büyük ayrıcalığımız olan çocuk bayramımızın ideolojikleştirilmesine çok ama çok kızıyorum.

 

Belki biz, milli bayramların bu şekilde kutlandığı bir dünyaya doğduk.

 

Belki bazılarımıza stadyumlarda bayram kutlamak başka başka anlamlar çağrıştırıyor.

 

Ama eminim ki çocukken o stadyumların çimlerinde gösteriler yapıp, sahanın çevresindeki pistte tek sıra yürürken, hiç birimizin aklından annem ve babamızın yüzünü görebilme isteğinden farklısı geçmemiştir.

 

O yüzden, 23 Nisanlar çok özeldir.

 

Sorun stadyumda tek sıra yürüyen çocuk görüntüsüyse, tamam çıkalım hatta hemen kaçalım stadyumların beton perde hayaletinden.

 

Ama ister parkta, ister kırda ille de hep birlikte, ille de ortak bir geçmişle yine kutlayalım.

 

Milli bayramların, toplumsal birlik ve beraberliğimize yaptığı katkıyı, asla basit ideolojik hesaplara heba etmeyelim.

 

Son zamanlarda gelen art arda şehit haberleri üzerine, eğlenmeyi bırakın gülümsemenin bile insanı vicdan azabına sürüklediği bir ortamdayız.

 

Ama 23 Nisan’ın şehitler üzerinden, kutsal şehitlik makamının da 23 Nisan üzerinden böylesine yıpratılması, politize edilmesi inanın içimi yoruyor.

 

İşin aslı bu bayramlar; tarih boyu bağımsızlık, vatan ve milletin namusu uğruna hayatını feda eden şehitlerimiz sayesinde ve onları hatırlamak için de var değil midir?

 

23 Nisan 1920 Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışı için canını feda etmiş şehitlerimizin yadigârı değil midir?

 

O halde şehitlerimize saygımızı göstermek için daha bir vakur daha bir coşkulu olmalıyız bugün.

 

Resepsiyon meselesine gelince:

 

İçinde milletin olmadığı hiç bir resepsiyon, beni ilgilendirmez.

 

Bizlerin resepsiyonu, bayram günü hep birlikte oturulan sofralarda yaşanıyordu zaten.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr