18 Temmuz 2019 Perşembe
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İnsanlığı kurtaracak , öğüt ….

Yücel Alpay Demir

31 Mart 2016 tarihli yazısı

Durmuş diye bir delikanlı varmış,hem fakirmiş , hem de anasından başka kimsesi yokmuş

Para kazanmak için istanbula gitmeye karar vermiş , ne iş tutacağını bilmiyormuş ,bari uşak olayım demiş , kapı kapı iş aramaya başlamış , haftalar sonra ak sakallı , nur yüzlü Müstakim efendi adında bir ihtiyarın uşak aradığını duyup yanına varmış.

Elini öpmüş , uşak arıyormuşsunuz , beni alın efendim,demiş ….

Müstakim efendi,onu tepeden tırnağa süzmüş , nereli olduğunu sormuş, durmuşta köyden geldiğini  fakir olduğunu , borçları olduğunu , anasından başka kimsesinin olmadığını anlatmış….

Müstakim efendi Durmuş’u iyice dinledikten sonra ; ben seni yanıma alayım ama , çok para veremem senede 1 kuruş para , birde öğüt veririm demiş !

Durmuş gözlerini yerden kaldırmış ; ben nasihatı ne yapayım efendim , bana para lazım demiş ….

Müstakim efendide ; para sarf olur biter, yahut kaybolur ama insanın aldığı nasihat hiç bitmez , ölünceye kadar işine yarar demiş.

Durmuş ; Hayır efendim bana para lazım , öğüt lazım değil demiş , dışarı çıkmış , sokakta yalnız kalınca düşünmüş , acaba bu paradan kıymetli olan öğüt neydi diye, o gece merakından hiç uyuyamamış , sabah olunca çiftliğin yolunu tutmuş , müstakim efendiye gidip elini öpmüş ; vereceğiniz öğüdü merak ettim , size bir sene hizmet edeceğim demiş ….

Tam bir sene kitap odasını süpürmüş , bahçeyi bellemiş , su taşımış , merdivenleri yıkamış , camları silmiş , müstakim efendinin her hizmetini yapmış , nihayet bir sabah efendisi onu çağırmış ;  eline 1 yıl önce söz verdiği 1 kuruşu verdikten sonra , İşte oğlum,yanıma gireli tam bir sene oldu , kulaklarını iyi aç , öğüdünü vereyim demiş !!!

Emanete hıyanet etme ….

Durmuşun canı çok sıkılmış . efendim ben bu öğüdü zaten daha önce duymuştum demiş !!!

Duymuştun ama karşılığında bir bedel ödemediğin için senin için pek kıymeti yoktu , emanete hiyanet edenlerin hemen hemen hepsi bu sözü iyi bilir “ama yinede ihanet ederler” demiş .

            Durmuş çok içerlemiş , bir yılının heba olduğunu düşünmüş , işten ayrılmak istediğini söylemiş ;  annem hastaydı merak ettim gidip göreyim diye bahane uydurarak helallik istemiş.

Müstakim efendi ; pekala oğlum al şu hediyemi annene götür diyerek bir büyük somun ekmek uzatmış , bu ekmek sana emanet unutma sakın demiş!!!  durmuş hediyenin pahalı bir şey olmamasından tekrar içerlemiş ama belli etmeden peki efendim diyerek emanet ekmeği almış.

Para kazanamadığı için yayan düşmüş yollara , utana sıkıla kendi memleketine doğru giden bir kervana ilişmiş, olanları anlatmış kervandaki diğer yolculara , dalga geçmiş alay etmişler , karnını doyurup yanlarına aldıkları için tahammül etmiş tüm hakaretlere , bir gün yine çok acıktığını anlayan kervan yolcularından biri , annene götürdüğün ekmeği kır birazını ye demiş ,

Bizim durmuş çok acıktığı için önce kabul etmiş , torbasından çıkarıp tam ekmeği kıracağı esnada aklına bir yıl uğruna çalıştığı öğüt gelmiş ; emanete hiyanet etme !!!

Kıramamış ekmeği eli varmamış , annemin bu ekmek , “bana emanet demiş” , yine dalga geçmişler ama aç kalmasına gönülleri razı olmadığı için karnını doyurmuşlar , sevabına ….

Ormanlık bir yerden geçerken eşkiyalar çevirmiş her yanı ….

Eşkiyaların başı ; canını kurtarmak isteyen üzerinde , başında nesi var, nesi yok buraya bıraksın selametle yoluna gitsin diye haykırmış , kimse kaçamamış , heskes nesi var nesi yok vermek zorunda kalmış , senelerce binbir emeklerle kazanılan altın keseleri gümüş elmas hediyeleri daha bir çok şeyleri kaptırmışlar eşkiyalara ….

Durmuşa sıra gelince ; benim bir şeyim yok demiş ama inanmamışlar, bir güzel dövüp didik didik aramışlar , kervandaki herkeste yeminler ederek şahit onlunca , zaten dayaktan bitap düşmüş durmuşun 1 kuruşunu alıp atmışlar bir köşeye ….

Gurbet elde istanbulda yıllarca çalışıp bol para kazanan, yol boyu durmuşla dalga geçen herkes , aynı durmuş gibi evlerine on parasız dönmüşler.

 Durmuş’ta bükmüş boynunu oturmuş anasının yanına , anlatmış olanı biteni , anasıda niye para kazanmadın a oğlum diye darılacak olmuşsada Durmuş’un , kazansaydım ,yine eşkiyalara kaptırarak, elim boş dönecektim demesine ses çıkaramamış , “nasip değilmiş evlat” deyivermiş….

Zaten yorgunluktan bitap düşen Durmuş , epeycede acıktığı için annesinden müsaade alarak efendisinin annesine hediye yolladığı emanet ekmeği kırıvermiş sofrada !!!

 Kırınca şıngır ,şungur etrafa altınlar yayılmış ,  şaşırmışlar , emanete hıyanetlik etme! Öğüdü hatırından çıksaydı, yolda ekmeği kırınca altınlar meydana çıkacak ,sonra hemşehrileri gibi soyulacağını anlayan durmuş ,  efendisinin ne kadar büyük ne kadar akıllı bir adam olduğunu anlamış, gözlerinden yaşlar gelerek dualar etmiş , hakkını helal etmiş efendisine ….

Eminim kitaplarla aranız iyi olduğu için anlamışsınızdır , Ömer Seyfettinin kaleminden damlayan “3 öğüt isimli hikayeyi” , ruhu şad , toprağı bol olsun , Allah’ın rahmeti üzerine olsun Ömer Seyfettinin ….

Diyeceğim şu , hiçbir öğüt boşuna verilmiyor , biz kolay elde ettiğimiz , sürekli duyduğumuz öğütlerin kıymetini bilemiyoruz , her insanın hayat hikayeside , Durmuş’un ki gibi mutlu sonla bitmiyor , öğütlere kulak vermek , uygulamak ve iman etmek etmek gerekiyor

Bakın dünyanın haline neden yangın yeri heryer ?

Her yerde bombalar patlıyor , zengin fakir arasındaki fark matematikle izah edilemeyecek kadar fazla , “yönetenlerin adaletsizlikleri izah edilemeyecek kadar fazla” , oysaki yaradanın yolladığı kitaplardaki emirlerini dinlesek , peygamberlerinin öğütlerini uygulasak böyle olur muydu !!!

Hele bir düşünün her müslümanın her hafta duyduğu halde , ihmal ettiği , yeri ve göğü yaradanın “dünyadaki tüm sorunların çözümü” için buyurduğu , o çok önemli öğüdü yöneticisinden işçisine , zengininden fakirine , zencisinden beyazına herkesin uyguladığını , sizce savaş olur muydu , sizce dünya bu halde olur muydu , sizce yoksulluk olur muydu hadi inanmayanı , anlamayanı geçtim bari iman etmişler uygulasa hala İslam alemi bu halde olur muydu.

Neydi peki o öğüt !

Muhakkak ki Allah , adaleti , iyiliği ve akrabaya yardımı emreder , dinleyip tutalım diye bizlere öğüt veriyor….

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Ford Medicalpark BasiskeleSanayi
konak hastanesi Davetiyem