12 Aralık 2017 Salı
Adnan Gümüşer

Adnan Gümüşer

adnangumuser@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Ah şu kaldırımlar

Adnan Gümüşer

05 Ekim 2013 tarihli yazısı

Ailece yürüyüş yolunu sağ ve soldaki caddelerden kullanmayı hiç düşündünüz mü? Muhakkak bu soru abes gelir size. Ama bundan sonra hiç abes gelmesin. Çünkü hem yollar hem kaldırımlar işgal edilmiş durumda.

 

Hele kafelerin sundurmaları ve bunların uzunluklarına ne demeli. Özürlüler veya engelliler için durum daha vahim. Kaldırımlar kamu malıdır. Kaldırımlar yaya malıdır. Analarının ak sütü gibidir. Helaldir. Onlarındır.

 

Kaldırımların işgal görüntülerini Türkiye’nin her yerinde ve birçok beldesinde görmek mümkündür. Yayaların kullandığı yollar ve güzergâhlarındaki herhangi bir engel yayalara saygısızlıktır. 5326 sayılı kabahatler kanununa göre cezai müeyyideleri vardır. Toplumun büyük kesimini ilgilendiren bir sorundur. Peki, ne yapılabilir. Belki de cumhuriyet savcılarının yanı sırada halk savcılarının da olması gereklidir. Yoksa birçok konuda ihlalle karşı karşıya kalabiliyoruz. Şimdi kaldığımız gibi. Şunu sormak lazım insanlar neden araba yolunda bile bile yürür. Kendini riske eder. Çünkü kendisine ayrılan yollar ve güzergâhlar işgal altındadır. Daralmıştır. Yaya kaldırımları tek bir kuruluşça işgal edilmiyor. Esnaf, otomobil sahipleri, motosiklet ve bisiklet, hatta elektrik ve telefon idareleri ve Belediyeler bu işin baş müsebbipleri arasında yer alıyor.

 

Kaldırım ihlal ve işgalleri ile ilgili olarak; 5326 sayılı kabahatler kanununun işgal başlıklı 38.madde sinde ‘meydan, cadde, sokak ve yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden kişilere 50 YTL idari para cezası verilir.’ Hükmü bulunmaktadır. Bu kaç kişiye uygulandı. Tabi ki uygulanmayınca da olumsuzlukların önüne geçmek zor.

 

Şehir planlama çalışmaları, şehrin gelişimi ve güçlenmesi için çok önemli işlemlerdir. Belediyeler özellikle yeni imara açtıkları yerlerde, araba parklarını ve kaldırımları iyi planlamalıdır. Buradan bütün Belediyelere sormalı şimdiye kadar hangi Belediye ilgili teknik elemanını konusunda uzman olan Japonya'ya gönderip bu ülke insanlarının otopark sorununu bu kalabalığa rağmen nasıl çözdü. Nasıl üstesinden geldi. Merak ettim. İşte iyi planlanmayan yerlerdeki arabalar ve işyeri sahipleri tarafından yapılan kaldırım işgalleri yayaları zor duyurumda bırakmaktadır. Yine yukarıdaki kanun gereğince dükkân sahiplerinin saçak payına kadar olan alanı kullanma izinleri vardır. Bu alanın dışındaki kaldırım işgallerinde ise şikâyetlerle ilgili olarak zabıta gerekli denetimleri yapar ve esnafa 5 günü geçmeyecek süre tanır. Belirtilen sürede uygunsuzluk giderilmeyip devam ederse 5326 sayılı kabahatler kanununa göre idari yaptırım karar tutanağı düzenlenir.

 

Yaşam aslında paylaşmaktır. Tarihimizin derinliklerine baktığımızda demokrasinin ve insan saygısının temellerini ve paylaşmayı görürüz. Osmanlı tarihinde oluşturulan vakıf sistemi ile kimsesizlik ortadan kaldırılmıştır. Vakıf sayesinde insanların biri birine olan saygısı bu şekilde tesis edilmiştir. 17. yüzyılda İstanbul'da Kaldırımların ve sokakların temiz tutulmasına dair bir padişah fermanı ve kaldırımcıların nizamnamesi ve gündeliklerini anlatan bilgiler vardır. Ayrıca vakıf dükkânlarının önlerindeki kaldırımların tamirine dair bir fermanda yayınlanmıştır.

 

Bir yolcu veya kimsesiz Osmanlı topraklarına girdiği vakit kendini güvende hissederdi. Milliyeti, dini, dili, ne olursa olsun yol güzergâhında bulunan vakıf binalarında ücretsiz karnını doyurur. Ücretsiz konaklardı. Kış mevsiminde dağda yaşayan vahşi hayvanlar aç kalıp köylere ve şehirlere saldırmasını önlemek için dağlara parça etler taşınırdı. Hayvanların yiyebileceği şekilde yerlere bırakılırdı. Osmanlı bunu yaptı. Son zamanlarda da bazı bakanlıklar ve kuruluşları bunları yapıyor. Anlaşıldı ki insana yatırım en gerçek yatırımdır.

 

Günümüzde kaldırımda yatan hayli kişi ve kimsesiz insanlar var. Bu konuda sivil toplum kuruluşlarımız zayıf görünüyor. STK’ların güçlendirilmesi şart. Yerel yöneticilerimiz lüks ofislerden, iç içe bir sürü odadan, lüks makam araçlarından, bez afişlerden, kutlama pankartlarından ve billboardlardan kendilerini kurtarmalı bu durumları yaşayanlarla sıkıntılarını paylaşmalı.

 

Tarihimizde Avrupalıların hayal bile edemediği; kaldırım yapmak ve tamir edip korumak ve kaldırımları yapanların nizamnamesini bile hazırlayacak kadar belediyecilik konusunda bilinçli anlayışlı bir idare vardı. Şehir dokularını ona göre planlayarak oluşturan medeni bir zihniyet söz konusuydu. Bu zihniyet ve medeniyetimiz; Avrupa’da olduğu gibi, Roma'dan miras aldıkları ve Roma İmparatorlarının güç ve tahakkümünü gösteren cetvelle çizilmiş şehirler oluşturmak yerine cetvelle çizilmemiş, doğayla iç içe, insan fıtratına uygun, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak şehirler oluşturmasını bilmiştir.

Ferah kaldırımlar, bakımlı kent meydanları, geniş ve rahat yollar medeniyetin göstergesidir.

 

Kalın sağlıcakla...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr