24 Ekim 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

“Türk tipi”nden, “Belediye tipi”ne

Ozan Özgenç

01 Şubat 2016 tarihli yazısı

Ben ulusal meselelere, yerel gazetelerde değinmeyi pek sevmem.

Lakin son zamanlarda daha bir yüksek sesle dillendirilmeye başlanan bir mesele var ki, bu konu genelden özele doğru, tümden gelimsel bir tarzda hızla, hepimize doğru ilerliyor.

Yerelde de bazı isimler tarafından, dile getirilmeye başlandı bile.

Kimi köşe yazarlarları, siyasetçiler tarafından vatandaşın kulağı ufak ufak delinmeye, bazı sivil toplum kuruluşları tarafından, konferans konusu seçilmeye başlanan mesele; “Başkanlık Sistemi” meselesi.

Öncelikle şunu açıklığa kavuşturalım.

Ben, bu konuda ahkam kesebilecek seviyede bir bilgiye sahip değilim.

Konu hakkında okuyup, yazmışlığım, biraz araştırmışlığım olsa da, ne uluslararası ilişkiler, ne toplum bilimleri, ne de yönetim bilimleri konusunda bir uzmanlık derecem yok.

O yüzden, meselenin ”iyi mi olur, yoksa kötü mü” kısmına dair hiç bir şey söylemeyeceğim.

Ama...

İki konuya dikkat çekmek istiyorum:

Birincisi, 7 Haziran seçimleri öncesi AK Parti’nin seçim yatırımlarından biri gibi gündemde tutulan “başkanlık” meselesinin, 1 Kasım’da gündeme getirilmediğini hepimiz biliyoruz.

Peki, AK Parti’nin 7 Haziran’da kullanılıp, 1 Kasım seçim beyannamesinde yer almayan başkanlık konusu, 1 Aralık’tan sonra, neden tekrar gündeme getirildi ?

İkincisi, Başkanlık meselesini, belediye başkanlığıyla açıklama gayretini biraz manidar bulduğumu söylemeliyim.

Önce AK Parti’nin milletvekili adaylarından Halit Çokan’ın, ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın, “Başkanlık sistemi, belediye başkanlığının aynısı” sözlerini işitmeye başladık.

Bir fikrim olmasına rağmen, sözlerimin başında belirttiğim gibi, ben Türkiye için parlamenter sistemin mi, yoksa başkanlık sisteminin mi daha iyi olacağına dair ahkam kesemem...

Ama hem kendi, hem de toplum adına bazı cevapları arayabilirim:

Sayın Cumhurbaşkanımız’ın, “Konu hakkında millet karar vermeli” dediği  başkanlık sistemi hususunda, 7 Haziran’da AK Parti’nin kullandığı seçim argümanları arasında yer alan konu, 1 Kasım’da neden kullanılmadı, 1 Aralık’ta niçin gündemimizde ?

Bu durum, başkanlığa karşı olanların 7 Haziran’a atıfla; “Milletin kararı, kendi istedikleri karar oluncaya kadar, doğru kabul edilmiyor” tezini meşrulaştırması bakımından, dikkate değer bulunabilir zira...

Başkanlık sisteminin, belediye başkanlığına benzediği meselesine gelince, açıkçası burada bir yanılsama yaratıldığını düşünüyorum.

Ülkemizin bugününü ve geleceğini doğrudan etkileyecek bu gibi hususlarda, dün olduğu gibi bugün de, daha şeffaf ve açık konuşulması taraftarıyım.

Zira, Sayın Cumhurbaşkanı’nın kişisel oy potansiyelini kullanarak, milletin üzerindeki inandırıcılığı üzerinden ne olduğu tam olarak ortaya konmamış bir yönetim sisteminin, kamuoyuna “belediye başkanlığı gibi” sunularak basite indirgenmesi, bana işi biraz oldu bittiye getirme teşebbüsü gibi geliyor.

Ben de egemenliğin millette olduğu, ülkeyi halkın yönettiği bir yönetim modelinden yanayım lakin, milletin her konuda uzman olmadığı da bir gerçek.

Bu sebeple kendisini temsilen, ortaya koyulan projelere göre seçtiği bir meclis ve o mecliste uzman kişilerce oluşturulan hükümetler vardır.

Bu sebeple, çitçinin kaç hektar alana ne kadar soğan, patates ekeceği, gübrenin nev’i falan, çiftçiye bırakılmaz, Tarım Bakanlığı’nın politikalarına göre uzman kişilerce belirlenir.

Konuyu bilmeyenler için, drenaj problemli alanlara ıslah uygulaması sonrası patates rekoltesi ne ifade ediyorsa, başkanlık sistemi de, patates gibi adı dışında konuyu bilmeyenlere aynı şeyi ifade ediyor.

Bu yüzden, dilerim bu Türk tipi başlayıp, belediye tipine dönen başkanlık sistemi hususunda, birileri doğru düzgün yapılmış bir çalışma ortaya koyar.

Bu konuda en büyük görev, başta ana muhalefet partisi olan CHP olmak üzere, tüm muhalefete düşüyor aslında.

Parlamenter sistem ile başkanlık sisteminin arasındaki farkı, hangi sebeple hangisinin ülkemize daha uygulanabilir olacağını bilimsel olarak ortaya koymalılar ki, millet de iktidarın önüne koyduğu projeyi karşılaştırıp, değerlendirebileceği bir alternatif görsün.

Doğru muhalefet, her projeye karşı “istemezükçülük” yapmak yerine, iktidarı millet adına denetleyip, alternatifler geliştirmekle olmaz mı ?

Hadi, daha ne duruyorsunuz ?

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ