16 Aralık 2017 Cumartesi
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Acımız hep taze kalacak

Hayrullah Demiray

18 Ağustos 2013 tarihli yazısı

1999 Marmara Depremi, yani asrın felaketi…

Üzerinden tam 14 yıl geçti.

Zor günlerdi o günler…

Allah bir kez daha bu acıyı yaşatmasın bizlere.

Ben o günü maalesef hiç unutamıyorum.

1999 yılında vatani görevimi yapıyordum.

Depremin ardından ertesi gün Yalova üzerinden Kocaeli’ye geldim.

Gördüğüm manzara karşısında adeta dehşete düştüm.

Ama inancımız gereği her şeyin Allah’tan geldiğini düşündüğüm için isyan etmedim, edemedim…

Ama gelen haberler hiçte iyi değildi.

 

Bu hayatta çok değer verdiğim ve beni bu mesleğe iten ağabeyim Hüseyin Demiray’ı kaybetmiştim. Sadece ağabeyim değildi. O gece yengem Canan ve yeğenlerim Abdülkadir Geylani, Serhat ve Sercan Demiray’ı kaybetmiştim.

Yani ailemden 5 kişi yok oldu.

Bunu acıyı uzun bir süre yaşadım.
Bu acıyı uzun süre taşıdım. Kabul edemedim.

Bu benim acımdı…

Ama benimki gibi daha nice acılar yaşandı 14 yıl önce.

Hepsinin mekânı cennet olsun.

 

Tüm bu kayıplara rağmen bugün en acı vereni ise yaşananlardan yeteri kadar ders çıkarmamış olmamız.

 

Yapılan yanlış işler, ucuz ve kalitesiz yapılar ve çok para kazanma hırsının faturasını ödedi bu kent.
Yani insanların hayatı hiçe sayıldı.

 

Uzmanların dediği gibi deprem insan öldürmez, kalitesiz yapılar insan öldürür.
Şimdi bu mantıkla ne kadar sağlam bina yapılıyor bilmiyoruz.
Denetimler nasıl gidiyor bilmiyoruz.

Kentimizde de bir inşaat furyası var ki sormayın.

Hayatın sonlanmasına tabii ki bazı şeyler sebeptir. Allahın bizlere verdiği iradeyle birçok şeyi yapabiliyoruz. O nedenle her şeye de ‘nasip’ demek ve sonrasında hiç bir şey yapmamak da bana göre bir isyandır.

 

Allah’ın verdiği aklı, ilmi doğru bir şekilde kullanmak gerekir.

Elbette bugün biraz daha bu konuda bilinçlendik. Ama tarihe baktığımızda Türkiye deprem kuşağında yer alan bir ülke. Özellikle her 30 senede bir Marmara da deprem oluyor. Hatta Türkiye’nin başka bölgelerinde de aynı şekilde depremler yaşanıyor.

Tabi insanın başına gelmeden felaketin ne olduğunu anlayamazsın.

Marmara depreminin merkez üssü Gölcük olması, daha önce haberlerde gördüğümüz deprem felaketinin nasıl bir duygu olduğunu bize acısıyla gösterdi.

 

Birde bu depremden sonra ortaya çıkan bir iş dalı ile ilgilide biraz serzenişte bulunmak istiyorum.

Deprem sonrası yeni bir iş dalı olan ve zeminin sağlam olup olmadığını kontrol eden zemin etüt firmaları ortaya çıktı.

 

Bu işi yapmaya başladılar. Lakin aldığımız duyumlar ve bilgiler; bu iş yapan firmaların, işi hiçte kuralına uygun yapmadıkları yönünde.

 

Devlet yetkililerinin bu firmaları yeterince denetlemedikleri ortada… Yarın bir gün bir felaket yaşanması durumunda bu gerçeği anlamak, aynı felaketin tekrarı olacaktır.

Buradan yetkilileri uyarıyorum. Zemin etüdü firmalarının kontrol noktasında yaptıkları işlerin eksikliklerini bugün dikkate almayanlar, yarın bu sorumluluğun altında ezilecekler.

Bu söylediklerim varsayımdan ibaret değil. Biraz araştırma yapılırsa ne derece haklı olduğumuz görülecektir. Elbette bugün bunları yazmak istemezdim ama aynı acıları bir daha yaşamak istemiyoruz.

 

Başkasının hatası, bir canın bedeli olmamalı.

Bir kez daha 17 Ağustos 1999 depreminde kaybettiğimiz bütün kardeşlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

O acıları bir kez daha yaşamamak dileğiyle…

Saygılarımla…

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Yeşil Doğa Evleri Beykar bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ konak_dr