21 Ekim 2017 Cumartesi
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

AK Parti’deki AKP’liler

Hayrullah Demiray

09 Kasım 2015 tarihli yazısı

Aslına bakarsanız zaman zaman çok farklı şeyler yazmak ve söylemek istediğimde o anda ya sosyal medyada paylaşılan bir yazı ya da bazı yazarların yazıları imdadımıza yetişiyor.

Bu günde gerçekten öyle bir gün.

Seçim bitti herkes oyunu verdi.

Ülke gerçekten rahatladı.

En azından bazı şeyler sonlandı.

Piyasalar rahatladı.

İşler biraz daha iyiye gidecek gibi.

Lakin düzelmesi gereken bir şey daha var.

Orada da yıllardır yazılarını gerçekten beğendiğim bir isim Abdurrahman Dilipak’a kulak verelim.

AK Parti’deki AKP’liler

“AK Parti şimdi, önce kendi içindeki derin devletin adamlarını, paralel yapının adamlarını, mafya bozuntularını, şahsi menfaatlerini memleket davasının üstünde görenleri ayıklaması gerek.. Önce parti teşkilatı arındırılmalı, sonra yerel yönetimler, bürokrasi ve parti grubu..

Kavakçı’nın seçim kampanyasına destek vermek için 80 yaşındaki eski bir politikacı parti toplantısına geliyor, arkadan yeni yetme, yakışıklı, sonradan görme bir tip; “bu dinozorları buraya kim çağırır bilmem ki” diyor..

Abes!

Kim bu adamlar. Bu gerizekalıları kim partinin vitrinine yerleştirir ki.. Senden bir şey mi istiyor, o yaşında sadece dua etmek için, duaları ile süslediği günlere yaklaşmış olmanın sevinci ile o yaşında size destek vermeye geliyor.. Sadece dostluğunu göstermek için kalkıp gelmiş birine söylenecek bir söz mü bu.. Eeee sucuk reklamına gelin kaynana rekabetini yüklerseniz olacağı bu.. O firmada aklı başında kimse yok mu? O reklam ajansı hangi dünyada yaşıyor. O zaman ben size nasıl güvenebilirim ki.. Arıyorsunuz ilgilisine bağlamıyorlar, adınızı soyadınızı bırakıyorsunuz, telefonunuzu bırakıyorsunuz, uyarmak için, geri dönmüyorlar bile, nasıl bir halkla ilişkilerse..

Başörtülü bir hanım başından geçen bir olayı anlatıyor. Yanındaki jipe binmiş, sonradan görme başörtülü genç bir hanım yalpalayarak gidiyor. Kırmızı ışıkta durunca normal bir arabada giden hanım genç kıza, “kızım daha dikkatli araba kullansan” diyor.. Küstah hanımefendi, “araban kadar konuş” diyor. Sözün ilk sahibi, “kızım bu arabayı ben kendi paramla aldım, sana o arabayı kim aldı” diyor, basıp gidiyor.. Bunlar haramzade..

Bunlar hacca da gidiyor, namaz da kılıyor, ama bu ibadetlerin kendilerine yükledikleri sorumlulukların farkında değiller. Artık cemaatin aktif bir üyesi değiller, 5 yıldızlı otellerde günler düzenleyip, şıklık yarışına giriyorlar. Zaten konsept evlerde yaşıyorlar.. Camileri bile ayrı. Bayramda Yunan adalarında tatile gidiyorlar.. Kam alıyorlar dünyadan.. Hayatlarında çile, hüzün yok. Haz var, zevk var, eğlence var, heyecan var..  Mütrefin bunlar..

Sahi bu sonradan görmelerle halimiz ne olacak..

Tamam, bunların sayısı çok değil ama, bunların sesi daha yüksek çıkıyor.. Bunlar öne geçiyor, bu tipler daha çok itibar görüyor sanki.. Bunu görelim ve tedbir alalım.. Bunlar ağaç kurdu, bunlar sırtımızdaki kambur.. Bunlar parazit. Aşağılık tipler bunlar.. İyi gün dostları bunlar, karagün değil. Zor günde sizi satarlar.. Brütüs soyu bunlar..

Bunların sayısı çok değil, ama bir kere kovanın dibi delindi mi, su tutmaz.. Bunlar müfsit tiplerdir.. Bulundukları ortamı ifsat ederler..

Çocuklarınız artık dergahlara değil, NLP seminerlerine katılıyor, meditasyon yapıyor, yaşam koçları onlara yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat vaad ediyor, ağızlarının tadını kaçıran ölümü hatırlamak bile istemiyorlar. Güzellik salonlarından ve moda merkezlerinden çıkmıyorlar. Tıka basa yiyorlar sonra da zayıflamak için plates salonlarında spor merkezlerinde ömür tüketiyorlar..

Bu tiplerin artık psikolojik danışmanları olmasa sanki intihar edecekler ya da alkol, uyuşturucu kullanacaklar, sapıtacaklar.. Öyle bir çevreleri var. Çoğu üniversite mezunu. Dün bunların bir kısmı Gezi’deydi. Liberal takılıyorlar, çevreci geçiniyorlar. Dinlerinden çok vicdan sandıkları nefislerinin sesini dinliyorlar. Çile yok, zevkleri var.. Din dedikleri, kültür, gelenek gibi bir şey. Biraz ritüel, biraz ikon, biraz ezoterizm, ruh, insan, cin, keramet vs.. Muharrem’de aşura, Ramazan’da güllaç yemek gibi bir şey.. Sonuçta alameti farikaları, ayırt edici özellikleri kaybedilmiş bir din geliyor. Dine karşı bir din bu..

Herkes böyle değil. Ama yükselen akım bu. NLP, aile danışmanlığı, stres yönetimi, psikolojik danışmanlık, ipnoz, ruh çağırma seansları, etkili konuşma, başarı ve mutluluk, doğayla uyumlu yaşam derken uçup gidiyorsunuz.. Mistik ya da radikal bir din anlayışından yola çıkanlar da sonunda yine aynı kapıya çıkıyorlar..

Bu kirli oyuna karşı gençlerin de, ailelerinin de çok dikkatli olması gerek.. Basının, STK’ların da aynı şekilde dikkatli olmaları gerek...

Selâm ve dua ile.”

Bu yazının altına imzamı atarım…

Hem de canı gönülden..

Bunlardan birileri vazgeçmeli.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ