14 Aralık 2017 Perşembe
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İnsanlığı kurtaracak , öğüt ….

Yücel Alpay Demir

31 Mart 2016 tarihli yazısı

Durmuş diye bir delikanlı varmış,hem fakirmiş , hem de anasından başka kimsesi yokmuş

Para kazanmak için istanbula gitmeye karar vermiş , ne iş tutacağını bilmiyormuş ,bari uşak olayım demiş , kapı kapı iş aramaya başlamış , haftalar sonra ak sakallı , nur yüzlü Müstakim efendi adında bir ihtiyarın uşak aradığını duyup yanına varmış.

Elini öpmüş , uşak arıyormuşsunuz , beni alın efendim,demiş ….

Müstakim efendi,onu tepeden tırnağa süzmüş , nereli olduğunu sormuş, durmuşta köyden geldiğini  fakir olduğunu , borçları olduğunu , anasından başka kimsesinin olmadığını anlatmış….

Müstakim efendi Durmuş’u iyice dinledikten sonra ; ben seni yanıma alayım ama , çok para veremem senede 1 kuruş para , birde öğüt veririm demiş !

Durmuş gözlerini yerden kaldırmış ; ben nasihatı ne yapayım efendim , bana para lazım demiş ….

Müstakim efendide ; para sarf olur biter, yahut kaybolur ama insanın aldığı nasihat hiç bitmez , ölünceye kadar işine yarar demiş.

Durmuş ; Hayır efendim bana para lazım , öğüt lazım değil demiş , dışarı çıkmış , sokakta yalnız kalınca düşünmüş , acaba bu paradan kıymetli olan öğüt neydi diye, o gece merakından hiç uyuyamamış , sabah olunca çiftliğin yolunu tutmuş , müstakim efendiye gidip elini öpmüş ; vereceğiniz öğüdü merak ettim , size bir sene hizmet edeceğim demiş ….

Tam bir sene kitap odasını süpürmüş , bahçeyi bellemiş , su taşımış , merdivenleri yıkamış , camları silmiş , müstakim efendinin her hizmetini yapmış , nihayet bir sabah efendisi onu çağırmış ;  eline 1 yıl önce söz verdiği 1 kuruşu verdikten sonra , İşte oğlum,yanıma gireli tam bir sene oldu , kulaklarını iyi aç , öğüdünü vereyim demiş !!!

Emanete hıyanet etme ….

Durmuşun canı çok sıkılmış . efendim ben bu öğüdü zaten daha önce duymuştum demiş !!!

Duymuştun ama karşılığında bir bedel ödemediğin için senin için pek kıymeti yoktu , emanete hiyanet edenlerin hemen hemen hepsi bu sözü iyi bilir “ama yinede ihanet ederler” demiş .

            Durmuş çok içerlemiş , bir yılının heba olduğunu düşünmüş , işten ayrılmak istediğini söylemiş ;  annem hastaydı merak ettim gidip göreyim diye bahane uydurarak helallik istemiş.

Müstakim efendi ; pekala oğlum al şu hediyemi annene götür diyerek bir büyük somun ekmek uzatmış , bu ekmek sana emanet unutma sakın demiş!!!  durmuş hediyenin pahalı bir şey olmamasından tekrar içerlemiş ama belli etmeden peki efendim diyerek emanet ekmeği almış.

Para kazanamadığı için yayan düşmüş yollara , utana sıkıla kendi memleketine doğru giden bir kervana ilişmiş, olanları anlatmış kervandaki diğer yolculara , dalga geçmiş alay etmişler , karnını doyurup yanlarına aldıkları için tahammül etmiş tüm hakaretlere , bir gün yine çok acıktığını anlayan kervan yolcularından biri , annene götürdüğün ekmeği kır birazını ye demiş ,

Bizim durmuş çok acıktığı için önce kabul etmiş , torbasından çıkarıp tam ekmeği kıracağı esnada aklına bir yıl uğruna çalıştığı öğüt gelmiş ; emanete hiyanet etme !!!

Kıramamış ekmeği eli varmamış , annemin bu ekmek , “bana emanet demiş” , yine dalga geçmişler ama aç kalmasına gönülleri razı olmadığı için karnını doyurmuşlar , sevabına ….

Ormanlık bir yerden geçerken eşkiyalar çevirmiş her yanı ….

Eşkiyaların başı ; canını kurtarmak isteyen üzerinde , başında nesi var, nesi yok buraya bıraksın selametle yoluna gitsin diye haykırmış , kimse kaçamamış , heskes nesi var nesi yok vermek zorunda kalmış , senelerce binbir emeklerle kazanılan altın keseleri gümüş elmas hediyeleri daha bir çok şeyleri kaptırmışlar eşkiyalara ….

Durmuşa sıra gelince ; benim bir şeyim yok demiş ama inanmamışlar, bir güzel dövüp didik didik aramışlar , kervandaki herkeste yeminler ederek şahit onlunca , zaten dayaktan bitap düşmüş durmuşun 1 kuruşunu alıp atmışlar bir köşeye ….

Gurbet elde istanbulda yıllarca çalışıp bol para kazanan, yol boyu durmuşla dalga geçen herkes , aynı durmuş gibi evlerine on parasız dönmüşler.

 Durmuş’ta bükmüş boynunu oturmuş anasının yanına , anlatmış olanı biteni , anasıda niye para kazanmadın a oğlum diye darılacak olmuşsada Durmuş’un , kazansaydım ,yine eşkiyalara kaptırarak, elim boş dönecektim demesine ses çıkaramamış , “nasip değilmiş evlat” deyivermiş….

Zaten yorgunluktan bitap düşen Durmuş , epeycede acıktığı için annesinden müsaade alarak efendisinin annesine hediye yolladığı emanet ekmeği kırıvermiş sofrada !!!

 Kırınca şıngır ,şungur etrafa altınlar yayılmış ,  şaşırmışlar , emanete hıyanetlik etme! Öğüdü hatırından çıksaydı, yolda ekmeği kırınca altınlar meydana çıkacak ,sonra hemşehrileri gibi soyulacağını anlayan durmuş ,  efendisinin ne kadar büyük ne kadar akıllı bir adam olduğunu anlamış, gözlerinden yaşlar gelerek dualar etmiş , hakkını helal etmiş efendisine ….

Eminim kitaplarla aranız iyi olduğu için anlamışsınızdır , Ömer Seyfettinin kaleminden damlayan “3 öğüt isimli hikayeyi” , ruhu şad , toprağı bol olsun , Allah’ın rahmeti üzerine olsun Ömer Seyfettinin ….

Diyeceğim şu , hiçbir öğüt boşuna verilmiyor , biz kolay elde ettiğimiz , sürekli duyduğumuz öğütlerin kıymetini bilemiyoruz , her insanın hayat hikayeside , Durmuş’un ki gibi mutlu sonla bitmiyor , öğütlere kulak vermek , uygulamak ve iman etmek etmek gerekiyor

Bakın dünyanın haline neden yangın yeri heryer ?

Her yerde bombalar patlıyor , zengin fakir arasındaki fark matematikle izah edilemeyecek kadar fazla , “yönetenlerin adaletsizlikleri izah edilemeyecek kadar fazla” , oysaki yaradanın yolladığı kitaplardaki emirlerini dinlesek , peygamberlerinin öğütlerini uygulasak böyle olur muydu !!!

Hele bir düşünün her müslümanın her hafta duyduğu halde , ihmal ettiği , yeri ve göğü yaradanın “dünyadaki tüm sorunların çözümü” için buyurduğu , o çok önemli öğüdü yöneticisinden işçisine , zengininden fakirine , zencisinden beyazına herkesin uyguladığını , sizce savaş olur muydu , sizce dünya bu halde olur muydu , sizce yoksulluk olur muydu hadi inanmayanı , anlamayanı geçtim bari iman etmişler uygulasa hala İslam alemi bu halde olur muydu.

Neydi peki o öğüt !

Muhakkak ki Allah , adaleti , iyiliği ve akrabaya yardımı emreder , dinleyip tutalım diye bizlere öğüt veriyor….

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr