19 Ekim 2017 Perşembe
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Bu acımız hep taze kalıyor

Hayrullah Demiray

17 Ağustos 2015 tarihli yazısı

Her yıl bir kez daha acımızın tazelendiği belki de başka bir olay yoktur.

Tam 16 yıl bitti 17 senesine girdik.
17 Ağustos 1999 yılında Kocaeli ve Marmara’da büyük acılar yaşandı ama Kocaeli bu acıları en derinden yaşayan illerden bir tanesiyiz.
Çevre illerde de bu konuda acılar yaşandı ama Kocaeli’de mutlaka herkesin ya en yakınında ya da biraz uzağında bu acılar yaşandı.
Şimdi düşündüğümde o yıkım yine gözlerimin önüne geliyor.
Elbette bizler inancı olan insanlarız, bu da Allah’tan geldi ama insanoğlu gerçekten de o acıyı yaşayınca ve birde sevdiklerini en yakınlarını kaybedenler aklımızı yitirecek gibi olduk.
Bu acının gerçekten de tarifi mümkün değil.
Her yıl 17 Ağustos yaklaşınca yine içimizi bir hüzün kaplıyor.
Her yıl bir kez daha o acıyı derinden hissediyoruz.
Aslında bu acılardan esas olan ne gibi dersler çıkarıyoruz.
Acaba bu yaşadıklarımızdan ders çıkardık mı?
Bakıldığında bu acıların bu gün unutulduğunu düşünüyoruz.
Neden diyecek olursanız, sadece anma etkinlikleri ile geçiştirilecek bir zaman dilimi olmaya başladı.
Uygulamalara ve yapılanlara baktığınızda bu konuda bugün ciddi şeyler yapılmıyor.
Bir çok bina inşa ediliyor ama bu binalar tam olarak denetlenmiyor.
Birkaç özel firmanın insafına bırakılmayacak kadar aslında önemli bir konu olduğunu biliyoruz ama maalesef bunların önlemlerini almıyoruz.
İşte bu nedenle bu konunun önemine binaen yetkililerin üzerine düşmesi gereken bir konu olduğunu unutmamak gerekir.
Asrın felaketi depremde insanları aslında deprem değil binaların öldürdüğüne şahit olduk.
Elbette Allah’ın takdiri, ona bir şey demiyoruz ama şunu unutmamak lazım.
Önce önlemini alıp sonra her şeyi Allah’ın takdirine bırakmak gerekir, bunu da unutmamak lazım.
Yoksa her hangi bir önlem almadan her şeyi Allah’ın takdiri deyip geçmesi de kendisini küfre sürükleye bilir.
O nedenle bizlerin insan olarak görevi bütün önlemlerimizi aldıktan sonra gerisini Yüce Mevla’ya bırakmak en güzel davranış biçimi olduğunu unutmamalıyız.
1999 Depremi’nde herkes mutlaka bir ya da birkaç yakınını hakka uğurladı.
Bizler ailemizden tam 5 kişi yi hakka uğurladık.
Abim Hüseyin Demiray, yengem Canan Demiray ve yeğenlerim Seyit Abdulkadir Geylani, Serhat ve Sercan Demiray; evet dile kolay tam beş kişi.
Evet gerçekten de bu acının tarifi yok, her yıl yeniden bu acıyı yaşıyoruz.
Bence önemli olan bu anmaları tabiî ki yapalım ama bu acıyı unutmamak için başka önlemleri de birlikte almalıyız.
Yoksa sadece belli etkinliklerin yapılmasının çok ta bir anlamı yok.
Bazen yapılan etkinliklerde aslında o zamanın ruhuna uygun olmuyor.
İşte bundan da uzak durmalıyız.
Bir kez daha öncelikle kendi ailemizden ebediyete uğurladığımız depremde kaybettiğimiz abim yengem ve üç yeğenima ve diğer bütün o dönem kaybettiklerimize bir kez daha yüce Mevlam’dan rahmet diliyorum.
Bu acıların bir daha yaşanmaması temennisi ile ama ne zaman ne olacağını bizler bilemeyiz.
O zaman bizlerin görevi.
Bu konuda önlemlerimizi almak.
Saygılarımla…

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ