19 Ekim 2017 Perşembe
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Özüne dönüş

Hayrullah Demiray

30 Mart 2013 tarihli yazısı

Hayatın her safhasında rastladığımız kültürel yozlaşma, fikir ve gönül dünyamızı karmakarışık hale getirdi. Bizi biz yapan değerlerimizin hafife alınması, ihmal edilmesi, bir arsız kimliksizleşmeye prim vermiş.

 

Şimdi cezp edici hale getirilen bir yabancılaşmanın ızdırabını yaşıyoruz.

Bunun en önemli sebebi de "Kendi yolunda gitmeyenler, başkalarının yolundan gitmek zorunda kalırlar" sözüyle üzerinde durulan gerçeğin göz ardı edilmesidir. Yani önemli olan sosyal hayatımızı, kendimize göre yaşamamızdır. Bugün ise köksüzlüğün öksüzlüğe dönüşmesinin sıkıntısı ile kıvranıyoruz.

 

Kendi kültür kaynaklarımızdan beslenemeyişimiz, yetişen nesli aşağılık kompleksine düşürmüştür. Bu yüzden kişilik problemleri ve ahlaki arızaların önünü alamıyoruz. Kültür erozyonuna uğrayan toplumlarda ruhi buhran kaçınılmaz bir olaydır. Millete canlılık ve hayat veren manevi beslenmeyi sağlayan kültür, yabancılaşmaya terk edilirse sosyal hayatta bir kültür anarşisi doğar. Ardından sosyal çalkalanmalarla sarsılan toplum, sosyal çözülmeleri yaşar.

 

Bu yüzden bir aşağılık kompleksine düşen fertler, kendi değerlerinden kopar, yabancı hayranlığının pençesine düşer. Emperyalist ülkeler, sinsi planlarla kültürlerini, başka ülkelerde yayarak sömürgeci emellerini gerçekleştirmek istiyorlar. On dört ciltlik Türk Tarihi'ni yazan Tarihçi Yılmaz Öztuna şöyle diyor: "Gerçek savaş ordularla yapılan savaş değil; sanat, propaganda, dil ve kalemle yapılan kültür savaşıdır."

 

Bugün güçlü devletler, sessiz bir kültür istilası ile güçsüz ülkeleri işgal ediyorlar. Gönülleri ve kafaları işgal edilen topluluklar, sömürüldüklerinin, yönetildiklerinin farkına bile varamıyorlar. Bu yüzden yalnız ekonomik, askeri ve siyasi alanda bağımsız olmak yeterli değildir. Kültürde de bağımsız olmakla gerçek bağımsızlığa ulaşılmış olunur.

 

Onun için kendi kültürümüze sahip çıkmak, bağımsızlığımıza, milletimize, vatanımıza sahip çıkmak demektir. Türk milleti midesi dolu, kafası ve gönlü boş, elbisesinin içinde kaybolmuş insanlar istemiyor. Toplumun önünde yürüyen, ruhu ve kafası kendi değerlerimizle süslenmiş aksiyoner öncüler bekliyor. Biliyoruz ki yabancılaşan ve zevklerinin oyuncağı olanlar, kişiliklerini, kimliklerini, koruyamazlar. Güdülmeye, yönetilmeye mahkum olurlar.

 

Saygın bir devlet olabilmemiz, tarihi haysiyetimizi koruyabilmemiz, yalnız kendisi için yaşayan değil, yüksek değerlerini yaşatmak için, yaşadığı toplumu mutlu etmek için çalışan fedakârların çoğalması ile mümkündür. Ancak böyle fedakârlıklarla kendi kaynaklarımıza dönerek kendi Rönesansımızı gerçekleştirebilir, atılımlar yapabiliriz. Teknolojiyi elinde tutan güçler, kültürlerini yaymak, çıkarlarını devam ettirmek için teknolojiyi kullanıyorlar. Kitle iletişim araçlarını kendi emelleri istikametinde ve başka milletlerin milli kültürlerini yozlaştırmak, insanlarını da sürüleştirmek için kullanıyorlar. Bugün bu yolla milli ve ahlaki hassasiyetlerimizin törpülenmesi, dumura uğratılması tehlikesini yaşamamız bu yüzdendir.

 

Saygın, huzurlu bir millet olmak istiyorsak milli kültürümüze dönmemiz, milli kültürümüzün de sosyal hayatımıza dönmesi şarttır. Çünkü milli değerler, ruhta diriliğin kaynağıdır. Duyguda, düşüncede uyanış, diriliş, kültür pınarından içtikçe sağlanır. Aksi halde saygınlık, haysiyet, istiklâl, başkalarının merhametine kalır. S.Nazif, Malta’da sürgünken bir İngiliz paşası, askerlerine bir keçiyi çektirerek götürmek istiyor. Keçi inat ediyor yürümüyor, direniyor. Nazif gülüyor. Niçin güldüğünü soruyorlar. "Düşünüyorum da İslam ülkeleri başka milletlerin boyunduruğuna girmemek için böyle direnseydi bağımsızlıklarını kaybetmezlerdi." diyor.

 

Değerlerimizle yaşadıkça milli kimliğimizi korudukça hiçbir yabancılaşma, penceremizden dahi bakamayacaktır. İnanıyorum ki milli kültürümüz, yeni bir baharla sosyal hayatımıza dönecek, yeşil dalları, çiçekleri ile dünyamıza sarkacak, Gönül semamızda huzurun büyüsü, gözlerimizde umut ışıkları tüllenecek. Yeni neslimiz, milli kültürümüzle yetişerek yarınlara doğru onurla yürüyecektir.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ