24 Ekim 2017 Salı
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Dosta Dostça

Melek Engin Aktemur

23 Şubat 2014 tarihli yazısı

Bir tilki yol üzerinde durmuş sağı solu gözetliyordu. Uzaktan bir karaltı gördü. Yaklaştıkça gelenlerin kurt ve çoban köpeği olduğunu anladı. Nasıl olurdu bu? İki düşman nasıl olmuş da dost oluvermişlerdi?

 

Tilki önlerine koşarak saygıyla selam verdi. Çok şükür aranızdaki düşmanlık dostluğa dönmüş dedi sinsice. Siz iki düşman nasıl dost oldunuz çok merak ediyorum dedi. Köpek şu cevabı verdi.
Bizim dost olma sebebimiz çobana olan düşmanlığımızdır. Kurtla çobanın düşmanlığını anlatmaya gerek yoktur. Bu gün bana arkadaş olma şansı veren kurt, dün bizim sürümüze saldırıp bir kuzu kapmıştı. Bende arkasından koştum fakat yetişemedim. Geri geldiğimde çoban beni sopaladı. Haksız yere beni incitti. Bende onunla olan dostluğumu keserek eski düşmanı olan kurtla arkadaş oldum.
Tilki duyduklarından çok hoşlanmış, kulaklarını zevkle oynatırken gözlerini kırpıştırarak
--Çok güzel dedi kısık bir sesle,
Efendim, kıssadan hisse almaktır esas olan. Gerçek dostu bulabilmek ve zaman zaman dostun acı sözünü bal şeker gibi utabilmektir. Bu farkı ayırt etme ferasetini kazanabilmekle etrafta gezinen dost yüzlülerin maskesi düşecektir.

 

Evet, tilkiyi sevindirmemek için ona öyle sözler söylemeliyiz ki kulaklarını indirip abus bir çehreyle, kuyruğunu kısıp uzaklaşsın. Böyle bir sözü söylemek o kadar kolay değil.
Gelin bu işi hikmet sahibi olanlardan öğrenelim. Anadolu’nun bağrından çıkan Hz Mevlana şöyle hikmetli bir söz söyler anlayana, idrak edene.
Gül o güzel kokuyu dikenle iyi geçindiği için kazanmıştır. Bu gerçeği gülden işit bak ne diyor;
Dikenle beraber olduğum için neden üzüleyim? Ben gülmeyi ve güzel kokular saçmayı diken sabrettiğim için kazandım.


Efendim dostluk kolay kazanılan bir durum değildir. Sabır ister, fedakarlık ister ve diğer gamlık ister. Rüzgar hızıyla geçen yıllar, devirler çok dostluklara şahit olmuştur.Örf ve geleneklerimizde arkadaşa , dosta ayrı bir önem verile gelmiştir. Keza dinimiz ve efendimiz (sav)de önemine işaret buyurmuşlardır.
Dostluk bir ufak kulübeydi bacası tüten. Yolumuz düştüğünde hiç çekinmeden kapısını çaldığımız. Tanrı misafiri diye içtenlikle misafir edildiğimiz.


Ayakları ayaklarımız olan köprüydü dostluk. Biz kaim oldukça yıkılmayan.
Taşlarını tek tek sırtımızda taşıdığımız kaleydi dostluk. Bedenleri değil ruhumuzu korumak için yapılan kale. Küstüğümüzde senin taşın benim taşım diye ayırmadığımız.
Gölgeydi dostluk, bu dünyada birbirimizi sevdiğimizde ahrette bize ihsan edilecek koyu bir gölge. Dostluk Ebu Bekir meşrepli olmayı ister. Dostuna zarar gelmesin diye yılan deliklerine topuklarını bastıran dost. Sadık ve beklentisiz vefakar DOST!
İşte böyle dosta can kurban…
Dost kalabilenler ve gerçek dostlara selam olsun.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ