22 Kasım 2017 Çarşamba

İzmit’te uyum değil zulüm vardı

İzmit’te uyum değil zulüm vardı
Röportaj Yazdır

Haber

CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya, “İl Başkanımız Cengiz Sarıbay’ın da olduğu ayrı ayrı toplantılarda hem AK Parti İl Başkanı hem de Büyükşehir Belediye Başkanı çok uyumlu bir sürecin yaşandığını söyledi. Evet, il başkanımıza uyumdan bahsedenlere de sesleniyorum, uyum yok, zulüm vardı”

CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya, CHP’de referandumun ardından başlayan iç tartışmalardan önümüzdeki günlerde hayata geçecek kongre sürecine kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

Küçükkaya, “hayır” oylarının iyi analiz edilmesi ve CHP’nin yeni sistem için yeniden kurgulanması için belirli bir süreye ihtiyacın olduğunu vurgulayarak, “Şimdiden parti içi tartışmaların yaşanması beni üzdü. Parti büyüklerine çağrım: Susun” dedi

17 Mayıs’ta bir danışma kurulu yapacaklarını da ifade eden Küçükkaya, “Bu danışma toplantısında tüm üyelerimiz eteklerindeki taşı dökecek” ifadelerini kullandı.

Küçükkaya, İl Başkanı Cengiz Sarıbay’a da bir göndermede bulunarak, “Geçen hafta İl Başkanımız Cengiz Sarıbay’ın da olduğu ayrı ayrı toplantılarda hem AK İl Başkanı hem de Büyükşehir Belediye Başkanı çok uyumlu bir sürecin yaşandığını söyledi. Ben de bu ifadeleri reddediyorum. O gün İl Başkanımız Cengiz Sarıbay’ın da reddetmesini ve ‘Uyumlu bir süreç yaşamadık’ demesini isterdim ama ne yazık ki demedi. Evet, il başkanımıza uyumdan bahsedenlere de sesleniyorum, uyum yok, zulüm vardır” şeklinde konuştu.

Küçükkaya, kongrede aday olma ihtimalinin de yüksek olduğunu ifade etti.

 

Referandumun ardından CHP’de tartışmalar başladı. Bunun sebebi nedir?

CHP diğer siyasi partilere daha dinamik, içinde tartışma kültürü olan bir parti. Aslında referandum CHP’de olası tartışmaları öteleyen bir süreç yaşattı bize. CHP uzun Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bugüne ardı ardına seçimlerin olması nedeniyle bazı konular tartışılamamıştı. Referandum da CHP’ye tartışmasız bir süreç yaşattı. Bugün de ötelenmiş bazı tartışmaları görüyoruz. Fakat bu süreç bizim gibi taban siyaseti yapan insanları yaralıyor. Son süreçte sıfatları ne olursa olsun, Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal, Muharrem İnce, Selin Sayek Böke, Fikri Sağlar, vesaire, bu isimlerin partiyi medyada tartıştırmaları nedeniyle rahatsızım ve üzülüyorum. Biz hayırı en güzel okuyan partiydik ama hayırdan çıkan sonuçları en başarısız okuyan partiye dönüşüyoruz. Büyüklerimize şu çağrıyı yapıyorum: Susun ve kurulları çalıştırın. Kimseyi kapının önüne koymaktan bahsetmeyin, yandaş medyada CHP’yi tartıştırmayın, hemen cumhurbaşkanı adayı bulma çalışmalarına girmeyin, MYK’dan istifa ederken istifa gerekçesini önce MYK’ya sunun.

 

Kurullardan kastınız kurultay süreci mi?

Kurultay demek istemiyorum çünkü kurultay söz konusu olduğunda tek tartışılan isimler oluyor. Bizim sistemi organize edebileceğimiz bir tartışma ortamı yaratmamız gerekiyor. Bunun yolu program ve tüzük kurultaylarıdır. Ben genel başkan değişimiyle önemli sonuçlar alabileceğine inanmıyorum. Biz bu otoriter rejimin demokratikleşmesi için CHP’nin ne yapması gerektiğini tartışılmasını istiyorum.

 

CHP yüzde 49 hayırı nasıl tartışmalı?

Politikada acele hareket etmek doğru değil. Örneğin biz yerelde kendi partimizin vekilleri ve il başkanı da dahil, sahada en aktif çalışan isimlerden biriyim. Buna rağmen henüz teşekkür ziyaretlerini yapmadım. Çünkü kenti okumak, çıkan sonuçları yorumlamak istiyordum. İlk hafta yönetimi bile toplamadım. Herkesin süreci iyi algılamasını istedim. İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’a, “MHP’den oy gelmediğini söylüyorsun, önce kendi oyunu al, daha sonra MHP’ye laf et” dedim. Diğer yandan sonuçları analiz ettim. Ama siyaset bazen basitçe yapılıyor. Kentin sivil toplum örgütlerini ziyaret et, basına bir iki poz ver, kamuoyu da senin çalıştığını zannetsin. Siyaset bilimsel yapılmazsa hiçbir anlamı yok. Biz İzmit’te hayır kampanyasına somut eylemler koyduk. Diyeceğim şu: Bu süreci yavaş yavaş ve iyi analiz edelim. Anlamsız bir panik var. CHP hayır sonuçlarını o kadar çok tartışıyor ki, AKP-FETÖ ilişkisi bugün yeteri kadar masaya yatırılmıyor. Biz bu ilişkinin bitmeyeceğini biliyoruz. Hala et ve tırnak gibiler. Bunun herkese anlatılması gerekiyor. 15 Temmuz şehitlerinin AKP’nin siyasal stratejisine kurban gittiğini, onların kemiklerinin sızlatıldığını herkesin bilmesi gerekiyor.

 

Küçük kurultay?

Evet, öncelikle bir küçük kurultay da olabilirdi. 81 tane il başkanının, 500 tane ilçe başkanının Kılıçdaroğlu’na doğru bir perspektif sunacağına inanmıyorum. Daha çok katılım olmalı. Yapılan işler acelece yapılmıştır.

 

Siz danışma kurulu toplayacaksınız, değil mi?

Evet, ben 17 Mayıs’ta danışma kurulunu toplayacağım. Serbest gündemli olacak, basına kapalı gerçekleştirilecek, CHP’liler ne düşündüklerini açıkça anlatacak.

 

CHP’de genel merkezde değişiklik bekleyenler var, fikriniz nedir?

Ahmetler gitsin Mehmetler gelsin anlayışıyla başarı yakalanmaz. Diyelim ki Kılıçdaroğlu gitti ve yerine başka bir isim geldi, ne değişecek? Belki kısa vadeli bir başarı… Ama sonuç yine benzer olur. Bence sorun sistem sorunu. Bunun yanı sıra delegelerin elbette bir kararı vardır. Delegeler eğer bir değişiklik isterse bu da gerçekleşir. Bunlar CHP’de olmamış şeyler değil. Sistem konusuna gelirsek, sadece tavana bakmak doğru değil. Ben tabandan bahsediyorum. Öncelikle üye… Üyenin aktif ve pasif olarak ayrılmasından yönetim kademelerinde daha iyi temsil edilmesi, üyenin aidatından eğitimine kadar birçok önemli gelişmeye imza atılması… Değişiklik tabandan başlayıp tavana doğru ilerlemesi… CHP seçmen bazında Türkiye’nin en entelektüel partisi… Yapımız bu iken bilimsel ve demokratik yapılanmayı hayata geçirmeliyiz.

 

Olağanüstü kurultay olmalı mı?

Olmalıdır ama amaç seçim olmamalıdır. CHP’nin yeni sistemi birkaç gün boyunca tartışacağı bir yapıda olmalıdır. Seçim bir teferruat olmalıdır.

 

Hayır en yüksek İzmit’te çıktı, nasıl değerlendiriyorsunuz?

Deniz Baykal CHP grubu adına konuştuktan 10 dakika sonra kendisini İzmit’e davet ettim. Sözleştik ve bir hafta sonra program netleşti. Muharrem İnce’yle randevu alabilmek için günübirlik Hatay’a gittim. Selin Sayek Böke’yle randevu almak için büyük emek harcadım ve Haydar Akar sorunu çözdü. Bu isimleri kafamdan seçmedim. Hayır cephesinde olan tüm unsurlarla bir araya geldim ve görüşlerini aldım. Yaptığımız tüm programlar onların da önerileriyle gerçekleşti. Biz hiçbir şeyi kafamıza göre yapmadık. Diğer yandan bütçesi zayıf olan bir örgüt olmamıza rağmen sosyal medyayı çok iyi kullandık. Ciddi bir sosyal medya performansına imza attık. Öte yandan esnaf ziyareti yapıp çalışıyormuş izlenimi vermedik. Çünkü bu ziyaretler günü kurtarmaktı. Bu yüzden ben il başkanımız ve milletvekillerimizle çok fazla dolaşmadım.

 

Esnaf gezilmesinde ne kötülük var?

Ben anayasa paketini yakınlarıma bile en az 15 dakikada anlatırım. Esnaf gezip el sıkmak bu anayasa paketini anlatmaya yeter mi? İçi boş, samimiyetsiz bir iş bu. Tüm esnafı toplayıp bir etkinlik düzenlemek başka bir şey, esnafın elini sıkıp hayır verin demek başka bir şey. Biz belediye başkan adayı tanıtmıyoruz ki… Bu bir referandum ve anlatmanız lazım. Biz de bu yüzden daha düzgün programlar düzenleyip halkımızı anayasa paketini ayrıntılarıyla anlattık. Yaptığımız hiçbir etkinlik sonuçsuz olmadı. Perşembe Pazarı’na giden vatandaşlara Muharrem İnce’yi dinlettirmek, oyumuzun en az olduğu bölgeye Deniz Baykal’ı götürebilmek, Selin Sayek Böke’den Özcan Purçu’ya, Çanakkale Belediye Başkanı’ndan daha birçok önemli programa imza atmak bizi başarıya ulaştırdı.

 

Parti içi uyum sorunu var mıydı?

Uyumlu bir süreç yaşadık, herkese çok teşekkür ederim. Ama bizim uyumumuz parti içindeydi, AKP ya da diğer partilerle aramızda değildi. Geçen hafta İl Başkanımız Cengiz Sarıbay’ın da olduğu ayrı ayrı toplantılarda hem AK İl Başkanı hem de Büyükşehir Belediye Başkanı çok uyumlu bir sürecin yaşandığını söyledi. Ben de bu ifadeleri reddediyorum. O gün İl Başkanımız Cengiz Sarıbay’ın da reddetmesini ve “Uyumlu bir süreç yaşamadık” demesini isterdim ama ne yazık ki demedi. Biz uyumlu çalışmadık. Beni seçim sonrası Nevzat Doğan aradı, sakin bir seçim geçirdiğimizi söyledi. Ona, “Sakin bir süreç geçirmedik. İzmit’te ilk defa muhtarın bile devletin binasına evet pankartı astığı, İzmit Belediyesi’nin yasak olmasına rağmen metruk binalara evet yazdırdığı, hayır diyenlere baskı uygulandığı, evetçiler her türlü açıklamayı yaparken sokakların hayırcılara kapatıldığı bir dönem yaşanmışken nasıl uyumdan bahsedersiniz, hayır cephesine zulüm yapılmıştır” dedim. Evet, il başkanımıza uyumdan bahsedenlere de sesleniyorum, uyum yok, zulüm vardır. Bu hayır zulüme rağmen çıkmıştır. Kimse referandum sonrası ortamı yumuşatmaya çalışmasın. Ne uyumdan bahsetmek ne de uyumu onaylamak birilerinin haddinedir.  

 

ADAY OLABİLİRİM

 

Olağan kongre sürecinin başlaması gerekiyor. İzmit İlçe Başkanlığına yeniden aday mısınız?

Ben hayatımda hedeflerimi hiç saptamadım. CHP’nin birçok kadrosunda görev yaptım. Görevde olmadığım zamanlarda partim için çalıştım. 16 Nisan ise bizim için başka bir laboratuar oldu. Yani, ortada sadece partimiz yok, büyük bir hayır kitlesi var. Ben bundan sonraki sürecimde ne yapmam gerektiğini hem hayır cephesine hem de örgütüme soracağım. Bu kitle iyi bir süreç geçirmediğimi söylerse aday olmam. Ama sen sendikalardan meslek odalarına, siyasi partilerden muhtarlara kadar herkesle iyi ilişki kuruyorsun. Bu ilişkilerin devam etmesi bize yerel seçimlerde fayda sağlar. Bu yüzden aday olmalısın derse aday olurum. Bugüne kadar hiç olumsuz tepki almadım. Ama söylediğim çok net bir cümle var: Ben milletvekili olmak istiyorum. Ama en büyük hedefim cumhurbaşkanlığı. Fakat politika öyle bir realite ki, mahalle muhtarı da olamayabilirim. Cumhurbaşkanı olma fakat mahalle muhtarı olamama ihtimallerine hazır olarak yarınlarımı planlıyorum.

 

İzmit İlçe Başkan adayı olma ihtimalin yüksek gibi…

Örgüt siyasetinde bir dönem daha olmak istiyorum. Zaman zaman şunu da konuşuyoruz. Yerel seçim takvimiyle genel seçim takvimi çok yakın olsaydı istifa edip aday olacağım için İzmit İlçe’yi düşünmezdim. Fakat süreç çok yakın değil. Daha bir dönemlik süre var.

 

Milletvekili adaylığı için ön seçimden yana mısın?

Ön seçim dışındaki tüm yöntemlerin yanlış olduğunu düşünüyorum. Dün olduğu gibi yarın da ön seçim için mücadele edeceğim.

 

Son süreçte diğer siyasi partileri nasıl buldunuz?

AK Parti kulağının üzerine yatmada çok başarılı bir parti. Kocaeli’de ve Türkiye’de evet bloğunun başarısızlığıyla ilgili ilk konuşulacak parti MHP değil, AK Parti. İktidarda olmalarına rağmen, tüm devlet olanaklarını kullanmalarına rağmen, doğruları yanlış, yanlışları doğru gösterebilme yeteneklerine rağmen, başarısız olmuşlardır. Kendi oylarını dahi koruyamamışlardır.

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

AKP FETÖ ile mücadele etmemektedir. Hala et ve tırnak gibilerdir. Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı aday olmayacağını söyledikten sonra damadı hapisten çıkarılmaktadır. Yani, ilişkiler devam etmektedir. AKP’nin kendini FETÖ’den temizlenmesi imkansızdır.

 

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
Symbol bbs inşaat romatem İBRAHİMOĞLU 2017 Ford konak_dr
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT Medicalpark Beykar BasiskeleSanayi ACARLAR TURİZM YENİ