17 Aralık 2017 Pazar
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Suç duyurusu işini de şova çevirdiler

Ozan Özgenç

14 Mart 2016 tarihli yazısı

Geçtiğimiz Cuma günü CHP İl yöneticilerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve bazı bakanlar hakkında savcılığa yaptıkları suç duyurusu, artık bu ülkede pekçok şikayetin siyasi şova dönmeye başladığını gösteriyor sanki.

Tamam, siyaset pek çok şeyi kaldırabilir.

Kamuoyu oluşturacak işler yapmak, partiyi, kişiyi gündemde tutabilir.

Hareketli olmak, ki Cengiz Sarıbay’ın CHP içinde çok hareketli bir başkan profili çizdiğini hep söylerim, tabanı taze tutabilir.

Ama...

Nasıl, Erdoğan’a yapılan her eleştiriyi, koştura koştura savcılağa götürmek yanlışsa...

Nasıl, bazı şikayetlerin makama değil, kişiye yönelik olduğu ayırtedilmeliyse...

Nasıl, hakaretle, eleştiri birbirinden ayrılmalıysa...

Siyasette şov ile icraat da birbirinden ayrılmalı.

Terör nedeniyle her semte bir şehit cenazesinin düştüğü...

Her akşam ana haber bültenlerinde bir terör haberinin, neredeyse haber klasiği olduğu...

Sadece Gölcük’te 45 günde 3 şehitin toprağa verildiği bir zaman diliminin ardından..

Ben, Cengiz Sarıbay’dan daha duyarlı bir siyaset beklerdim.

Dediğim gibi, kraldan çok kralcı, kendi kimliğini Erdoğan üzerinden var etmeye çalışan pek çok işgüzar, önüne geleni “Cumhurbaşkanı’na hakaret ediyor” diye savcılığa şikayet ediyor...

Hele, bütün Türkiye’nin gözü önünde Erdoğan’a diktatör diyen CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, sanki savcılar kör ve sağırmış gibi, sanki Cumhurbaşkanı’nın kendisi şikayet edemezmiş gibi bütün ilçelerce savcılğa verilmesi, kusura bakmayın ipe un sermektir.

Aynı şekilde, bugün CHP’lilerin yaptığının da bundan bir farkı yok.

Hepimiz terör nedeniyle birilerini suçlayabiliriz.

Tabi ki son 13 yılın hükümeti de, terörden ekonomiye, iç siyasetten dış politikaya eleştiri yöneltilecek birinci taraftır.

Ancak...

Şehitler üzerinden politika yapılmasını, terör üzerinden siyasi rant peşinde koşmayı açıkça doğru bulmuyorum.

Hepimizin ortak yarasını, bir kaç kişinin üzerine yıkmak hem adil değil, hem de doğru değil.

40 yıllık yarayı, dönemsel politikalara alet etmek ülkeye de, millete de, kimseye de bir şey kazandırmaz.

Bu şikayet, makul düşünen insanların gözünde, siyasi bir şovun ötesine geçmez.

Üstelik AK Partililer, “Diktatör dediğiniz Cumhurbaşkanı’nı bu sistemde şikayet edebilirken, hangi diktatörlükten bahsediyorsunuz.” derse, ne diyeceksiniz ?

İktidarın da muhalefetin de, ikide bir bakkala hesap yazdırır gibi savcılığa dilekçe yazması, adalete olan güveni arttırıyor mu acaba ?

İlla şikayet edecekseniz, “AK Parti’nin cemaat dönemini neden şikayet etmiyorsunuz?” diye merak edenlere ne dersiniz ?

BÖĞRÜME YEDİĞİM DİRSEKTEN ANLADIM

Geçenlerde, halk otobüsünde bir arkadaşla sohbet ederek eve doğru seyir halindeyiz.

Konu konuyu açtı, iş siyasete, oradan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a geldi.

Ben konuşurken, yanımdaki arkadaş arada bir dürtüyor beni.

“Dur, ne dürtüyorsun” diyorum, duruyor.

Konuşmaya devam ederken, arada dirseği böğrümü deliyor.

“Yahu, dur ne yapıyorsun?” diyorum yine..

Neyseki yol bitiyor da, nihayet iniyoruz aşağıya.

Arkadaşa, “Yahu, ne dürtüp durdun yol boyu. Böğrümü deldin.”, dedim.

“Biri duyar diye, uyarıyordum seni.” dedi.

Meğer, Cumhurbaşkanımızla ilgili yanlış şeyler söyleriz ya da yanlış anlaşılırız da otobüsteki birileri gider bizi şikayet eder diye beni susturmaya çalışıyormuş.

Donup kaldım.

Biz ne zaman birilerini eleştirmekten bu kadar korkar olduk ki?

Eğer halk otobüsünde, halk birbirinden korkar hale geldiyse, toplum psikolojisinde ciddi bir sıkıntı var demektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan için diktatör yakıştırmalarına hiçbir zaman katılmadım.

Eleştiriyle, saldırıyı ayrı bir yere koymak gerektiğine hep inandım.

Ama...

Hem Erdoğan karşıtlarının ikide bir yaptığı “otoriter”, “ diktatör” yakıştırmaları, hem Cumhurbaşkanlığı tarafından sıkça açılan hakaret davaları, belli ki toplumun psikolojisini bozmuş.

Erdoğan’a yapılan her eleştiri Cumhurbaşkanlığı makamına yapılmadığı gibi, hakaretler de eleştiri diye yutturulamamalı.

Zira, toplumun ruh hali iyiye gitmiyor.

Böğrüme yediğim dirsekten anladım. 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr