23 Ekim 2017 Pazartesi
Adnan Gümüşer

Adnan Gümüşer

adnangumuser@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Anne sevgisi

Adnan Gümüşer

26 Ekim 2013 tarihli yazısı

Annelerin yerini hiçbir şey tutamaz. Annelerin sevgi ve şefkatinin değeri hiçbir şeyle ölçülemez. Anneler evin direğidir. Anneler evi çekip çevirir. Cennet onların ayakları altındadır. Yerleri asla doldurulamaz.

 

Ama ne anneler varmış. Gölcükteki olayı bilmişsinizdir. Duymuşsunuzdur. Acı gerçekler. 9 günlük bayram tatili boyunca aç ve susuz kalan sabi. Hatay’da oturan ailesine giden anne. Dönüşte ölen çocuğu. Babasının aramadığı bahtsız yavru. Cenazesine sahiplenilemeyen sabi. Günahsız bir yavru. İki ay önce dünyaya getirdiği bebeğini evde bırakıp 9 günlük tatile giderek ölümüne yol açtığı görülen sınıf öğretmeni 34 yaşındaki bir bayan. Bebeğini Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'nde doğurmuş.

Anne 9 günlük ayrılıktan sonra sözüm ona eve gelirken sabiyi hastaneye götürür. Acı gerçek ortaya çıkar. Sabi açlıktan susuzluktan ölmüş. Öldüğü anlaşılınca anne gözaltına alınır. Şu an alt soyuna karşı ihmal davranışıyla adam öldürmekten yargılanıyor. Peki, Bir çocuk 9 gün aç kalır mı? Bu süre içinde yaşadığı eziyet ne olacak? 9 gün aç ve susuz bırakılan bir çocuk hayatta kalır mı? Bu ne, insanlık öldü mü? Gariban sabinin hakkını kim savunacak? Ama anne aynı şekilde 9 gün aç bırakılsa kıyamet kopar.

 

Cahiliye döneminde diri diri toprağa gömülürdü kız çocukları. Aç bırakmakta bir nevi çocuğu diri diri öldürmektir, toprağa diri diri gömmektir. Evlenmeden çocuk doğurmanın ne kadar sakıncalı olduğu ortaya çıkıyor. Sosyolog olanlar ve bu alanda çalışanlar için tam bir malzeme. Çocuğun sesini duyan olmamış mı bu nasıl komşuluk. Nasıl dostluk. Ev alma komşu al derler. Evet diri diri çocuk gömülebiliyormuş diri diri yavrular ölüme terk edilebiliyormuş onu öğrendik. Onu bildik. Ne uğruna peki;

 

1- Ailem duymasın

2- Çevrem duymasın

3- Dostlarım duymasın

4- İş arkadaşlarım duymasın; adına çocuğu saklamıştır muhtemelen.

 

Şunu unutmamak lazım her kötülüğün arkasında mantıklı gözüken bir hesap vardır. Hırsızın bir bahanesi çulsuzun bir gerekçesi cebinin bir köşesinde daima yer alır. Muhtemelen çocuk birine emanet edilmiş ve bu emanet eden ilgilenmemiş olabilirde. Olan olmuş neticeye bakmak lazım. Nasıl bir nesil yetiştiriyoruz. Allah’ım bu durum ne. Kızlarımıza doğumundan itibaren sözüm ona modern kadının hedeflerini gösteriyoruz. Onları sözde yeni bir hedefe yönlendiriyoruz. Kadın çalışacak, kariyer yapacak, maaş alacak, kimseye muhtaç olmayacak, ekonomik özgürlüğüne kavuşacak vs. vs. bundan sonra gelsin boşanmalar gitsin çocuk ölümleri ve sıkıntılar. Tinercilerin, katillerin, bıçakçıların ailesine ve mazisine baktığınızda mutlaka babası ölmüş, annesi ölmüş veya boşanmış, ortada kalmış sevgi görmemiş sıcak ev ortamı bulamamış birilerinden çıkıyor. Tabi ki büyüyen bu çocuk evlenme çağına gelince çocuk yetiştirmeyi bilmiyor. Kızlar büyüyünce de evlenince de çocuğa bakamıyor, ahlak yoksunu oluyor temiz nesil yetişmiyor. Nesil artık zora gelemiyor. Sevilmeyen çocuk, büyüyünce de kendini sevdirme ihtiyacı duymuyor.

 

Olayla ilgili çıkan haberde bazı yorumlar dikkatimi çekti sizinle paylaşmak istedim. Bakın vatandaş ne diyor:

‘9 gün tek başına evde bırakması resmen cinayet. Döndüğünde mama yedirmeye çalışmışmış!9 gün boyunca onun mamasını niye düşünmemiş. Kendisi 1 gün yemeden durabiliyor mu denesin bakayım.’

‘Bu çocuğun babası çocuğunu merak etmedi mi? Ana ve Baba torunlarını sormadılar mı? Sormayanlar sorumlu olmayacaklar mı? İnançlı ve imanlı nesiller yetişmediği sürece ne yapsanız civata. Allah tan korkmayandan her şey beklenir.’

 

‘Bütün memurlar Diyanet çalışanları gibi yüz kızartıcı suçlardan sorumlu olmalı. Bir öğretmen düşünün hem de sınıf öğretmeni, çocuklarımız günde 7 saat bunlara emanet ve yaptığı ahlaksızlığa mı bakarsın işlediği cinayete mi? Fuhuş, içki, kumar vs. zararlı tüm faaliyetler yüz kızartıcı suçlar kapsamında memurlara uygulanmalı. Bu aynı zamanda bir ahlak eğitimi olur.’

 

‘Sabi alenen ölüme terkedilmiş. Sınıf öğretmenliği yaptırılan birinin bunu bilmemesi imkânsız. Zaten anlaşılıyor ki kişi gayri meşru bir ilişki sonucu hastanelere kayıt yaptırmadan doğurmaya çalıştığı çocuğu alenen ölüme terk etmiş. Kendi canı tatlı olduğundan kürtaja da cesaret edememiş; yavruyu sorunsuzca doğurmayı beklemiş. Sonra da bırakıp gitmiş. Sanırım bu haberi okuduğunda Başbakan 5218 sayılı Kanunu çıkardığı için çok pişman olmuştur. Ne de olsa kanun çıktı; AB ' ye de girdik! Allahtan cehennem var yaaa....’

 

‘Hem anne hem de öğretmen. Ne yani şimdi çocuklarımızı böyle öğretmenlere mi emanet ediyoruz. Pes doğrusu.’

 

‘Kendi çocuğuna bunu yapan bir kadın ne anne olabilir ne de öğretmen. Tüm kelimeler bu canavara yakıştırmada az kalır’

 

‘Bu geri zekâlı nasıl öğretmen olmuş. Çok yazık’

‘Bir öğretmen bunu nasıl yapabilir inanamıyorum. 2 aylık bir bebeğe kıyılmaz.’

Yeni kanunlara göre bebeğin cesedi yakınları veya beyan etmesi halinde babası tarafından alınabilecek. Ayrıca defnedilmeden önce mutlaka nüfustan kimlik çıkarılacak. Bu gibi durumlarda baba hanesi boş bırakılabiliyor. Çalışan bayanlar hiç zora gelmiyor. Ekonomik özgürlüğüm var deyip her şeyi göze alabiliyor. Yeni boşanmış birinin şu sözü çok ilginç ‘Keşke çalışan bayanla evlenmeseydim.’ Anlaşılıyor ki artık aileler iyi çocuk yetiştirmeli, kızlar kariyer için değil iyi nesil yetiştirmek için uğraşmalı. Yoksa inanın nesil elden gidiyor.

 

Kalın sağlıcakla…

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ