12 Aralık 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

İzmit Körfezi her şeye tanık

Ozan Özgenç

01 Mart 2016 tarihli yazısı

Şehrimizin tarihi ile ilgili eminim herkesin bildiği bir kaç şey vardır.

Lakin, bu şehrin hiç bir zaman unutmaması gereken, ortak bir kaderi paylaştığı çok özel tarihler var.

Onlardan birisi de 1 Mart 1958’de yaşanan, Üsküdar Vapuru faciası.

Biliyorum, özellikle dijital kuşağın pek bilmediği, halbuki kendi kuşağının enformasyona ulaşma konusunda sağladığı sınırsıza yakın imkanları kullanabilse, geçmişine dair pek çok ize rastlayacağı çağda, tarihimize çok uzak yaşıyoruz.

1 Mart 1958’de İzmit Körfezi’nde yaşanan facia, Türk denizcilik tarihinde yaşanmış en büyük kazalardan biridir oysa.

Çoğunluğu İzmit Lisesi ve Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan yüzlerce öğrenci ve sivil, bir Cumartesi günü okul dönüşü İzmit-Gölcük seferini yapan Lodos’un savurduğu ihtiyarlamış Üsküdar Vapuru’nun kollarında, İzmit Körfezi’nin derin sularına gömüldü.

O kazada bazı kaynaklara göre 300, başka kaynaklara göre 500 kişi boğularak yaşamını yitirdi.

O günlere dair fotoğrafları inceleme imkanı bulduğumda, gördüklerim karşısında bugün bile hezeyana kapılırım.

Her seferinde, o günün imkanlarıyla kurtarılmaya çalışılan insanların can hıraş çığlıkları kulaklarıma gelir.

Kurtarma imkanlarının yetersizliğinden, Körfez’e balık avlamak için çıkan balıkçı teknekelerinin ceset arayışları hüzünlendirir beni.

İşte en çok da, kazadan bir süre sonra bir balıkçı teknesinin ağlarına takılmış çinekopların, istavritlerin arasından sarkan kollar ve bacaklar, ağların arasından boynunu uzatmış o yüz hüzünlendirmiştir beni.

Öyle bir faciaymış ki yaşanan, hala daha o kazada kaç kişinin yaşamını yitirdiği muallaktadır.

İzmit Körfezi’nin, bu kentin sakinlerinin kaderinde ayrı bir yeri vardır.

Yakın tarihimizin en elim olaylarından biri olan 1999 depremi de adını, asıl merkezi olan körfezden alır.

Şehrin boynuna asılı bir mücevher gibi salınan İzmit Körfezi, aynı zamanda bir çok üzücü hadiseyi de içinde barındırır bu yüzden.

Ama suçu o güzelim mavi sulara atmak, 17 Ağustos depreminin suçunu fay hatlarının üzerine yüklemek kadar samimiyetsiz olur.

Yıllarca artan nüfus, sağlıksız kentleşme, deprem haritalarının yenilenmemesi, yapılan inşaatların deprem ihtimaline göre denetlenmemesi, 17 Ağustos sabahı yaşanan o doğa felaketi sonrası kaybettiğimiz binlerce insanın başlıca sebebidir aslında.

Ki, defalarca uzmanların, basının yaptığı uyarıların dikkate alınmadığı da bir gerçektir.

“Muhtemel bir facianın şahidiyiz...”

İşte, 1 Mart 1958 yılında yaşanan Üsküdar Faciası fotoğraflarını incelerken, gözüme ilişen bir küpür, ne denli kayıtsız bir toplum olduğumuzu bir kez daha hatırlattı bana.

O dönemlerin gazetelerinden Bizim Şehir gazetesi, olaydan yaklaşık 7 ay önce 17 Temmuz 1957 günlü nüshasında, “Bir facianın eşiğindeyiz” üst başlığıyla şu haberi manşetten paylaşıyor:

“İsfiap hacmi 600 kişi olan, Körfez’de işleyen vapurlara, 1000-2000 kişi dolduruluyor !”

“Tedbir bekliyoruz!” şeklinde yapılan habere rağmen, facia ile ilgili yapılan bir belgesele konuşan olayı yaşayanlardan bir kişi, 7 ay önce yapılan habere atıfta bulunarak, “Faciadan önce gazetenin yazdığı bu konuyu gündeme getiren bazı deniz işletmeleri çalışanları da, görevden alındılar. Kimse, bu uyarıyı dikkate almadı.” diyor.

Ne yazık ki, o gün tıka basa doldurulan Üsküdar Vapur’unda olduğu gibi, 17 Ağustos 1999’da kartondan evlerin yıkıntıları arasında da, 13 Mayıs 2014’te Soma’daki madenin metrelerce altında da hayatlarını kaybeden binlerce insanın müsebbibi hiç değişmedi:

İhmal.

Yıllar geçse ve tarım toplumundan, sanayi toplumuna, oradan bilgi ve teknoloji toplumuna da geçsek, ihmal havuzumuzda biriken suçlarımız da aynı oranda bize de bulaştı hep.

1Mart 1958’de hayatını kaybeden sayısı hala bilinemeyen ve belki de bedenlerine ulaşılamayan yüzlerce insanı, tıpkı 17 Ağustos 1999 gibi unutmamalıyız.

Bugün fotoğraflarından bile içimizin burkulduğu o karelerin sahibinin de, ünlü foto muhabiri ve fotoğraf sanatçısı Ara Güler’e ait olduğunu öğrendiğimde, onun hiç bir fotoğrafının bu kadar can yakmadığını düşündüm.

Üsküdar vapuru faciasının 58. yılında, bir daha benzeri olayları yaşamamayı diliyorum.

Yakınlarının acısını, kendi yakınım gibi paylaşıyorum.

Bugün o ihmal günlerine ait anıtlar yer alıyor şehrin kimi yerlerinde.

Hiç gerek yok oysa.

İçiniz açılsın diye kıyısında çayınızı yudumlarken, arada bir körfeze dikkatle bakmanız yeter.

O, herşeyin hatırasını, yüz yıllardır üzerinde biriktiriyor.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr