23 Ekim 2017 Pazartesi
Hayrullah Demiray

Hayrullah Demiray

hayrullah@bizimyaka.com

Çıktı Al

Tüm Yazılarını Listele

Hayır demeyi öğretin

Hayrullah Demiray

27 Mart 2013 tarihli yazısı

Cinsel eğilim sırasında şiddet uygulanabilindiği gibi, çocuğa hiç dokunmadan istismarı da söz konusudur. Pedofili eğilimi olan kişiler genelde sosyal, iyi ilişkiler kurabilen, çocuklarla zaman geçirmeyi seven, oyun oynayan, şımartan özelliklere sahiptir.

 

Çocukların kandırılmaları kolaydır. İstismarcıların da en iyi kullandıkları zayıf nokta budur. Hele de çocuk ailesinde yeterli ilgiyi görmüyorsa. Özellikle internet ortamında çocukları kandırmayı hedefleyen pedofiller vardır. Bunların çok farklı taktikleri vardır.

 

Bazıları hemen konuya girerken, bazıları bir müddet sıradan sohbetler sürdürerek, bir kısmı ise daha çok zamana yayarak önce çocuğun güvenini, sonra sevgisini kazanmayı amaçlar. Web-cam aracılığı ile görüntülü sohbet, çıplak görüntüler, daha sonra telefon numarası, telefonda cinsel içerikli sohbetler, sonra mutlaka dışarıda buluşma teklifleri gelir. Bu bir süreçtir. Çocuklar bu tip teklifleri anne babaları ile paylaşabilseler, anne baba küçük bir ihbar ile belki de bir çocuğun hayatını kurtarabilir. İster sokak olsun, ister chat ortamı, cinsel istismara uğrayan bir çocuk asla suçlanmamalıdır. O bir çocuktur.

 

Tek istediği ilgi, sevgi güzel sözlerdir. Bir başka çarpıcı gerçekte Türkiye’nin Google arama motorunda “child porno”(çocuk pornosu) kelimesiyle en çok arama yapılan ülke olmasıdır. “Teen” denilen 13-19 yaş grubu cinsel görüntü aramasında ülkemiz dünya birincisidir. Bir pedagog kitabı için yaptığı deneyde 10 yaşında bir kız çocuğu olarak girdiği internetteki sohbet odalarında bir saatte 42 cinsel ilişki teklifi almıştır.

 

Türkiye’de “çocuk gelinler” sıklıkla karşılaşılan bir olgudur. TUİK verilerine göre Türkiye’de 2009 yılında sadece 15-19 yaş grubunda 259.000 evli kadın bulunmaktadır. Bu çok yüksek bir orandır. Bu durum normal kabul edilmektedir. Bu “çocuk gelinler” pedofilinin kültürleştirilmesinden başka bir şey değildir ve acilen engellenmelidir.

 

Bunlar ailenin dışında olanlardır. Ya ailenin içinden gelen saldırılar… Çocuğun en güvendiği yer olan ailesindeki bireylerden gördüğü saldırılar… Yapılan bir araştırmada aile içindeki saldırganların yüzde 57’sini öz babalar, yüzde 4'ünü öz ağabeyler, yüzde 13’ünü yakın akrabalar, yüzde 26’sını ise ikinci dereceden akrabalar oluşturmaktadır.

 

Ensest denilen aile içindeki cinsel saldırının, temel etkilerinin yanı sıra, en güvendiği kişilerden gelmesi, çok daha farklı ağır psikolojik etkiler ve travmalara neden olmaktadır. Bu konuda şu anda sinemalarda oynayan bir film var. İlimizde yok ancak özellikle büyük şehirlere yolunuz düşerse izlemenizi önerim. Ensestle ilgili yapılmış iyi bir film. “Atlı Karınca”. Eminim ki bir çok ders çıkaracaksınız.

 

Çocukların cinsel istismarı suçtur. Cezaların arttırılması bu tip olayları engelleyecektir. Yasada çocuklara yönelik cinsel istismar tanımının olmaması en büyük problemdir. Bu nedenle uluslararası sözleşmelerin cinsel istismar kapsamında olmasını önerdiği cinsel ilişki amacıyla çocuğun bir yere davet edilmesi gibi pek çok eylem istismar tanımı dışında kalmaktadır. Ensest ayrı bir suç olarak düzenlenmemektedir.

 

Çocuklara yönelik cinsel istismar suçu 15 yaşından büyükleri kapsamamaktadır, ensest dahi olsa bu eylem istismar olarak değil, reşit olmayan ile cinsel ilişki kapsamında yargılanmaktadır. Toplum çocuk istismarına yetişkin cinsel deneyimi kalıplarıyla bakmaktadır. Bu da bazı eylemlerin küçültülmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bunun sonucunda daha az ceza vermeye yönelinmektedir. Bu durumun düzeltilmesi gerekmektedir.

 

Genellikle bizi rahatsız eden konuları görmezden gelme, benim başıma gelmez, bunlar hasta insanlar, bu konu bu hasta insanların suçu deme eğilimimiz vardır. Böylece kendimizi koruruz. Sanki olumsuz hiçbir şey başımıza gelmeyecekmiş gibi hissetmek isteriz. Bizden uzaktaymış gibi algılamaya çalışırız. Birkaç münferit olaydan ibaretmiş gibi görürsek ve bu insanları uzaklaştırırsak kurtulacakmışız gibi gelir.

 

Oysa bu insanlar hasta değildir. Hasta olsalar yardım isterler iyileşmek için çaba harcarlar. Bu insanlar suç işlemektedir. Bu konuda bu insanları durdurmak ancak bu alanda cezaların artırılması, çocukların güven ortamı içinde yaşadıklarını anlatabilecek olgunluk ve duyarlılık düzeyine ulaşması ile mümkündür.

 

Çocuklarımıza “HAYIR” demeyi öğretelim. İstemedikleri insanlara sarılmaları için zorlamayalım. Çocuğumuzun yanında tedirgin olduğu insanlara duyarlı olalım. Onlara iyi sır, kötü sır ayrımını öğretelim. Eğer dinlersek çocuklarımız bize mesajlarını iletir. Bunları görmezden gelmeyelim.

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ