22 Ekim 2017 Pazar
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Toplum neden bu kadar ayrıştırılıyor?

Hayrullah Demiray

26 Mayıs 2014 tarihli yazısı

Toplumda her geçen gün insanların birbirine olan güveni yok olup gidiyor. Sebebi de hem siyasilerin anlamsız konuşmaları, hem de toplumda herşeyi kargaşa unsuru haline getiren bazı çevrelerin varlığı. ülkemizde özellikle son dönemlerde baş gösteren huzursuzluğun kaynağına baktığımızda, toplumda örnek alınması gereken insanların bile kullandığı dilin ne kadar anlamsız ve düzeysiz olduğunu görmekteyiz.

 

İnsanlar bu nedenle hayatlarını kaybediyor ve belki de bazılarının hiç suçu günahı yokken yani yoldan geçerken bazılarının ise birileri tarafından kandırılarak olayların içerisine çekilmesiyle olaylar farklı şekillerde gelişiyor ve bunun sonucunda da daha gencecik yavrularımız bazen de hayatının baharında insanlarımız hakkın rahmetine kavuşuyor.


Bana göre bunun da en büyük sebebi insanların anlamsız konular yüzünden birbirlerine karşı yürüttükleri düşmanlıktan kaynaklı ve toplumun örnek alması gereken kişilerin bile bu olayların üzerine yorum yaptıkları anda bile söylemlerini kin nefret ve düşmanlık üzerine kuruyor olmalarından kaynaklanıyor.


Maksatları ne olursa olsun ama toplumda yaşanan karmaşanın ya da huzursuzluğun ardından konuşulacak ya da tartışılacak mevzuların bunlar olmadığını unutmamak gerekir.


Toplumun birleştirilmesi için acilen herkesimin önce dönüp kendisini bir hesaba çekmesi gerekir.
Hem iktidar hem de muhalefet sivil toplum kuruluşları her kim olursa olsun yani toplumun her kesiminin bu olaylardan sonra bir muhasebe yapması gerekir ve hatayı hep başkalarında değil de biraz da kendimiz de aramamız gerekir diye düşünüyorum.


Çünkü bu ülkeyi bir gemi olarak düşünmemiz ve ona göre davranmamız gerekir.
Nitekim okyanus da yol alan bir gemi düşünün içerisinde yüzlerce ya da binlerce yolcu var.
İçerisin de her dilden ve dinden insanın bulunduğu o an geminin gideceği limana gitmesini mi tercih ederiz yoksa kimin öleceği belli olmayan bir sona doğru gitmesini mi isteriz?


Herhalde bu soruya herkes aynı cevabı verecektir ve aklıselim hiçbir insanın o gemiyi batırmak için uğraşacağını zannetmediğimiz gibi bugün ülkemizde yaşananlara baktığımızda verilen örneklerin bu doğrultuda olması gayet normal olsa gerek.


Neticede bu ülkenin içerisin de birlikte yaşıyoruz evlerimiz kapılarımız bir birine bakıyor.
Cenazelerimiz yan yana toprağa veriliyor.
Ülkemizin herhangi bir yerinde bir acı yaşansa hiç tanımadığımız insanlar için bile gözyaşı dökebiliyoruz.
E o zaman paylaşamadığımız nedir?
Aslında ben söyleyeyim mi. Üç günlük olan dünyalıklarımızdan başka bir şey değildir.
Şimdi diyeceksiniz ki belki, e o zaman çalışmayalım. Hayır elbette çalışacağız dünyalıkta kazanacağız ama her eline fırsat geçiren bir başkasının rızkını kesmek için mücadele etmemeli.
Herkese rızkı veren Allah olduğunu unutmamak gerekir.


Neden diyeceksiniz öncelikle Allah her insanın rızkını çalıştığı ölçüde verir.
Çünkü bu dünyanın bir imtihan dünyası olduğunu unutmamak gerekir.
Toplumdaki huzursuzluğun kaynağına baktığınız zaman maddi olanaklar ve maddi durumlardan çıktığını göreceksiniz.
İşte burada da devreye adaletli olmaları gereken insanların adaletli davranmadıklarını görmek bizleri üzmektedir.


Ha şunu da unutmamak gerekir. Hemen hemen bütün toplumlarda iktidarı elinde bulunduranların toplumda hep kendi belli zümreleri korumalarından ve kollamalarında huzursuzluk çıktığını ve bazılarının da yapılan herşeyi huzursuzluk çıkarmak için bahane saydığını da unutmamak gerekir.


Yani herkesin bazı şeyleri yapmak için hep bir bahanenin arkasına saklandığını görüyoruz.
Onun için her kes aklını başına devşirmesi gerekir.
Siyaseten yapılan haksızlıklar son bulmalı.
Toplumda oluşan hassas dengelerin tekrar yerine gelmesi bana göre siyasilerin kullandığı dil ile alakalı bir durum.


Onun için de toplumda siyasilerin suçu olduğu kadar bizlerin suçu yok mu elbette var Rabbim bizlere akıl fikir ihsan eylemiş ve bunu da istediğimiz gibi kullanmak ve yönlendirmek için irade de vermiş ve istediğimiz de istediğimiz şekilde kullanıyoruz.


Madem öyle, her konuda önce düşünüp sonra hareket etmeliyiz.
O zaman bizleri yanlış yönlendirenlerin maşası olamayız.
Ve toplumda olan onca şey de olmamış ve bu acıların birçoğunu da yaşamamış oluruz.


Satırlarıma son vermeden önce idrak ettiğimiz Miraç kandilimizin ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor.


Rabbimizden böyle özel günlerin hürmetine ve Sevgili Peygamberimizin (S.A.S) yüzü suyu hürmetine bizleri birlik ve beraberlikten ayırmamasını diliyorum.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ