22 Ekim 2017 Pazar
Melek Engin Aktemur

Melek Engin Aktemur

aktemurmelek@gmail.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Eylül

Melek Engin Aktemur

15 Eylül 2013 tarihli yazısı

Bunaltan sıcaklığıyla bir Ağustos ayının sonundayız. Ömür ikliminden gelip geçen yaz mevsimi de yerini yavaş yavaş hazana bırakmak üzere.

Değişen mevsimler biraz hüzün katar duygu dünyamıza. Kendi hayatımıza benzer zira…

İlkbahar yaz, sonbahar kış düşünürsek insan hayatı da dört mevsimden ibarettir aslında.

 

Toprağa atılan ve doğal olarak serpilen küçücük bir tohum aylarca bekler gün yüzüne çıkacağı günü…

Ve beklemekteyken bazı evrelerden geçip çatlaması gerekmektedir ki başını yeryüzüne çıkarıp güneşi görebilsin.

Sonbaharda atılan tohum bereketli kış yağmuru ve karıyla sulanıp beslendikten sonra hazırlanır başını göstermek için.

Ve…

Sabrın sonu selamettir her zaman. Soğuk kar, yerini bahara teslim edecektir ki, toprak altında bekleşmede olan tohumlar, üzerlerinde uyuyup kalmış, onlara örtü olmuş mekândan bir yolunu bulup aydınlığa, güneşe kavuşma zamanı gelmiştir artık.

İlahi kudret böyle programlamıştır nebatatı. Baharın güzel bir gününde dünyaya merhaba der adını bildiğimiz ya da bilmediğimiz yüzlerce bitki.

Duaya canlılık gelir, adeta gelin gibi bezenir kara toprak. Bakana görene, sevinç verir kalpler heyecan duyar bu güzelliğe…

Küçük tohum fidandır artık büyümesi lazımdır. Çiçeğe durup meyve vermek diler o.

 

Bunun için bakım ister, ilgi ister doğal olarak. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur dememiş mi eskilerimiz. Ergenliğini yetişkinliğe bırakma zamanı gelmiştir yaz mevsiminin kapıyı çalmasıyla.

Zira meyvelerini sunmak ister, beğenilmek ister o da. Elvan elvan meyvelerini sunar mis kokan, tadanın ağzını tatlandıran hoş meyve ve sebzeler.

Hepside meyve vermek zorunda mı?

Bazısı da bir yol üzerinde büyüyüp, gelen geçene gölgelik yapsın, bırakın !... Bunaltıcı yaz sıcağında kollarını açmış kocaman bir şemsiye olmuş meşe ağacı ya da çınar.

 

Altında serinleyenlere kıpır kıpır yaprakları ile ne hoş bir melodi sunar. Hepside ilahi akış düzenine uyar ve yarar sağlar tüm canlılara, insanlığa.

Ona biçilen vazife bitmek üzeredir artık hazanın gelmesiyle.

Hazan yapraklarını dökme zamanı, sararıp solma zamanıdır.

Ömrün son demleridir. Bunun için olsa gerek sonbahar hazin gelir insana, hüzün verir.

Dünyanın düzeni budur, canlı olan her şey buna uymak zorunda.

Neslin devamıdır aslolan, işte bu görevini de yerine getirir ve kendi yok olsa da ardında bir yığın tohum ve çekirdek bırakır.

Gelecek baharda yeşerecek boy verip meyveye duracak.

İnsan nesli için de bu önemli değil mi?

Geride ilim irfan sahibi, dürürst inançlı nesiller yetiştirmek, herkesin dileği bu olmalı.

Kendisine biçilen ömrü çok değerli kılmak bizim elimizde. Vaktin zamanın, her mevsimin ayrı ayrı kıymeti olmalı.

Mevsimler geçmekte, ömürler tükenmekte.

Ne mutlu o kişiye ki, dünyaya geliş amacının ne olduğunu idrak etmiş ve ona göre ömür sürmüş olsun.

Bir sonbahar sabahından duygu dünyamdan geçenlerdi bu yazdıklarım. Eylülü sonbaharı seviyorum.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ