26 Temmuz 2017 Çarşamba

Vural Atılgan bugün KYÖD’de

Vural Atılgan bugün KYÖD’de
Röportaj Yazdır

Haber

Gazeteci-yazar ve fotoğraf sanatçısı Vural Atılgan, “Annem / Plevne’den Van’a Bir Göç Hikâyesi” adlı kitabında annesinin göç hikayesinden yola çıkıp tarihe ışık tuttu. Atılgan’ın imza günü bugün KYÖD’de

Uzun yıllar çeşitli gazetelerde foto muhabirliği ve okutmanlık yapan, fotoğraf üzerine çeşitli sergiler açan ve aynı zamanda müzisyen olan Vural Atılgan, “Annem / Plevne’den Van’a Bir Göç Hikâyesi” adlı kitabını çıkardı. Annesinin göç hikayesi ve bu hikayeden yola çıkarak Türkiye’nin yakın tarihini anlatan Vural Atılgan, bugün saat 18.30’da KYÖD Sosyal Tesisleri’nde bir imza günü gerçekleştirilecek. 

İmza günü öncesinde sorularımızı yanıtlayan Atılgan, “Kitabımın başkarakteri adından da anlaşılacağı gibi annemin yaşam izleridir. 1945 yılına kadarı iğneyle kuyu kazarak derlediğim ve doğrulattığım anılardır. 1945 yılından 1993 yılına kadar olanı ise annemle birlikte paylaştığımız kendi anılarımı kapsamaktadır. Annemin yaşantısı bir bakıma Osmanlı devletinin tebaalarının ortak yaşamının da bir kesitini ortaya koyan tarihsel olaylardır” dedi.

 kitap

 

Kitap yazma fikri nasıl çıktı?

Türkiye’de anı ve tarihe ışık tutacak sıradan insanların yazmadığını, yazsa bile bunun çok fazla ilgi görmediğini biliyorum. Kime sorsanız “Hayatım Roman” klişesini duyarsınız ama nerde o roman nerde o yaşanmışlıklar? Ortada yok. Bir de herkes belli zamanlarda aynı şeyleri yaşadığından herkesin hayatının romanı tek kişilik. Oysa yazılmış bir günlük bile yıllar sonra değişen topluma, yaşantıların biçimine tarihsel açıdan bir katkıdır ve yıllar sonra önem kazanır. Ben şimdi Karamürsel’de postaneye giderek İstanbul’daki aileme telefon etmek için saatlerce beklediğimi söylesem şimdiki gençler ne düşünür. Evimize telefon bağlatmak için 25 yıl beklediğimi ve sıram geldiğinde de başvuru evrakını bulamadığım için hakkımı kaybettiğimi söylesem ne dersiniz. İşte ben de kanıtlarını toplayabildiğim kadarıyla köklerimin kayda geçmesini sağlamak için kitap yazmaya karar verdim. Bu basılan ilk ama yazılmış olan dört kitabımdan üçüncüsüdür.

 

Kitabınızın yazım süreci nasıldı?

Bizi en çok sarsan olayların başında babamın vefatı gelir. Bir bakıyorsunuz hayatınızın o güne kadar olan süreciyle özdeşleşen birisi aniden ortadan kalkmış. Her gün biraz daha sislerin gerisinde kaybolmaya yüz tutan bir kişilik. Sonra onunla birlikte hayatı paylaşanlar da yok olunca silinip gidiyor. İşte o zaman anladım ki bunların kayıtları tutulmalı ve kitap haline getirilmeli. 1977 yılından sonra büyüklerimin anılarını dinlemeye, notlar tutmaya ve çapraz sorularla doğruları bulmaya çalıştım. Annem Selanikli olduğunu sanırdı oysa Plevne’de doğmuştu. Bunun gibi karanlıkta kalan soruların cevapları başka yerlerde ve başka kişilerin belleğinde idi. Bu doğruların peşinden Bulgaristan’a kadar gittim. Trakya’daki izleri sürmek için defalarca köylere gidip yaşlılarla konuştum. Bir şey doğru yapılacaksa emek vermek gerekiyordu ve ben buna gayret ettim. Ardından yazım süreci, çıktıların tanıklara okutulması ve yayınlayacak bir yayınevinin bulunması geliyor. KANES yayınları kitabı görür görmez yayınlama kararı alıp hemen sözleşme imzaladı. Bu benim için çok önemliydi. Zira bir kitabın basılıp basılmayacağına dört beş aydan önce karar verilmediğini biliyordum. Ve şimdi kitap artık elimizde.

 

Kitap ne anlatıyor?

Kitabımın başkarakteri adından da anlaşılacağı gibi ANNEM’in yaşam izleridir. 1945 yılına kadarı iğneyle kuyu kazarak derlediğim ve doğrulattığım anılardır. 1945 yılından 1993 yılına kadar olanı ise annemle birlikte paylaştığımız kendi anılarımı kapsamaktadır. Annemin yaşantısı bir bakıma Osmanlı devletinin tebaalarının ortak yaşamının da bir kesitini ortaya koyan tarihsel olaylardır. Annemin 1993 yılında vefatı geniş ailemizde onun ne kadar önemli bir kişilik olduğunu anlamama neden oldu. Onun çevresinde sımsıkı kenetlenmiş olan aile bireyleri çok şey kaybetti. Bunlardan en önemlisi bayramlarda, anneler gününde artık birbirimizi göremez olduğumuzdu. Şimdilerde ise sadece sosyal medyada karşılaşabiliyoruz.

 

Hedefiniz ne?

Kitabım “Plevne’den Van’a Bir Göç Hikayesi / Annem” onu tanıyan ve o vefat ettikten sonra doğan tüm ardıllarının daha yakından tanıması yakın hedeftir. Daha uzun vadeli hedefi ise bu kitaptan ilham alarak başkalarının da bu tür yaşamları kitaplaştırmalarıdır. Bir Ermeni soykırımı masalı bizlerin yazmadığımız gerçeklerin unutulmasından, ama onların yalan yanlış hikâyelerinin belge olarak arşivlerde bulunmasından kaynaklanıyor. Kitapta bazı kaynaklardan alınma sayılar vardır Balkanlardan göç sırasında resmi kayıtlara göre 600.000 civarında ama gerçekte 1.150.000 insan hayatını kaybetmiştir. Bu kitap sadece bir zorunlu göç öyküsü değildir. Babamın görevi nedeni ile yurdumuzun en uzak köşelerine kadar uzanan bir yaşam savaşıdır da. Sadece okur yazar olan annem iki doktor ve bir mühendis erkek çocuk ve çok iyi yetişmiş dört kız annesidir de ve onların yetişmesinin baş mimarıdır. Kitabımda bu muhteşem kadının zorlu ve bir o kadar da saygın hayatı yer almaktadır.

 

Yazar olarak neler düşünüyorsunuz?

Siz de bir yazarsınız. Çok beğendiğim ve zevkle okuduğum iki kitabınız kütüphanemde. Ancak bunların ne zorluklarla hayat bulduğunun en yakın tanığı sizsiniz. Yazmak için önce dili çok iyi bilmek ve kullanmak gerekiyor. Kurgunun sağlam ve inandırıcı olması ve en önemlisi okuyucunun kitaba ulaşabiliyor olmasıdır. Türkiye’de okur sayısının çok düşük olduğu gerçeği ortadayken kitap yazmak gibi zor bir işe soyunmak yazma tutkusunu içinde yaşatmakla mümkün. Ben sürekli bir şeyler yazarım. Kim bilir belki bir gün bunlar da gün yüzüne çıkar.

 

Annenizin yaşamından fotoğraflanmış bir kesit verebilir misiniz?

Bu fotoğraf Ammenin satesinde bir araya gelebildiğimiz kısmi bir aile toplantısıdır. Annem en solda eli ağabeyimin omzunda olan kadındır.

 

Kitabım “Plevne’den Van’a Bir Göç Hikayesi / Annem” onu tanıyan ve o vefat ettikten sonra doğan tüm ardıllarının daha yakından tanıması yakın hedeftir. Daha uzun vadeli hedefi ise bu kitaptan ilham alarak başkalarının da bu tür yaşamları kitaplaştırmalarıdır.

 

Kitabımın başkarakteri adından da anlaşılacağı gibi ANNEM’in yaşam izleridir. 1945 yılına kadarı iğneyle kuyu kazarak derlediğim ve doğrulattığım anılardır. 1945 yılından 1993 yılına kadar olanı ise annemle birlikte paylaştığımız kendi anılarımı kapsamaktadır.

 

Türkiye’de anı ve tarihe ışık tutacak sıradan insanların yazmadığını, yazsa bile bunun çok fazla ilgi görmediğini biliyorum. Kime sorsanız “Hayatım Roman” klişesini duyarsınız ama nerde o roman nerde o yaşanmışlıklar?

Yorum Yaz

Adınız :

Yorumunuz :

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Kocaeli Bizim Yaka Gazetesi

Karabaş Mah. Şehabettin Bilgisu Cad. Cebesoy Sok. Esentığ Apt. Kat: 1 (Eski Valilik Karşısı) İzmit KOCAELİ

İzmit Telefon: (0 262) 325 41 00

Bu sitenin sahip olduğu tüm resim, yazı ve makale hakları Bizim Yaka Gazetesi'ne ait olup kaynak gösterilmeden izinsiz bir biçimde kullanılamaz.
eskar Gökhan Otel Ramada romatem İBRAHİMOĞLU 2017 konak_dr ACARLAR TURİZM YENİ Aytaş Şömine
Ekcan ÖZEREDEM İNŞAAT UstGrup Medicalpark Başiskele Sigorta cemtur son reklam Beykar BasiskeleSanayi Ford