21 Ekim 2017 Cumartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Bar esnafını en iyi mülteciler anlar

Ozan Özgenç

14 Nisan 2016 tarihli yazısı

İzmit’te yapılan tramvay çalışmaları, aslında ilk günden beri bazen yanlış yönetildi sanki.
Hani seçim öncesi bir sabah, uzaydan inmiş ufo gibi yanıp sönen ışıklarıyla ilk kez gördüğümüz tramvay o gün nasıl yanlış sunulduysa, devamında da bir takım yanlışlıklar yapılmaya devam ediliyor.
İzmit’e tramvay yapılmasını beğenir ya da beğenmezsiniz.
Gerekli bulan da olabilir, gereksiz bulan da…
Lakin bu karar verildi ve yapım çalışmaları uzun bir süredir devam ediyor.
Yahya Kaptan’daki çalışmalarda ilerleme var.
Her ne kadar Yahya Kaptan bölgesi şu an bir şantiyeyi de andırsa, eminim işin sonunda o bölgeye ayrı bir hava katacak.
Lakin, tramvay güzergahının heryeri için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Uzun bir süredir kamuoyunu meşgul eden Barlar Sokağı bölümü, tramvaydan menfi etkilenecek kısımların başında geliyor.
Belki sokak orada kalmaya devam etseydi, eminim oranın da havası değişir, sokağa ayrı bir güzellik katardı.
Her ne kadar ben de Barlar Sokağı’nın oradan taşınması taraftarı olsam da insanları bir yerden çıkarırken gidecekleri yerin de hazırlanması gerektiğini düşünüyorum.
Bu iş öylesine karıştı ki bu konuda kimin kime ne söz verdiği, en başta ne koşulduğu bile belli değil artık.
Lakin bir gerçek var ki o da; Barlar Sokağı esnafı yerlerinden edilirken, işlerine nerede devam edecekleri belli değil.
Şimdi vinçler, dozerler, kepçeler yıkım için Barlar Sokağı’na girdi.
Orasının fotoğrafını görünce, savaştan kaçan Suriyeli mülteciler geldi aklıma.
Yıllardır düşen bombalarla harabeye dönen Suriye’den hayatta kalmak için Türkiye’ye kaçan mültecilerin dramı bile, en azından onlara kucak açan güçlü bir devlet ve güçlü bir organizasyon tarafından planlı bir şekilde yönetilmeye çalışılıyor.
Kaldı ki nüfusu 3 milyona dayanmış bu kadar insana barınacak yer, yiyecek yemek, çalışacak iş, iyileşecek ilaç vermenin, bizim gibi ekonomisi henüz gelişmekte olan ülkeler için çok da kolay bir şey olmadığını tahmin edersiniz.
O yıkıntılar arasından gelen Suriyeli mültecilerin yaşadıkları elbette çok zor.
Fakat, yıllardır birlikte yaşadığımız, belki de tek kusurları alkollü mekan çalıştırmak olan bar esnafının, bugün yaşadıkları, o mültecilerden bile zor.
Zaten yıkılan sokakların ardından kendilerine yerleşecek yeni yerler aramaları ve bazıları tarafından ötekileştirildikleri için, bar esnafını en iyi onların anladığını düşünüyorum.
Gerçi onlar bile bir bilinmeze doğru giderken, kendilerini karşılayan birilerini buldular.
Ama bar esnafına nedendir bilinmez, hala bir yer gösteren yok.
Her ne kadar AK Parti iktidarının alkole karşı tutumu bilinse de Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda yıkıcı bir tutum içinde olduğuna ben pek şahit olmadım.
Belki yeni alkollü mekanların açılmasına sıcak bakmıyor olabilirler ya da kapanan yerlere yeniden alkol ruhsatı vermiyor olabilirler.
Ancak, bu işten ekmek yiyenleri metazori ile yerlerinden ederken, çalışacakları geçici ya da kalıcı bir yer göstermemeleri gerçekten olacak iş değil.
Eğer orası bar esnafı değil de pazarcılar esnafı olsaydı, acaba aynı şekilde davranılabilir miydi?
Bu soruya cevap için, Perşembe Pazarı alanı hala yerinde duruyor.

 

NE VARSA ESKİ İNSANLARDA VAR
Geçtiğimiz günlerde bir cümle geçmiştim.
Bir ara Seka Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi gördüm diye.
İşte o sıralarda aynı koğuşta tedavi gördüğüm (koğuş arkadaşı her zaman çok özel gelmiştir bana) bir amca vardı.
Emin Amca.
Tedavi sırasında sohbet edip, geçmişten bugüne bir sürü şey konuşuyorduk.
Maşallah, yaşına göre dinçti aslında ama yaşlılık işte.
Ben onun yarı yaşında aynı sebeple oradaydım örneğin.
Tedavi biterken Emin Amca’ya telefonumu verdim ve gazetinin yerini tarif ederek, İzmit’e geldiğinde mutlaka beklediğimi söyledim.
75 yaşındaki Emin Amca, o davete uyup geçtiğimiz gün beni ziyarete geldi.
Öylesine mutlu oldum ki son zamanlarda artık kaybolmaya başlayan vefa, arkadaşlık, samimiyet gibi değerlerin Emin Amca gibilerle beraber yaşlandığını düşündüm.
Buraya başladığmdan beri hala bir hayırlı olsuna bile gelmeyen, nice arkadaşlar var örneğin.
O, “Geleceğim diye söz vermiştim. Mutlaka gelmem lazımdı” dedi.
Özüne, sözüne sadık, dimdik eski bir adam.
Zaten dost dediğin, özüne, sözüne sadık olsun da yeni model olmasa da olur.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ