22 Ekim 2017 Pazar
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Geçmişten günümüze ramazan

Melek Engin Aktemur

30 Haziran 2014 tarihli yazısı

Bir ramazan ayına tekrar eriştik elhamdülillah.Müstesna aylardan olan bu ayın bin aydan daha değerli olduğu bilinciyle değerlendirmek ve kendimize biraz daha çekidüzen vermek için iyi bir fırsat aynı zamanda. Uzun ve sıcak günlerde sadece ve sadece Allah’ın rızası için tutulan oruçlarda bir lokma ekmek ve bir yudum suya muhtaç olan insanları eminim daha iyi anlayacak ve merhamet duygularımız coşacak. Empati kurmak için ve kendi gönül alemimizi sorgulamak için buna ihtiyacımız var.
Gelin isterseniz biraz da eski ramazanlardan söz edelim.Osmanlı’da çok güzel ramazan gelnekleri olduğunu biliyoruz.Ne yazıkki günümüzde bu adet ve gelenekler yerini farklı uygulamalara bıraktı.
O dönemde astroloji ilmi ilerlemediği için hilali gözetleme işini yapanlar iki şahitle beraber ramazan ayının başladığını haber verir ve yüklü bir bahşiş alırdı.
Fatih dönemi sadrazamlarından olan Mahmu Paşa’nın başlatmış olduğu ‘diş kirası’ uygulaması,zengin ve varlıklı kişilerin iftarlarda yoksul ve ihtiyaç sahiplerine dağıttığı hediyenin adıydı.
Dileyenin davetsiz olarak gittiği bu iftar sofralarında pilav üzeri nohut yemeğinin yeri başkaydı.Nohut büyüklüğünde yaptırılan altından nohutlar kimin dişine değerse onun olurdu.
Konaklarda iftar yemeğinden sonra her misafire diş kirası adı altında hediyeler dağıtılırdı.Kadife keseler içinde para,saat,değerli taşlardan yapılma tesbihler ve tütünlükler hediyelerdendi.
Osmanlı’da ‘zimam defteri sildirmek’ de çok ince,çok güzel bir adetti. Herhangi bir bakkal,manava gidilir ve veresiye defteri açtırılır ve o sayfadı adı yazılı kişinin borcunun tamamı ödenirdi.Bunun en güzel yanı her iki tarafında birbirini tanımıyor olmasıydı.
Bir diğer uygulaması ise fırınlarda ‘askıda’ ekmek uygulaması. Fırına gelen müşteri ekmeği aldığında ‘iki ekmek askıda’ der parasını öder giderdi. İhtiyaç sahibi olan ise ‘askıda’ ekmeğini alır ,böylece sosyal bir yardımlaşma ağı kurulmuş olurdu.
Cami ve türbe avlularında bir buçuk iki metre yüksekliğinde mermer bir sütun üzerinde ortası oyuk taşın içine hayırhah kişiler sadakalrını koyarlardı. Gece olduğunda ihtiyacı olanlar oradan ihtiyacı kadarını alırdı. Bu taşlara sadaka taşları denirdi.
Ramazan ayı boyunca hiç bir sancakta asayişi bozacak suç işlenmediği haberi verilirdi ASİTANEYE .
Bütün bu ince davranışlar ALLAH içindi. Onlar bu inceliklere fazlasıyla vakıftılar. ‘Sağ elin verdiğini sol el bilmemeli’ hadisi şerifi buna en güzel örnekti. Yaptığı iyiliğin karşılığını kendi gibi bir şeyden beklemiyor ve ahireti için yatırım yaptığını biliyordu ecdadı.
Zamanımıza dönersek, ecdadın torunları, atalarının izinde ,adımlarını takip etme yolundalar.Kurulan vakıflar ,sosyal yardımlaşma derneklaeri gayet güzel işlere imza atıyorlar.Bu Ramazan ayında yine garip ve muhtaçların yüzü gülecek ve onlarında İNSAN oduğu hatırlanacaktır. Gönül isterki sadece Ramazan ayında değil yılın oniki ayındada hatırdan çıkmasınlar.Bu duygu ve düşüncelerle herkesin huzurlu bir Ramazan grçirmesini diliyorum.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ