24 Ekim 2017 Salı
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Basın Onur Günü’nü kutlarken...

Ozan Özgenç

18 Ocak 2016 tarihli yazısı

Cumartesi günü Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği 16 Ocak Basın Onur Günü kutlamaları vardı.

Ben de, ilimizden pek çok gazeteci gibi Kasr-ı Hümayun’daki (Av köşkü) törene katıldım.

Cemiyet Başkanı Çetin Gürol’un büyük emek verdiği her halinden ortada olan, gayet güzel bir organizasyon oldu.

Çetin Gürol’u ve yönetimdeki arkadaşlarını, verilen emek nedeniyle kutlamak gerekir.

Törene Bakan Işık, Vali Güzeloğlu, Başkan Karaosmanoğlu, Rektör Hülagü, Emniyet Müdürü Yarımel, Gazeteciler Federasyonu Başkanı  Karacan, Başsavcı Küçük kentin üst düzey bürokratları da katıldı.

AK Partili vekiller Zeki Aygün, İlyaz Şeker, Cemil Yaman ve AK Parti İl Başkanı Ceyhan da törende yer alırken, MHP ve CHP’den hiç bir temsilcinin olmaması dikkatimi çekti.

Törende konuşan herkes, basının kent ve genel olarak demokrasi, özgürlükler açısından önemine vurgu yaparken, Sabahattin Ali’nin, “Hayatta hiçbir şeyin düşüncelerdeki kadar harikulade olamayacağı” sözü geldi aklıma.

Siyaset, ticaret, medya, din, hukuk; hülasa toplumun tüm katmanlarının iyi ya da kötü kullanıldığı, doğru ya da yanlış işlere sahne olduğuna dair çok sayıda örnek verilebilir.

Hepsi için de, olması gerekenler sıralanır, ahlak, nesnellik, kalite üzerine güzellemeler yapılır durur.

Bu törende de bunlar bolca dile getirildi.

Ben basın için en önemli ve zor işin, basının onurunu korumak olduğunu düşünenlerdenim.

Çünkü gazetecilik, adaleti sağlamaya yönelik gerçekleri ortaya koyma sorumluluğu bakımından, biraz da yargı mekanizması gibi çalışır.

Gerçekleri tüm yalınlığıyla, olduğu gibi ortaya koymak, araştırmalarıyla haksızlıkları yayınlamak gibi tarafları vardır.

O yüzden, ayrıca desteklenmesi, farklı bir değer gösterilmesi gerektiğini düşünürüm.

Belki bugün basının bu yönünden çok, özellikle onu kendi propaganda aracı olarak kullanan siyaset ve ticaretin yandaş, candaş tanımlamalarıyla okuyoruz ancak gerçek gazetecilik inanın bu değil.

Ancak çok zor koşullarda, büyük masraflarla, pek çok kişiye ekmek kapısı olan medya kurumlarının, ayakta durabilmesi için devletin de desteği şart.

Keşke elektrik faturası dahil, pek çok alakasız yerden TRT’ye aktarılan paylar, yerel medyaya da aktarılabilse derim.

O yüzden, gazetecilik şöyle güzel, böyle ahlaklı, öyle bağımsız olmalıdan çok, bir gün herkese lazım olacak olan adaleti sağlayacak kurumlardan basına, hakiki destek vermeli.

Yargının bağımsızlığı ne kadar önemliyse, basınınki de okadar önemli.

YENİ TÜRKİYECİ AKADEMİSYENLER NEREDE ?

Malum son günlerin konusu, Barış için Akademisyenler İnsiyatifi’nin imzaladığı ve yoğun tepki gören bildirge.

Bu bildirgede devlete ve kurumlarına yönelik bir çok suçlama, özellikle insanların bölgede sistemli bir devlet saldırısına uğradığına dair ağır ithamlar var.

Her şehirden olduğu gibi, Kocaeli’den de bazı akademisyenler bu bildirinin altına imza atarken, hem tepki gördüler hem de savcılık tarafından gözaltına alındılar.

Gözaltılar doğru mu yanlış mı tartışması bir tarafa, ben pek çok art niyet içermesine karşın ortaya konan fikirlere karşı fikirlele oluşturulmuş, özellikle STK’ların altında imzasının olduğu karşı bir bildirinin, böyle bir ortamda daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim.

KOÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Bekir Çakır’da bir akademisyen ve o hafta sonu yapılan Kocaeli Fikir Kulübü kongresinde, akademisyenlerin açıklamalarını içine sindiremediğini söylüyor.

Hatta, bu bildirgeye imza atan bazı KOÜ’lü akademisyenlerin, KOÜ’yü düşürdükleri durumu kabullenemediğini, KOÜ’nün bunu haketmediğini söylüyor.

Bir başkası sosyal medyadan bir açıklama yaparak, itidah çağrısı yapıyor...

Yani, bundan mutlu olmayan akademisyenler de var lakin bireysel...

Kollektif bir bütünlük, herzamanki gibi yok.

Ama, bir arkadaşımın yayınlamaya cesaret edemediği, “Lafta Yeni Türkiyeci akademisyenler nerede?” temalı  yazısındaki, o soruyu soranlar da yok değil.

Tabi buradaki “cesaret edemediği” kısmına da, ayrı bir not düşmek isterim...

Bilim yuvası üniversitelerin, siyaset ve ideoloji eleğinden süzüldüğü kadarıyla ürettiği ilmin, Türkiye’yi nasıl bir geleceğe taşıyacağı sorusu da, zihinlerde pekala olabilir...

Bilmiyorum, haklı  sorular mı değil mi ?

Bunun takdiri de, bizlere kalıyor...

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ