24 Ekim 2017 Salı
Adnan Gümüşer

Adnan Gümüşer

adnangumuser@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Triger Kayışı İle Boğulan İnsanlar

Adnan Gümüşer

25 Ocak 2014 tarihli yazısı

Basında ve haber sitelerinde internete düşen fotoğrafları görürken insan kahroluyor. Kanayan yara olan Suriye’de insanlık sistematik olarak öldürülüyor. Sosyal medyayı sallayan görüntüler. Kim bilir Suriye’nin neresinde bombalar patlayıp hangi masum evin ocağını söndürüyor. Hakikaten ve gerçekten yürek burkan, insana ve insanlığa acı veren görüntüler. Aç bırakılarak Triger kayışında boğulan insanlar. Sopayla döve döve öldürülen insanlar. Her tarafı acı her yeri ıstırap. Orda yaşayanlar insanlık dışı muameleye tabi. Bakamıyorum görüntülere.

 

Anadolu Ajansınca sunulan Suriye’de Esad rejimi tarafından işlenen savaş suçlarını belgeleyen rapor ve fotoğraflardı bunlar. Suriye ordusunda 13 yıl askeri polis olarak görev yapan bir kişi, ülkede yaşanan iç savaş boyunca, rejime bağlı askeri hastanelere ölü olarak getirilen kişilerin fotoğraflarını çekmekle görevlendiriliyor. Bunların 11.000 kişi olduğu belgelenmiş/fotoğraflanmış.

Triger kayışı ansiklopedilerde şöyle tanımlanıyor: Araçlarda kullanılan ve güç iletimine fayda sağlayan bir aktarma organıdır Motorlarda silindir kapağı içerisinde bulunan egzoz ve emme supaplarını hareket ettiren eksantrik (kam) mili ile krank mili üzerinde bulunan volan dişlisini birbirine bağlayan parçadır. Triger kayışı yapımında cam elyaf maddesi kullanılarak sağlamlığı arttırılmıştır. Yaklaşık olarak 1,5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir. Ancak buna rağmen sürekli metal dişlilere sürtünür ve döner. Bu yüzden her 5 yılda veya ortalama 40.000 ila 60.000 km arasında değiştirilmesi gerekir, ancak yeni jenerasyon motorlarda değiştirme periyodu 120.000 kilometreye kadar artırılmıştır. Kısacası Suriye’de yaşayan garip gureba insanlar boğazlarının her santimetre karesine 1,5 ton ağırlıkla bastırılmış, preslenmiş ve boğulmuş demek oluyor. Zalimin elinde bu otomobil parçası idam urganına dönüşüyor. Buna hangi can dayanır hangi yürek sızlamaz. Bir an kendinizi kayış altında kalan biri olarak ve bu boğan adamın sizi bir dönem yönettiğini ve size adalet, sağlık, eğitim, askerlik, ticaret konusunda otorite olduğunu düşünün. Bunun size hiç bir söz hakkı tanımadan ve hiç bir itiraz hakkı vermeden görüş sormadan, yürürken, çarşıda iken ve ailenizle bir konuyu konuşurken yapıyor. Ne hissedersiniz? İşte Suriye’de aynı dram aynı trajedi yaşanıyor.

 

Hala İşid denen ve buradan görebildiğimiz kadarıyla ne olduğu belli olmayan Esad’la beraber hareket eden güç oralarda Esad’la uğraşacağına, Esad’la savaşacağına kendi arasında hâkimiyet mücadelesine girmiş bulunuyor. Ne kendine özgürlük tanıyor nede başkalarının özgür olmasını sağlıyor.

 

Dünya o gece Esad’ın Nazi Kamplarına şahitlik etti. Tırın içinde ne var buldunuz mu şimdi. Hala tırda silah taşınıyor diye Suriye'ye giden tırlarımızı engelleyenler ve onları destekleyenler sizde durumu görün. Bu tırları durdurup dünya önünde Türkiye’yi ve özelde hükümeti el kaide denen ne olduğu ve kimin kurduğu belli olmayan ve kimlerden emir aldığı tespit edilemeyen zavallılarla hükümeti özdeşleştiriyorlar. Türkiye’de kalsa neyse. Dünyada Türkiye’yi mahkûm etmek isteyen ülkelerin değirmenine su taşıyorlar. Onlara yardım ediyorlar.

Van mınute öcünü almak isteyenlere su taşımamalıyız. İhh çalışmalarını, yardımlarını ve aktivitelerini boşuna çıkarmaya çalışanlara destek olmamalıyız. Onların kinleri göğüslerinde kalsın, sinelerinde yer etsin.

 

Bu görüntüleri görüp sessiz kalanların, vicdanı sızlamayanların kalbi kararmıştır. Haydi tüm dünya duysun Bosna da olduğu gibi insanlık yine mi sessiz kalacak bu vahşete bu ayıba bu utanç tablosuna? Allah’ım biran önce Suriye fitnesini söndür. Allah’ım bir an önce halka bilinç ver. Özgürlük ver. Feraset ver. Triger kayışı ile öldürülen insanlar; Siz Allah huzuruna çıktınız. İnşallah amelleriniz sizi cennete girdirecektir. Neredesiniz beddua edenler hadi bunu yapanlara da bir şeyler söyleyin de amin diyelim.

 

Artık bu sayede 20.yüzyılda yeni ölüm ve öldürme metotları duyuyoruz, öğreniyoruz.

1-bombalayarak öldürme,

2-kimyasal atarak öldürme,

3-boğarak öldürme,

4-triger kayışı ile öldürme,

5-aç bırakarak öldürme,

6- demir çubukla döverek ve vurarak öldürme.

Artık Suriye’de akan kan durdurulmalıdır. Ölmenin ve öldürmenin de bir ahlakı bir kuralı vardır. Savaşta da insanlıktan çıkılan anda da bir ahlak içerisinde olmak lazım. Esad’ın zalim ordusu halkına karşı tüm ahlaki ve insani kuralları çiğnedi insanlığımızdan utanır olduk. İnsanlık ölüyor hem de gözler önünde. Birlik olmak, hükümetten oralara daha fazla yardım göndermeyi talep etmek ve Suriye’nin kurtuluşu için dua etmek büyük ihtiyaç oldu. Her şey tartışılabilir ama asla ve asla insan aç bırakılarak 1,5 tonluk kuvvet altında boğazı sıkılarak boğdurulamaz, öldürülemez.

Kalın sağlıcakla…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ