18 Kasım 2018 Pazar

"Tek ideolojim hukuk ve hukukun üstünlüğü"

Tek ideolojim hukuk ve hukukun üstünlüğü
Röportaj Yazdır

Haber

80 yıllık Kocaeli Barosu'nun ilk kadın başkanı olarak tarihe geçen Av. Bahar Gültekin Candemir, her türlü siyasi düşünceye karşı bağımsız olduğunu vurguladığı sohbetimizde "Ben Baro Başkanı sıfatıyla herhangi bir siyasi düşünceye yakın değilim. Benim tek ideolojim var: Hukuk ve hukukun üstünlüğü" dedi

 Kocaeli Barosu'nun, mevcut başkan Av. Sertif Gökçe’nin yeniden aday olmadığı 35'inci Olağan Genel Kurulu'nda Av. Nuri Almaz ile yarışarak seçimi kazanan ve 80 yıllık Kocaeli Barosu'nun ilk kadın başkanı olarak tarihe geçen Av. Bahar Gültekin Candemir ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Sohbet havasında geçen röportajımızda Baro Başkanı Candemir; ilk kadın başkan olmanın verdiği gururu, seçimde tartışma konusu olan CHP'li kimliği söylentileri, Kocaeli Barosu yeni yönetimi olarak hayata geçirmeyi planladıkları projeleri, meslektaşlarının çözüme kavuşamayan sorunları, Türkiye'nin kanayan yaralarından olan hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı, meclise sunulan af yasası gibi konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

BÜYÜK BİR ONUR

80 yıllık Kocaeli Barosu’nun ilk kadın başkanı olarak tarihe geçtiniz. Kadınların kendini en başta insan olarak kabul ettirmek için savaş verdiği bir ülkede kadın baro başkanı olmak size neler hissettiriyor?

Öncelikle bu benim için büyük bir onur. Bir cumhuriyet kadını olarak Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü geçtiğimiz günlerde Cumhuriyetimizin 95'inci yılı sebebiyle manevi huzurunda ziyaret ettiğimde aynı hisleri paylaştım ve gözlerim doldu. Dünyadaki pek çok muasır ülkeden evvel, biz kadına seçme ve seçilme hakkı elde etmiş bir toplumuz. Dolayısıyla onun sayesinde yıllardır seçme hakkımı kullandım, şimdi seçilme hakkına nail oldum. Genel kurula da bu anlamda büyük şükran borçluyum. Kamuoyundan çok güzel tepkiler aldık. Bundan sonra da meslektaşlarım, benim gibi seçilme hakkına nail olacak. Çok mutluyum. Eşit yurttaşlık hakkımızı kullandık. Bu bana verilen onurlu görev aslında Türk kadınına verilen değerdir. Ayrıca ilk kadın adayımız Nuran Kortel'di, sonra sevgili üstadım Banu Yılmaz aday oldu İzmit bayrağını teslim alamadılar ama ikisi de çok kıymetlidir. 

 

DAHA FAZLA KADIN OLSUN İSTERDİM

Genel kurulda kendi listenizden de 3 kadın avukat yönetime giremezken onların yerini erkek adaylar aldı. Bu durumda, ‘80 yıllık geçmişe sahip Baroda kadınlara güven eksikliği var’ diyebilir miyiz?

Öyle demek istemiyorum, ama maalesef yönetime çok az kadın meslektaşım girebildi. Süreç içerisinde bu dengenin sağlanması en büyük isteğim. Gelen meslektaşlarım çok değerli insanlar, ama daha çok kadın yöneticilerimizin olmasını da arzu ederdim. Bundan sonra ümit ederim değişecektir. Komisyon ve kurullarda daha çok kadının olması, bu anlamda kurumsal tecrübelerin artması ve süreç içerisinde yönetici olarak görev yapmaları ve hatta Baro başkanlığına kadar da yükselmeleri için kendilerine destek olacağım.

 

KARARLIYIZ, İNANÇLIYIZ

Kocaeli Barosu yeni yönetimi olarak projeleriniz nelerdir?

Öncelikle mesleğimin ciddi anlamda sorunları var. Ekonomik ve sosyal problemler, vergi problemlerimiz var. Sosyal Güvenlik Kurumuna yüksek oranda primler ödüyoruz. Haksız rekabet problemimiz var. Kocaeli Barosunun kurumsal yapısını daha da güçlendirmek istiyoruz. Kent ve ülke gündemine sahip, akademik meslek odalarıyla bu sorunların çözümü için işbirliği içinde olan, kadına ve çocuğa karşı şiddet olaylarında direkt bu vakalara müdahil olan, mağdurun yanında yer alan, hukuki yardım sunan bir yapı kurma hayalimiz var. Meslektaşlarımızın temsil ettikleri kesimlerle özdeşleştirilmelerini, bedel ödemelerinin karşısında duracağız. Kararlıyız, inançlıyız. Çok güzel bir kadromuz var.

 

ÇOCUKLUK HAYALİMDİ

Avukatlık gibi zor bir mesleği tercih etmenizdeki sebep nedir?

Benim çocukluk hayalimdi. Tek kanallı televizyon döneminde bir avukatın hayatını anlatan bir dizi vardı. Ben o diziyi izlerken avukat olmaya karar verdim. Hatta ilk cübbemi de annem dikti ve 23 Nisan'da giydim. Fen ve Matematik bölümlerini okudum. Hocalarım, Tıp Fakültesi'nde okumam konusunda beni yönlendirdi. Sınavlara üç ay kala vazgeçtim. Ankara Hukuk Fakültesi'ni kazandım. 1995 yılında mezun olarak mesleğimize ilk adımımızı attık. Çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum. İnsanları çok seviyorum. İnsanların sorunlarına da hayatım boyunca hep duyarlı oldum. Öyle bir ailede yetiştim. Adalet ve vicdan duygusunun aile ortamında oluşturulduğunu düşünüyorum.

MESLEKİ İTİBARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

Sertif beyin de başkanlık döneminde neredeyse tüm açıklamalarında altını çizerek belirttiği bir sorun vardı: Yargıya güven azaldı. Hukukçular bu güveni tekrar nasıl kazanabilir?

Yargı bağımsızlığı ve yargıya güveni zedeleyen hususlar aslında iki kategoriye ayrılabilir. Biri yargı bağımsızlığı ve yargıç teminatı konusu. Biz öğrenciyken HSYK'nın yapısı tartışılırdı. Hükümetin yargıya etkisi olduğu ve bunun bertaraf edilmesi gerektiğini tartışırdık. Son Anayasa değişikliği ile HSYK yapısı tamamen değiştirildi. Yürütmenin yargı üzerinde daha etkili hale geldiği gündemde olduğu konuşuluyor. Sokaktaki insanın devletle olan hukuki uyuşmazlıklarında adil yargılanma hakkının tecelli edeceğine inancının tam olması lazım. Avukatlar ve savcıların aynı fakülteden mezun olmalarına rağmen mesleğe erişimlerinin eşit olmayışı. Mahkeme salonlarında sanki onlar, bize rağmen adaletin tecellisi için çalışıyormuş gibi bir intiba uyanmaya başladı. Yargı süreci çok uzadı. Davalar o kadar uzun sürüyor ki. Adalet Bakanlığı'nın 100 gün projesi var. Sadece süre sınırlaması ile sorunların ortadan kaldırılması mümkün değil. Duruşma salonlarında zabıt almakta dahi zorlanıyoruz. Adliyelerde Cumhuriyet Başsavcıları ve Adalet Komisyonu Başkanlarıyla işbirliği içerisine gireceğiz. Sokaktaki insana topluma, avukatlığın önemini anlatacağız. Kamu spotları hazırlayacağız. Mesleki itibarımızı geri kazanmak için mücadele edeceğiz.

 

İNSANLARIN UMUDU OLACAĞIZ

Özellikle son dönemde gözle görülen/görülmeyen sayısız mağdur insan var. Yargıya güvenin azaldığı bu dönemde Kocaeli Barosu, mağduriyetlerin giderilmesi noktasında ne gibi çalışmalar yapıyor?

Özellikle ben mesleğimi icra ederken yıllardır hep mağdur insanların yanında oldum. Kocaeli Barosu hak arayan herkesin yanında olacak. Adil yargılanma hakkımızın önündeki her türlü engeli aşmak için çalışacağız. Bu kurumsal geleneğe sahip çıkacağız. İnsanlar 'Kentimizde hukuk kurumumuz var, Baro bizim yanımızda' diyebilecek. Onların umudu olacağız.

 

DEVLETE KARŞI SUÇLARDA AF GETİRİLEBİLİR

MHP’nin meclise sunduğu af yasa tasarısı şu an gündemde. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye Cumhuriyetinin tarihi boyunca çeşitli dönemlerde af yasaları gündeme getirildi ve kimi zaman da mecliste kabul edilerek yürürlüğe girdi. Aslında af yasaları toplumsal barışı sağlamaya dönük olarak gündeme getiriliyor ve kabul ediliyorsa da bu suçlardan mağdur olan kişilerin de düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Affetme iradesinin suçtan zarar gören kişide olması lazım. Ama devlet, kendi aleyhine işlenen suçlarda af yasası getirebilir.

 

HAK VERİLMEZ, ALINIR

Kanunların hazırlanması ve yürürlüğe girmesinde baroların etkisi nelerdir?

Maalesef biz baroların bugüne kadar etkisi çok olmadı. Biz anayasal bir kurumuz. Dolayısıyla hukukun uygulayıcısıyız. Bu anlamda da hukukun oluşturulması durumunda baroların görüşünün alınması zorunlu. Bu geçmiş yıllardan itibaren süregelen bir problem. Biliyorsunuz ki hukukun evrensel ilkesine aykırı bir yasama süreci yaşadık, KHK'larla. Bizim halihazırda olan ama bu dönem daha da işlevsel hale getireceğimiz Yasa İzleme Komisyonumuz var. Bizim de görüşümüzün alınması konusunda biz de girişimlerde bulunacağız. Hak bizim gözümüzde verilmez, alınır. Bunu hatırlatacağız.

 

TEK İDEOLOJİM HUKUK

Seçimde CHP’li kimliğiniz ön plana çıktı. O kimlikle başkanlığı aldığınız tartışma konusu olmuştu. Bu söylentilere noktayı koymak adına cevabınız var mıdır?

Tabi ki benim de bir ideolojim var. Hukukçular her zaman siyasete yakındır. Hukuk ve siyaset aslında paralel bir iki bilim dalı. Seçim sürecinde özellikle bu hususun üzerinde durulması Baroya siyaset sokulması anlamını doğurdu. Ben ideolojim olduğunu saklamadım ki. Baro Başkanlığına aday olmadan önce, üzerimde ya da kurumun üzerinde böyle bir siyasi tartışma yaratmamak adına tüm görevlerimden sarfınazar ederek yola çıktım. Baroların her türlü siyasi anlayışın üstünde olduğunu ve her türlü siyasi anlayışa karşı da bağımsız olduğunu biliyor, inanıyor ve öyle olması gerektiğini düşünüyorum. Avukat Bahar Gültekin Candemir olarak çıktığım yolda, CHP'li Candemir olarak anılmanın kurumuma zarar vereceğini ve baroya siyaset karıştıracağını ifade ettim. Ben Baro Başkanı sıfatıyla herhangi bir siyasi düşünceye yakın değilim. Tüm meslektaşlarımın sorunlarının çözülmesi için çaba göstereceğim. Bu sorunların çözümü için hükümetle de işbirliği yapacağım. Benim tek ideolojim var: Hukuk ve hukukun üstünlüğü. Ben herkese, beni 23 yıllık Avukat Bahar Gültekin Candemir olarak çıktığım bu yolda bu şekilde anın, projelerimle ilgilenin' dedim.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
mobesko okşin beçet çolak Ford Medicalpark Yuvacık su Beykar Davetiyem BasiskeleSanayi
Ekcan YEDİ İKLİM murat yıldız aday adayı konak_dr Gürpınar su ibrahimoğlu