13 Aralık 2017 Çarşamba
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Her şeyin otoritesi Büyükşehir olmuş

Ozan Özgenç

19 Nisan 2016 tarihli yazısı

Bu kentin STK noktasında çok bereketli bir kent olduğunu çoğumuz bilir.

 

Hangi sokağa dalsanız, ya bir hemşeri derneğine olmadı bir meslek odasına, bilemedin bir sendikaya, SİAD’a, hayvan severler derneğine illa ki rast gelirsiniz.

 

Çoğunun kerameti kendinden menkul olsa da, bazı STK’ların toplum için önemli görevleri olduğu da bilinir.

 

En azından, bu tip beklentiler oluşur.

 

Son günlerde Körfez’de görülen kirlilik üzerine yaşanan polemikler, işte böyle bir beklentiyle geçtiğimiz günlerde ulaşmaya çalıştığım Çevre Mühendisleri Odası’nı getirdi aklıma.

 

Acaba, bu yaşananlardan haberleri var mı bilmiyorum...

 

Özellikle Kocaeli gibi, sanayinin yoğun olduğu bir şehirde, çevre kirliliği ve fabrikaların çalışma koşullarına uyumu hep konuşulur.

 

Ortaya birileri bir şey atar, kurumlar kendisini savunmaya geçer.

 

Özel şirketler için de, kamu kurumları için de senaryo hiç değişmez.

 

Burada devreye, konusuna göre işte Çevre Mühendiselir Odası gibi STK’ların girmesi beklenir.

 

Yani, gelişmiş toplumlarda normali, bekleneni budur.

 

Örneğin, kurulması gündeme geldiğinden beri kıyametlerin koptuğu Katı Atık Yakma Tesisi konusunda, her kafadan bir ses çıkarken, konuyu hep Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamalarıyla değerlendirebildik.

 

Bu konuda proje sahibi olarak konuşan Büyükşehir dışında, bu tesisin kurulmasının hangi sebeplerden doğru, hangi sebeplerden yanlış olacağına dair bilimsel bir açıklama yapan bağımsız bir otorite çıkmadı.

 

İstemeyenler, rantsal ve başka planlar için istemedi, isteyenler de Büyükşehir ve iktidara yakın olmaları ve kendi ilçelerinde kurulmayacağı rahatlığıyla istedi.

 

O zamanlar Çevre Mühendisleri Odası’nı aramıştım.

 

İki dönemdir başkan olduğunu öğrendiğim Mehtap Öztürk ile bu konuyu görüşmek istiyordum ama ulaşamadım.

 

Geri dönen de olmamıştı.

 

Ardından, Safi Port’un Derince’ye yapacağı büyük dolgu konusu gündeme geldi.

 

Kent bu kez bu konuyla çalkalanırken, yine konuya dair bilimsel bir açıklama, İzmit Körfezi'nin bu dolgudan nasıl etkileneceğine dair bağımsız bir otoriteden her hangi bir görüş çıkmadı.

 

Ben yine Oda’yı aradım.

 

Yine, not bıraktım ama dönen olmadı.

 

İşin profesyonelliği, kamu yararına bir taşın altına el konulması, bir STK’nın üstlenmesi gereken sosyal sorumluk bir yana, muhatap bile bulmanın imkansız olduğu bir durumda, hangi toplum yararına oluşumdan bahsedeceğiz ?

 

Bu kentte Vali’ye, Başkan’a, Cumhuriyet Başsavcısı’na, Emniyet Müdürü’ne ulaşmak mümkün ama Çevre Mühendisleri Oda başkanına ulaşmak mümkün değil.

 

Mesele ulaşmak da değil aslında.

 

Mesele, bu kadar çevresel sorunun patlak verdiği, konuşulduğu bir şehirde, çevre hususunda kurulmuş bir sivil toplum kuruluşunun söyleceği hiç mi söz yok ?

 

Örneğin Kocaeli Üniversitesi’nde bu konularda söz söyleyecek bir birim, bir kişi de mi yok?

 

Çevre Müdürlüğü’nden de mi hiç ses çıkmayacak ?

 

Taş ocağı koca dağı yok etmiş, atık tesisi yüzünden kent birbirine girmiş, İzmit Körfez’inin rengi turuncuya dönmüş, Körfez'in içine tonlarca beton dökülüyor, bir sürü köyün üzerine baraj yapılıyor ama ne Çevre Mühendiseleri Odası’ndan, ne Üniversite’den ne de Çevre Müdürlüğü’nden çıt yok.

 

Her şeyin otoritesi Büyükşehir olmuş.

 

Tamam, kamu kurumlarının ses çıkarmamasını, siyasi bazı korkularla anlaşılabilir buluyorum.

 

Anlayamıyorum aslında ama burası Türkiye.

 

Fakat, adı üzerinde sivil toplum kuruluşu olan Çevre Mühendisleri Odası’ndan bile çıt çıkmaması, gerçekten manidar.

 

Geçen yıl Temmuz ayında TMMOB İl Kurulu tam da bu alg patlaması konusunda bir açıklama yaparak, konunun direkt kirlilikle bir ilgisi olduğunu söylüyor ve söylediklerinin siyasi olmadığının altını çizmek zorunda bırakılıyor.

 

Ama ne olduysa o açıklama, son açıklama oluyor.

 

O gün, bugündür Çevre Mühendisleri Odası’nın hastanelerle protokol anlaşması dışında bir açıklaması yok!

 

Neden acaba ?

 

Maksat bağcıyı dövmek değil, sakın yanlış anlaşılmasın.

 

Maksat üzüm yemek.

 

Bu kent hepimizin.

 

Bu havayı hepimiz soluyor, bu Körfez’in balığını, bu kentin topraklarından yetişen meyve, sebzeyi hepimiz yiyor, akan suyunu hepimiz içiyoruz.

 

Bu ağaçlar da, barajlar da, dağlar da hepimizin.

 

Kimsenin kişisel çıkarları uğruna, ekonomik menfaatleri uğruna bu güzelim şehrin kaynaklarını, güzelliklerini yok etmesine müsade etmeyelim.

 

Ama sırf inat olsun, tepki olsun diye bir tarafımızdan da, bilmeden, anlamadan protesto uydurmayalım.

 

İyi de, bu kenti kamu yararına savunacak bir STK bile çıkmıyorsa, nasıl olacak bu?

 

Bütün sorumluluğu bugün Büyükşehir’e bırakanlar, yarın çıkıp Büyükşehir’i hiç bir şey için suçlamasınlar.

Hastanelerle kendileri için indirim protokolü imzalamakla da, sivil toplum kuruluşu olduklarını sanmasınlar.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr