23 Ekim 2017 Pazartesi
Ozan Özgenç

Ozan Özgenç

oozgenc@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kışın erik veren ağaç sendromu

Ozan Özgenç

22 Aralık 2015 tarihli yazısı

Oldum olası, bu mesleğe başladığım ilk günden beri şiarım, adil olmaktır.

Zaman zaman kullanır, bu fikrimi bazı köşe yazılarımda kullanırım.

Tekrara düşmekten kaçınmadan, tam da bugünlerde ihtiyacımız olan bir hatırlatma olarak kullanmakta yine yarar görüyorum.

Çünkü içinde yaşadığım toplumu izlediğim gibi, bir gazeteci olarak içinde bulunduğum mesleği icra edenleri de takip etmek durumundayım.

Biliyorsunuz, Sözcü gazetesi önceki gün AK Parti Kadın Kolları’nın artık eski üyesi olan bir hanımefendinin adının karıştığı, usulsüz bir atama tezgahı haberi paylaşmıştı.

Biz de il başkanlarının görüşlerini de alıp gerçek ve doğru bilgiyi paylaştık.

İlgili hanımefendi de zaten istifa etti.

Dün de söyledim, istifası erdemdir diye.

Onca yanlış içinde, bir doğrudur.

Ancak, konuya giriş sebebim olan basın özgürlüğü ve adaleti konusu, haberin dışında ayrı bir haber konusu.

Çünkü,olayı AK Parti üzerine yıkmaya özellikle çalışan medya grupları olduğu gibi, hiç yokmuş gibi davranan, ulusal basında gündem olmuş bir haberin yerine, “İzmit’in çınarları”,”Kışın erik veren ağaç” haberini sürmanşetten vermeyi yeğleyen medyamız da var.

Hadi bakalım, çıkın işin içinden.

Derken dün bu olayların tam üstüne, Kocaeli Üniversitesi’nden iki öğrenci, basın özgürlüğü üzerine bir araştırma yapmak için geldiler.

Kocaeli’de basının özgür olduğuna inanmıyorlarmış.

Onlara da söyledim, burada bir kez daha tekrarlamakta yarar var.

Benim düşünceme göre, “özgür basın” diye bir şey yoktur ve olamaz.

Ama adil basın diye bir şey var olabilir.

Herkes bir düşüncenin, ideolojinin yahut kaygısızlığın bile tarafı olabilir.

Kendi düşüncesini sayfalarına taşıyıp, onun doğruluğu üzerine inandığı haberleri koyabilir.

Ekonomik nedenlerden ötürü, bir kurumun ya da siyasi görüşün propagandasını bile anlayışla karşılayabilirim.

Ama kimse, haksızlığı, adaletsizliği saklamaya, boğazı için, midesi için kul hakkı yenmesine göz yumamaz.

İşte burada devreye adalet girer.

Basın özgürmüş, değilmiş, taraflıymış, bunlar aslında sadece yaşadığımız yüzyılın değil, yazının bulunuşundan itibaren tüm tarihin umut ettiği bir ütopyadır.

Ama adalet hem kişinin, hem de mesleğin ahlakı, namusu açısından önemlidir ki, bunu kaybeden her şeyini kaybeder diye düşünürüm.

Zira bugünki tarzı yüzünden otosansür yaparak korumaya aldıkları kişi ya da kurumlar bile, bir gün gelir onların bu yapısından dolayı kendilerini terkeder.

Dolayısıyla dün yaşananları ya da daha önceden yaşanmış olanları, kendi çıkarına aykırı olduğu için görmezden gelenleri, tüm okurların da bir gün görmezden geleceğine inanıyorum.

Eğer bir gazete herkesin evine, kahvehanelere, çay ocaklarına girmişse, bu onun halk nezdinde güvenilirlik ve adaletli olduğu kanısının hakim olmasındandır.

Değilse, zaten giremediğini hepimiz bilmiyor muyuz?

Kışın erik veren ağaç sendromu, gazeteciliğin en büyük düşmanıdır yani bu yüzden.

Yoksa basın özgürlüğüymüş, taraflı yazıyormuş  falan hikaye. 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ