18 Ekim 2017 Çarşamba
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Kültürel yozlaşma

Melek Engin Aktemur

22 Eylül 2013 tarihli yazısı

Toplumun içinde oluşmuş gelenek, görenek örf ve değerleri ifade eder KÜLTÜR.

Türklerin İslam'ı kabulü ile bu kültür daha da zenginleşmiş ve yol gösterici olmuştur. Yüz yıllar süren bu kültür, Türk soyuna ihtişam katmış ve altı yüzyıl süren Osmanlı Devleti’ni bahşetmiştir.

 

Osmanlı’yı Osmanlı yapan amil ne idi? Tabii ki sarsılmaz inanç ve değerleri, örf ve kültürleri idi. Toplumda ailenin önemi fazlaydı. Aile ve akrabalık bağları kuvvetli idi. İyi günde kötü günde hep beraberdi Osmanlı ailesi. İçinde yoğrulup yetiştikleri kültür, bunu öğretmişti onlara.

 

Çekirdek aile mefhumu nedir, onlar bunu görmedi bilmedi. Çocuklar dedeleri ve nineleri ile bir arada büyüdü. Onların sevgi şefkat dolu masallarını ve nasihatlerini derin bir haz ile dinlediler. Yaşlıya hürmeti ve saygıyı ana babalarından görüp öğrendiler. O toplum, huzuru huzurevlerinde değil birlikte beraberlikte buluyor yaşlısı genci ile huzurlu yuvalarda doğuyor yine orada ömürlerini noktalıyorlardı.

Evlerde çıtır çıtır yanan soba hem odayı ısıtır hem de üzerinde kaynattığı çaydanlıkla gönülleri ısıtıp içenlere huzur ve keyif verirdi. Ateşte pişen çay ve yemek daha lezzetiydi galiba.

 

Teknoloji o zamanlar evlerimizi, beyinlerimizi istila etmemişti. Aile bir araya toplanıp sıcacık muhabbetler ediyor değişik eğlenceler tertipliyordu. Çocuklar dört duvara hapis gibi yaşamıyor bilakis doyasıya hür davranıp ileriki döneminde ona çok şeyler katacak çocuk oyunları ile büyüyordu. Sosyalleşmeyi, paylaşmayı, arkadaşlığı öğreniyordu eğlenirken. Vurmayı kırmayı gaddarlığı değil...

 

Kimsenin cep telefonu olmadığı gibi ev telefonu da yoktu ama o zamanlar. İlişkiler dostluk ve akrabalıklar daha samimiydi. Refah seviyesi yükseldikçe bu kültür, yerini teknolojiye bıraktı. Şimdi insanlar çok hızlı ve yoğun yaşıyor. En yakınlarıyla bile görüşemiyor. Çocuklar bilgisayar başında, velhasıl kalabalıklar içinde yalnız yaşıyoruz artık. Aynı apartmanda kapı komşusunu tanımayan bir toplum olduk. Birbirinin derdi ile dertlenemeyen sevincine ortak olamayan hodkâm bireyler olduk. Bir selamı esirgeyip küçücük bir tebessümü bile çok gören insanlar olduk.

 

Bu halimizden memnun olan var mı bilemem ama kanaatimce çoğunluk hoşnut değil bu durumdan. Maddi anlamda çok şeye sahip olmamıza rağmen mutlu değiliz. İstediğimiz şeyleri çabuk elde ettiğimizden olsa gerek tatminsizlik söz konusu oluyor toplumumuzda ve en önemlisi manevi yoksulluk çekiyor insanlarımız, adını koyamadığı... Elindeki ile yetinmeyip başkalarınınkine göz diken bir anlayışa sahip olunca, fazlasını da paylaşmayı bilmez olduk.

 

Peki, ne yapmalı bu kültür yozlaşmasını durdurmak için, birey olarak bir çözüm mü aramalı?

Zamanı geri döndürmek mümkün değil öyleyse ana babalar öncelikle kendileri sahip çıkmalı kültürüne. Çocuklara anlatıp örnek olmalı teşvik etmeliler. Bazı özel günler ve gecelerde beraberce kutlama yapmalı akraba ziyaretlerini önemsemeli ve manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı bir nesil yetiştirme gayretinde olmalı.

 

Geçmişine, geleceğine saygılı, bu güzel kültürümüze sahip çıkan bir toplumda el ele yaşamak dileğiyle...

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Aytaş Şömine ACARLAR TURİZM YENİ