24 Ekim 2017 Salı
Yücel Alpay Demir

Yücel Alpay Demir

kocaeli@kopiservis.com.tr

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Brüksel Lahanası ….

Yücel Alpay Demir

24 Mart 2016 tarihli yazısı

Evvela siz saygıdeğer okuyucularıma tahmin edeceğiniz üzere popüler gündem gereği belçikanın 3.000 yıllık tarihinden ,  topraklarında yaşanan seksen yıllık savaşlardan , Fransız , alman ve Hollandanın belçikadaki hakimiyet çabalarından , coğrafi konumundan ve ekonomik alt yapısından bahsetmeyeceğim.

Çünkü belçikayı bilen bilir , bilmeyende kendisi gibi bilir ….

Belçika nüfusun yarıdan fazlası aşırı dindar Katolik , kalan kısmıda ateist desem , aradaki istikrarsızlığı anlatmış olurum diye düşünüyorum , az miktarda Müslüman , çok daha az miktarda Budist ve Musevi yaşayor belçikada , bir nevi özgürlükler ülkesi  ….

Biz belçikayı natoya girince tanıdık , nüfuslarına ve çaplarına bakmadan natonun kurucu üyelerinden yapılmışlar , belikli ağabey ülkelerin bunda stratejik bir çıkarı var bu ağabeylerinde Almanya ve Fransa olduğunu sizde biliyorsunuz ,  yani avrupanın demir çelik üretimini , silah sanayisini ve siyasi gücü paylaşan iki büyük ülkesi.

Onbir milyon nüfusu olan belçikada brüksel ve anvers dışında şehir denecek bölgesi yok desek yeri var , bizim ilçeler kasabalar gibi , ama milli geliri çok yüksek 36.000 doların üzerinde , bizim yaklaşık üç katımız , öyle aman aman bir işsizlik sorunuda yok ,  bu yüzden biraz tuzu kuru ülke diyebiliriz  , burunlarını nüfuslarına ve tarihlerine bakmadan başka ülkelerin iç meselelerine sokmalarının nedenide bu gereksiz özgüvenleri olsa gerek.

Belçika vatandaşı olan biri avrupanın her yerine şehirler arası seyahat eder gibi , gidip gelebiliyor ve ikamet edebiliyor olmasıda illegal faliyetler içerisinde olanlar için bulunmaz bir nimet.

Ben kendi adıma ilk kez sabancı suikastı sanıklarının saklandığı ülke olarak duydum isimlerini , daha sonra pkk ve dhkpc  terör örgütlerinin rahatça dernekleşebildikleri , cezaevlerinde eğitim almaya gelmiş erasmus öğrencileri gibi muamele gördüklerini , yakalanan terör zanlılarını istediğimizdede vermediklerini pişkin pişkin özgürlüklerden insan haklarından dem vurduklarını izlemiştim.

Hani şu pariste pkk nın sözde aktivist feminist görünümlü 3 kadın militanı öldürülmüştüya , işte onlarında asıl yaşadığı örgütlendiği parayı ve siyasi gücü elde ettikleri Belçika ve Brüksel olduğunuda belirtmenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Şimdi bunca edebiyatı neden yaptım onu arz edeyim , malumunuz hafta başında belçikada bombalar patladı , bir sürü masum insan öldü , bu avrpadaki ilk saldırı olmadığı gibi sonda olmayacak gibi duruyor , insanlık tarihi savaşın her türlüsünü gördü ancak son 30 yıl neredeyse tüm devletler terör örgütleri üzerinden birbirine ayar vermeye çalışıyor.

Terör örgütleride evsiz barksız yaşayan , dinin özü ile uzaktan yakında ilgisi olmayan , ser sefil yollarda ve kamplarda dünyaya gelen ailevi bağlılığı ve yarını olmayan milyonlarca insanın yaşadığı ortadoğudan fazlasıyla beslene biliyor.

Bende nacizane eli kalem tutan biri olarak yazabildiğim her şartta kendi ülkemi yönetenler başta olmak üzere tüm ülkeleri kast ederek şöyle söylemeye çalıştım , başka ülkelerin demografik yapısını bozmaya çalışanlar , siyasi yapısını değiştirmeye çalışanlar , bunun için örgütlere silah , para ve siyasi destek sağlayanlar  , taşlar yerinden oynayınca altından çıkacak envai çeşit zararlı haşerenin saldırısına mağruz kalacak ve bundan bizde olduğu gibi dünyanın her yerinde masum insanlar zarar görecek , maalesef bu saldırılarda bu planları yapanların bu örgütleri destekleyenlerin kendiler ve yakınları zarar görse daha adil olacak ama öyle her şey hemen olmuyor , inşallah ilahi Adaletin tecelli edeceğine iman etmekle birlikte , haddim olmayarak belçikayı bahane ederek ortadoğuyu yaşanmaz bir yer haline getiren tüm siyasilere bir deyim ile sözlerime son vermek istiyorum.

Vatandaşın biri evinde sevimli bir kuzu besliyormuş kuzu sürekli yaramazlık yapıp meee’lediği için misafir gelince zor oluyormuş , kuzunun sahibide çözüm olarak lezzetli lahanalardan evinde bulunduruyor , misafir gelince kuzuyu meşgul etmek için önüne bir kocaman lahana koyuyormuş , yine bir gün misafiri gelince kuzuyu balkona koyan ev sahibi önünede kocaman yaprakları olan bir lahana koymuş , kuzu lahananın yaprakları bitince sapı sert olduğu için yiyememiş ve başlamış meee’lemeye ses çok artınca misafir şaşkın şaşkın ev sahibine bakınca , ev sahibide espirili bir üslüpla olanı anlatmış ve şu veciz sözü söylemiş ….

Eeee lahanaya gelince kıtır kıtır , sapına gelince meeee….

Cennet gibi bir Dünyayı idare edemeyen siyasetçilere seslenmek istiyorum , lahanaların hepsi köksüz , sapsız “Brüksel lahanası değil” bizde olduğu gibi belçikada , fransada , 11 eylülde amerikada olduğu gibi sapına denk geliyor , lütfen bu coğrafyadan ve mazlum insanların üzerinden kirli ellerinizi çekin.

Ne verirsen elinle o’da gelir seninle ….

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ