12 Aralık 2017 Salı
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kardelen

Melek Engin Aktemur

01 Aralık 2013 tarihli yazısı

İçinde bulunduğumuz mevsime uygun olacağını düşündüğüm bir hikâye ile başlamak isterim bu günkü yazıma.

 

Kış aylarının nazlı çiçeği Kardeleni sanırım bilirsiniz. Beyaz, sarı ve eflatun renklerde açan bu güzel çiçeğin, şöyle bir hikâyesi var…

 

Kardelen hiç görmediği güneşe âşık olur ve Rabbine yakarır; Ne olur bir defa göreyim…

 

Ve bir nida duyar hafiften;

Sen nazlı bir çiçeksin güneşi görmen senin ölümün demektir! Şimdi iyi düşün ve kararını ver. Ya canın yada aşık olduğun güneş!...

 

Kararlıdır Kardelen, güneşi görme arzusu daha büyüktür yaşama arzusundan. Ve ‘Canım pahasına da olsa onu görmek istiyorum’ der.

 

Ve arzusu yerine getirilir. Narin bedeni güneşin sıcaklığına ve parlaklığına dayanamaz ve solar yavaşça…

 

Her yeri bir yorgan gibi örten karın altından küçücük çiçeklerini gösterir hayranlıkla ve ibretle bakan gözlere. Kışın, karın ve cesaretin simgesi olan kardelen…

 

Doğal ortamda yetişen çiçek türlerinden sadece biri Kardelen…

Dağlarda yaylalarda, renk renk açan bu güzel çiçek, kar ve ayaza rağmen zorlukları aşarak ‘merhaba’ der yeryüzüne. Ve yine ismi ile müsemma bir şekilde beyaz örtü ile uyumlu bir güzellik sergiler.

 

Hızlı sanayileşme ve düzensiz kentleşme, doğal hayata ve tabiata büyük ölçüde zarar veriyor. Sanayi kuruluşları zararlı atıklarıyla hem akarsularımızı hem de nefes aldığımız havamızı kirletmeye devam ediyor. Buna bağlı olarak doğada yaşayan tüm canlılarda tahribat kaçınılmaz oluyor. Yurdumuzda bulunan canlı çeşitliliği bu sebeple azalıyor. Kardelen sadece bunlardan bir tanesi…

 

Konunun uzmanı değilim fakat bilinçli bir çevreci olduğumu düşünüyorum. En az benim kadar sizlerin de bu konuda duyarlı olduğunuzu biliyorum.

 

Yaradan dünyayı ve içindeki bütün güzellikleri, nimetleri insanın hizmetine sunmuştur. Biraz düşünürsek yaratılmış her şey biz insanlar için olduğunun farkına varabiliriz. Yaşayacağımız süre içerisinde bize emanet edilen bu dünyayı daha yaşanabilir kılan bu güzelliklere, nimetlere hor davranamaz, emanete hıyanet edemeyiz. Çünkü gelecek nesillere bu dünyayı biz bırakacağız ve bizlerin tattığı bu güzellikler onların da hakkı.

 

Ne yazık ki kapitalist düzenin fertleri sadece ve sadece rant peşinde oldukları için bütün insanlığı ilgilendiren bu sorunlara duyarsız kalmaya devam ediyor.

 

Sanayi ve teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı yadsınamaz bir gerçek. Toplumun refah düzeyinin arttığı da doğru…

 

Her şeyin bir bedeli vardır. Sözü burada da geçerliliğini ispat ediyor. Bilinçsiz ve hoyratça yok ettiğimiz kirlettiğimiz toprak ana, deniz ve ekolojik düzenin, biz insanoğlundan alacağı bedel ağır olmasın. Ve kendi kazdığı kuyuya yine kendi düşmesin insanlık…

 

Peki, fertler olarak biz ne yapabiliriz bu konuda?

Çevre bilincimizi arttırabilir ve kendimize düşen vazifeleri yaparak çocuklarımıza örnek olabiliriz.

Bu konuda faaliyet gösteren vakıf ve derneklere destek olabiliriz. Vs..

 

Efendim yeter ki duyarlı gönüllere sahip olalım bu en önemlisi olsa gerek. Yaradanımızın bizlere sunduğu bütün nimetlere şükretmeli ve onları asla israf etmemeliyiz. Aksine olan davranışlarımız dünyada da, ukbada da bizden hesap ister unutmayalım.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr